Gazze, her gün adım adım yok ediliyor. Gazzeliler, sabah akşam beşer onar şehit ediliyor. İslam ülkelerinin de garantör olduğu sözde bir ateşkes var, ama istisnasız her gün ölümler devam ediyor.
Siyonist katiller sadece Gazze’yi değil, Batı Şeria dâhil bütün Filistin’i sistematik bir şekilde parça parça ilhak ediyorlar.
Su ve gıdanın olmadığı Gazze’de; çocukların boş su bidonlarıyla ortalıkta su bulmak için koşturmaları, su kıtlığının vardığı dehşeti gözler önüne sermektedir. Temiz su bulmak ise imkânsızdır. Günlük ihtiyaçları için bir bidon su bulmak ise büyük bir şanstır. Tankerlerle su tedarik edilmeye çalışılıyor. Ancak siyonist katiller, bu su tankerlerine saldırarak yok etmektedirler.
Dışarıdan hiçbir yardımın içeriye girmesine müsaade edilmeyen bu yokluk beldesine, yanlışlıkla bir yardım kamyonu buraya kadar ulaşmışsa; hemen Yahudi terör grupları taş, sopa ve silahlarla bu kamyona müdahale ediyor ve Gazze’ye ulaşmasına izin verilmiyor. Sivil görünümlü bu Yahudi terör grupları, siyonist katil askerlerin desteğiyle bu kamyonları yağmalamaktadırlar.
Son dönemlerde, bilinçli bir şekilde bütün Yahudiler, bu terör faaliyetlerine ortak edilmekte; küçük büyük, kadın erkek demeden bütün siyonistler, bu zulmün bir aparatı gibi hareket etmektedirler. Zaten 45 yaşına kadar; kadın erkek fark etmeksizin bütün Yahudiler, asker olarak terör faaliyetlerine devam etmektedirler.
Eğer insan olarak kalabilselerdi, susuzluktan ölen çocuklara su ulaştırılmasına mani olmazlardı. Su, gıda ve ilaç yokluğundan dolayı ölen insanların görüntüleri, bütün medya platformlarında yer almaktadır. Açlık ve susuzluğu bir silah olarak kullanan siyonistler, ilaç ve temizlik malzemelerine erişimi de engelleyerek çok yönlü bir vahşeti ortaya koymaktadırlar.
Siyonist Yahudi katiller; hem Gazze’de, hem de Batı Şeria’da su kaynaklarını, su kuyularını ve su şebekelerini kasıtlı olarak yok etmektedirler. Bunu gizli saklı bir şekilde değil; aleni ve canlı yayınlarda yaparak bütün dünyaya meydan okumaktadırlar. Özellikle suya erişimi imkânsız kılarak, burada hiç kimsenin yaşamaması, hatta hayvan ve bitkilerin dahi yaşamasına izin vermeyecek kadar barbarlaşmaktadırlar.
Temizlik yapmak, banyo ve sağlıklı bir yaşam için suyu bulmak bir tarafa, içmek için dahi su bulunmuyor. Siyonist katillerin uyguladığı ambargodan dolayı dışarıdan da suyun buraya ulaşmasına izin verilmiyor. Bu çağda; 1,5 milyar Müslümanın varlığına rağmen, Gazze’de çocuklar susuzluktan ölmeye devam ediyor. İmkânı ölçüsünde yardım ulaştırmaya çalışanları tenzih ediyorum.
Ama imkânı olduğu halde, yardım elini uzatmayan ve çocukların susuzluktan ölmesine seyirci kalanları da Kahhar olan Allah’a havale ediyorum. Tamam, İslam kardeşliğinin vasfını kaybettiniz, siyonist Yahudi katiller gibi insan olma vasfını da mı kaybettiniz?
Gazze’de çocuklar susuzluktan ölüyor ve zulme rıza gösterme zilleti devam ettiği sürece, çocuklar da susuzluktan ölmeye devam edecektir. Bu duruma göz yumanlar; bu dünyada, mazlum insanlar nezdinde ‘dilsiz şeytanlar’ olarak anıldığı gibi, öbür tarafta ‘zulme rıza göstermenin’ karşılığını da herkes eksiksiz olarak alacaktır.