Ülkemizin kanayan yaralarından biri de yarım iş yapma hastalığıdır. Yani başlanılan bir işi her yönüyle kusursuz olarak bitirip sonuçlandırmak en çok özlem duyduğumuz hasletlerden biridir.

Yol asfaltlanır rögarlar düşük veya yüksek bırakılır, kaldırım yapılır taşlar sağlam yerleştirilmediği için kısa sürede yerlerinden çıkar, su tamiratları için yollar kazılır, kazılan yerler iki-üç ay sonra yapılır, kamera veya ışık için yollar kazılır, kazılan yollardaki çukurlar tam doldurulmaz arabalar geçerken “rap rap” şeklinde arabaları sarsar.

En son şahit olduğum bir manzarayı aktarmak istiyorum. Merkez Yenişehir Mahallesi 4471 sokağın devamı olan ve Raman İlkokulu'na çıkan yola pencereden bakarken bir bayanın yolun kenarından aldığı taşları kaldırımda düşen taşların yerine yerleştirdiğini farkettim. Bu arada yoldan geçen diğer bir bey de bayanın bu davranışını görünce ona destek olarak dökülen diğer taşları yerleştirmede yardımcı oldu. Muhtemelen bayan bu davranışı yapmasaydı, erkek de bu dayanışmayı göstermeyecekti. O an iki duyguyu bir arada yaşadım. İnsanımızın duyarlılığı, o kaldırımı kullanacak diğer insanların özellikle çocukların düşmemesi için gösterilen incelik, diğer taraftan da yukarıda söylediğim gibi bir türlü adamakıllı bir işi başlayıp bitirememe hastalığımız.

Evet bu kaldırımlar yapılalı iki ay oldu. Ama ne hikmetse her tarafı dökülüyor. Aynı şekilde üniversite bulvarındaki 1 kilometrelik yoldaki kaldırım da bunda farklı değil. Yerlerinden sökülen taşlar, yola akan kum, atık kalan molozlar. Bu manzara bir şehire yakışmıyor. Bu manzara kabuğunu kırıp büyükşehir olma yolunda ilerleyen Batman’a hiç yakışmıyor.

Ey yetkililer, bu işleri üstlenen yapı firmaları, müteahhitler, ey kontrol görevlileri. Bu şehrin sokaklarını sizler de kullanıyorsunuz. Sizler de bu şehrin cadde ve sokaklarında hem yayan hem de arabalarınızla geziyorsunuz. Eş ve çocuklarınız bu şehrin kaldırımlarında gidip gelmektedir.

Sitemimiz kendimizedir. Biz şehrimize sahip çıkmazsak kim sahip çıkacak. Biz insanımızın rahat ve nezih ortamda yaşamasını sağlamazsak kimler gelip bize bunu sağlayacak. Bu yetki şu anda bizde. Bizler yaşadığımız şehre ve insanımıza hakkettiği değeri vererek işe koyulmalıyız ki, başkaları da bize değer versin. Kalın sağlıcakla.