Taziye bölgemizin en önemli kültür öğelerinden biridir. Daha önce evlerde, bir ara çadırlarda en son da her mahallede inşa edilen modern taziye evlerinde kabul edilen taziyeler halkımız için önemli bir işlev görmektedir.

Ölüm acı da olsa kaçınılmazdır. Batman’da yaşayıp da taziye evine işi düşmeyen sanırım kimse yoktur. Ya taziye sahibiyiz, ya da taziyeye gideniz.

Taziye evleri her mahallede var ama her mahalledeki taziye evinin etrafında yeteri kadar araç park alanı bulunmamaktadır. Özellikle şehir merkezindeki taziye evlerinin yanında park alanı bulmak gerçekten zor. Örnek olarak Kudret Camii Taziye Evi, Batso Taziye Evi gibi taziye evleri tam trafiğin merkezindedirler. Aracıyla giden herkes en yakın yere aracını park etmek istediğinden ister istemez trafik sıkışıklığı yaşanmakta, zaman kaybı olmaktadır.

Peki bu sorun nasıl çözülebilir? Belediyenin Turgut Özal Bulvarında (Diyarbakır Caddesi) uyguladığı park cepleri ve kavşaklarda uyguladığı sarı alan uygulaması ile bu sorun kolaylıkla çözülebilir. Taziye evinin önünden başlanarak sarı çizgilerle park alanları belirlenebilir. Böylece her alana kaç aracın park edeceği tespit edilir. Ayrıca sokak başlarında 5 metre park yasağı konularak araçların kavşakları rahat dönmeleri sağlanabilir. Yine park edilememesi gereken alanlar sarı alan olarak belirlenebilir. En son olarak da park yasağına uymayanlara gerekli ceza uygulanır.

Toplum olarak kendi rahatımızı başkalarının hayatını olumsuz etkilemesine pek aldırış etmeyiz. 50-100 metre yürümeyi çok görürüz ama aracımızı hiç olmadık yere park ederiz. Dönüşte de aracımızı çıkarmak için bir o kadar zamanı da boşa harcarız. Aracımızı park ettiğimiz yerin başkalarının hayatını ve güvenliğini ne kadar etkileyeceğini pek hesap etmeyiz.

Bunu insanları keyfine bırakmak doğru değil. Belediye bütün cadde ve sokaklarda Diyarbakır Caddesinde olduğu gibi park alanlarını belirlemelidir. Ama kurala uymayanlara da gerekli cezayı vermelidir.

Şehir yaşamı beraberinde birçok güzelliği getirmekle beraber sorumluluk da getirmektedir. Ben istediğim gibi yaşarım, kimse bana karışamaz diyemeyiz. Trafik de hayatın artık vazgeçilmez parçalarında biri olduğuna göre hayatı kavga, gürültü ve stres olmadan yaşamak da elimizde olduğuna göre bu kurallara hem kendimiz hem de diğer insanlar için uymak ve bunun için gerekli düzenlemeleri yapmak çok hayati bir meseledir.