Aileyi ve nesli korumak başta İslam olmak üzere tüm dinler ve devletlerin görevidir. Ailenin korunmadığı toplumlar kısa sürede tarihin kara sayfalarına gömülmeye mahkumdur.
Hele halkı Müslüman olan bizim gibi ülkeler söz konusu olunca durum daha da ciddiyet kazanıyor. Her ne kadar halkın büyük çoğunluğu Müslüman olsa da seküler kanunlar maalesef halkın dinine galebe çalmaktadır. Aileyi tahrip eden kanunlarla beraber neslin ifsadına yol açan yüzlerce olay, sosyal medya yayınları, televizyon dizi ve reklamları, konserler ve basılı yayınlarla karşı karşıya kalıyoruz.
Adeta lağım kiri akıtan bu yayınlar her gün evimizde yayınlanmakta, cep telefonu silahıyla çocuk ve gençlerimizin aklını ve ruhunu harap etmektedir. Ekranların sınırsız ve sorumsuz hazzına kapılan gençlere bunun yanlışlığını anlatmak ve onları korumak genellikle daha zor olmaktadır.
Bu tahribat araçlarından biri de son günlerde adı sıkça duyulan manifest grubudur. Özellikle genç kızlarımızı hedef alan bu grup, genç kızlarımızın ahlaki yapılarını dejenere etmekte, haya duygularını öldürmekte ve onları birer meta haline getirmektedir. Sorun sadece birkaç şarkının söylenmesi değildir. Giyim ve hareket tarzları ile de genç kızlarımızı zehirlemektedir.
En acıklı olanı da muhafazakâr ve tesettürlü ailelerin kızları da bu tür konserlere ilgi göstermekte adeta diğerleriyle yarışmaktadırlar. İşte burada bir kimlik krizi ortaya çıkmaktadır. Kendi değerlerimizi yeterince anlatmadığımız için gençlerimiz başka kültürlerin etkisi altında kalmaktadırlar. Bu kültürlere karşı komplekse kapılmakta kendilerini onlara kanıtlamak istercesine hareket etmektedirler. Oysa helal dairesi herkes için yeterlidir. Ama biz dinimizi tam manasıyla bilmediğimiz için sınırları zorlamakta ve sonuçları genelde hiç de iyi olmayan durumlara düşmekteyiz.
Bugün manifest grubunu dinlemeye gidenler, yarın K-Pop grubu denilen cinsiyetsizliği ve LGBT’ liği teşvik eden grubu da rahatlıkla dinlemeye gider. Bugün bu isteklerine engel olamadığımız gençler yarın bizleri de “protesto” edecekler. Çünkü onlara sınır koymadığımızdan nerede duracaklarını da bilmeyeceklerdir.
Her ne kadar birileri para kazanmak için dahi olsa bu grupları ülkemize konser vermek için davet etse de devlet düşen görev nesli korumak için bu tür organizasyonlara izin vermemesidir. Biz gelmelerine izin veriyoruz, siz gitmeyin kardeşim demek sorumluluktan kaçmaktır. Çünkü neslin emniyetini sağlamak devletin görevidir. Nasıl ki, devlet altı yaşından itibaren eğitim yoluyla çocukları yetiştirmeye çalışıyorsa aynı şekilde gençlerimizi zararlı akımlardan da korumak zorundadır.
İlgililerden dileğimiz bu tür neslin ahlakını olumsuz etkileyecek müzik ve diğer grupları baştan engellemektir.
Bugün manifest grubunu dinleyenler yarın sizi dinlemezler, sizi sadece protesto ederler.