Batmanımızın Diyarbakır girişini saymazsak, ki şu anda yol yapımı devam ediyor, şehir girişlerindeki kavşakların kötü olmadıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha iyi ve düzenli olabilir mi, elbette olur.

Ama şehrin üniversite girişi vardır ki, ilk görenlerin şehir hakkında hiç de iyi olmayan görüşlere sahip olmamaları mümkün değildir. Bu kadar mı kötü diyeceksiniz, evet bir şehrin üniversite kavşağına hem de köprülü kavşağına yakışmayacak kadar kötü.

Sulama sistemi bile birkaç ay önce çekildi. Kuruyan otlar ve ağaçlar, açıkta kalan su hortumları, yerinden sökülmüş bordür taşları, düzensiz ve kirli refüjle, akşamları yanmayan lambalar vs.

Merak ediyorum, bu yoldan her gün yüzlerce araç gelip geçiyor, üniversite akademisyenleri ve personelleri, binlerce öğrenci, sınav zamanlarında yine kat kat öğrenci ve burada ikamet eden binlerce vatandaş.

İnanın her geçişte içim burkuluyor. Biz buna mı lakıyız, ya da bize bu manzaralar mı layık görülüyor. Maalesef yıllardır aynı manzaralar.

Özellikle sürücüler olarak ya da toplu taşımayı kullanan vatandaşlar olarak yolların ortasında, sağında solunda gerek yağmur suyu gerekse de kanalizasyon için yapılan rögar da bu şehrin çekilmez çilelerinden biridir.

Belki de sayıları binleri bulan caddelerdeki rögarlardan kaç tanesinin yol ile uyumlu, yani düz olduğunu merak ediyorum. Diyarbakır Caddesi ve Tüpraş Caddesi hariç olmak üzere yoldaki rögarların çoğu ya çukurdadır, ya tümsek şeklindedir, ya çevresi çukurdur, ya demir aksamları yamuktur.

Bir rögar kapağını yol ile düz halde yapmak çok mu zor? Madem yapılacak neden standarta uygun yapılmaz da bir tarafı eksik bırakılır? Neden düzgün malzeme kullanılmaz, neden denetlenmez? Bu rögarları yapanların araçları yok mu? Yoldan gelip geçerken “yahu burayı biz yaptık ama iyi olmamış” diyerek kendileriyle yüzleşmezler mi?

Öykündüğümüz Batıyı bırakın hor görüp aşağıladığımız ülkelerin yollarındaki rögarlar bile böyle değildir. Bir kere de işimizi düzgün yapsak, hakkını versek, aldığımız aylığı helal etsek çok mu zor acaba?

Değerli Dostlar şehirlerimizi yaşanmaz kılan yine bizleriz maalesef. Daha iyi ve hakkettiğimiz düzenli şehirlerde yaşamak dileğiyle.