Siyonist Cephe tarafından şehit edilen İslam’ın aziz evladı Şeyh Ahmet Yasin’in siyonist rejimle ilgili öngörüleri gün geçtikçe daha da umut verici bir hal alıyor. Bu aziz şehit, siyonist rejimin yıkılışının yakın olduğunu müjdelemişti.

Gelişmeler, Siyonist rejimin yıkılış sürecinin hızlandığı yönünde. Şeyh Ahmet Yasin’in öngörüleriyle alay eden kibirli Batılı siyasetçi ve aydınlar da artık bu gerçeği görmenin sıkıntısıyla yutkunup duruyorlar.

Siyonist rejimin iki önemli hamisi vardı; İngiltere ile Amerika… İngiltere, Siyonist rejimin mukaddes Filistin toprakları üzerinde kurulmasına öncülük etti. Daha sonra görevi devralan Amerika da bu terör rejiminin en büyük hamisi, destekçisi oldu…

Ama artık Siyonist rejim bu en büyük destekçisini kaybetme riskiyle karşı karşıya… Amerika halkı, özellikle eğitimli gençler Siyonist rejimden nefret etmeye başladı. israili sırtlarına yapışmış bir kambur, kanlarını emen bir sülük gibi görüyorlar.

Amerika halkının Siyonist rejimden nefret etmeye başlamasının birçok nedeni var. Bu nedenlerin arasında iki tanesi ön plana çıkıyor; Aksa Tufanı sonrası Siyonist rejimin işlediği vahşi katliamlar, insanlık dışı soykırım ve İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan savaşın getirdiği hayat pahalılığı, içine düşülen hayal kırıklığı…

Siyonist rejim Gazze’de, Filistin’in diğer kentlerinde işlediği soykırımı, zindanlarındaki insanlık dışı işkenceleri, uygulamaları, masum kadın ve çocuklara yönelik vicdanları ayaklandıran katliamları gizleyemedi. Dünyanın her yerindeki özgür ruhlu insanlar Siyonist rejimin iğrenç yüzünü, terörist kimliğini her platformda, sosyal medyada yaydılar. Dünya halkları nasıl vahşi, terörist bir rejimle karşı karşıya olduklarını gördü. Dünyanın her tarafına yayılan Siyonist nefret Amerika halkını da etkiledi, özellikle gençler arasında israil düşmanlığı yayılmaya başladı.

İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan savaşta Amerika’nın yenilmezlik efsanesinin çökmesi, Amerika’nın aldığı ağır darbeler, yaralar ve gittikçe içinden çıkamadığı bir bataklığa gömülmesi, Hürmüz Boğazının kapatılmasıyla yaşanan ekonomik sıkıntıların, hayat pahalılığının sokaktaki Amerikalıyı da etkilemeye başlaması, bu ülkede Siyonistlere nefreti körükleyen diğer bir sebep…

Amerika halkı, İran ile yaşanan ve büyük bir yenilgiyle sonuçlanan savaşın Siyonist rejim yüzünden çıktığına, Siyonistlerin Amerika’yı aldatarak bu bataklığa sürüklediğine inanıyor. Siyonistlerin çıkar ve hırsları için vatanlarını tehlikeye attıklarını, 350 milyonluk Amerika’nın birkaç milyonluk Siyonist’in çıkarları için tehlikeye atıldığını hissediyor.

Siyonist rejim diğer destekçilerini de kaybediyor, gittikçe yalnızlaşıyor. Aksa Tufanı saldırısından sonra koşa koşa israile gelip Siyonistlerin emrine amade olduklarını ilan eden Batılı ülke liderleri aynı heyecan ve cesaretle desteklerini gösteremiyorlar artık. Çünkü halklar tarafından mahkûm ediliyorlar, oy kaybına uğruyorlar, siyasi hayatları riske giriyor. Eskiden Amerika ve Batı ülkelerinde, hatta İslam Dünyasında Siyonistlerin desteğindeki adaylar kazanırlarken şimdi bu destek siyasi bir risk olarak görülüyor.

Kuşkusuz Siyonistler pes etmeyecek, birçok ünlü markayı ve sermaye gruplarını denetimlerinde bulunduran, medya, silah ve petrol piyasasındaki en meşhur firmalara sahip olan Siyonist Yahudiler direnecekler, kazanabilmek için her türlü şeytani yola ve imkâna başvuracaklar. Ülkeler arasında düşmanlık yaratmaya çalışacak, sahip oldukları sermayeyle liderleri satın almaya kalkışacaklar.

Ancak ok yaydan çıkmış, yıkılış süreci başlamıştır. Bu hayırlı sürece katkı sunmaya çalışan, İslami direniş güçlerine, direniş cephesine destek veren, ümmetin bu en büyük düşmanlarını etkisiz hale getirmek için savaş meydanlarında destanlar yazan Müslüman kardeşleriyle yardımlaşan yiğitlere ne mutlu!