Yeni bir eğitim yılının eşiğindeyiz. Ailelerde tatlı bir telaş başladı. Çantalar seçiliyor, defterler alınıyor, kalemler kutulara yerleştiriliyor. Eksik listeler tamamlanıyor. Yeni ayakkabılar, kıyafetler, beslenme çantaları, suluklar, harçlıklar…
Anne babalar olarak çocuklarımızın okulda hiçbir eksiği olmasın istiyoruz.
Ne güzel…
Ama gelin, bu yıl çocuklarımızın çantasını hazırlarken bir an durup kendimize şu soruyu da soralım:
Çantalarına kırtasiye malzemelerinden başka ne koyacağız?
O minik sırtlara yüklediğimiz ağır çantaların içine koymamız gereken her şeyi gerçekten koyuyor muyuz? Unuttuğumuz, ihmal ettiklerimiz yok mu?
Haydi o zaman çocuklarımızın bu yılki çantasını beraber dolduralım.
O çantaya en önce biraz sevgi koyalım. En değerli varlıklarımız olan yavrularımızı sevgiden mahrum bırakmayalım. Onlara sevgimizi sadece aldığımız eşyalarla değil, ayırdığımız zamanla, kurduğumuz cümlelerle, sarılışımızla, gözlerinin içine bakışımızla gösterelim.
Çantalarına şefkat koyalım. Merhamet koyalım. İlgi koyalım.
Onları dinleme, anlama ve hissetmeyle dolduralım çantalarını.
Bu yıl çantalarını güzel ahlakla dolduralım.
Edep, saygı, erdem, vicdan, doğruluk, iyilik…
Hakkı gözetmeyi, kul hakkından sakınmayı, adaletli olmayı her gün taşısınlar yüreklerinde.
Komşuluğu, akrabalığı, arkadaşlığı, dostluğu çantalarına yerleştirelim.
Ailenin dünya cenneti olduğunu, büyüklerine saygıyı, küçüklerine sevgiyi…
Dedeyi aramayı, ninenin elini öpmeyi…
Çantalarına şükür koyalım.
Sahip olduklarının kıymetini bilsin.
Her yeni oyuncağın mutluluk olmadığını…
Her pahalı eşyanın değerli olmadığını…
Bazen bir ekmeği paylaşmanın, bir sofrada birlikte oturmanın, sağlıklı uyanmanın, sevdiği insanlara sarılabilmenin ne büyük nimet olduğunu fark etsin.
Çantalarına iyilik koyalım.
Kimse görmese de iyilik yapmayı…
Karşılığını beklemeden yardım etmeyi…
Çantalarına zaman koyalım. Onlardan esirgediğimiz. Telefon ve televizyona harcadığımız zamanın çocuklarımızın hakkı olduğu bilinciyle bunu yapalım.
Çantalarına sabır koyalım.
Her istediğinin hemen olmayacağını bilsin.
Beklemeyi öğrensin.
Kaybettiğinde yeniden denemeyi…
Başaramadığında pes etmemeyi…
“Kaç aldın?” demeden önce “Nasılsın?” diyebilmeyi koyalım bu yıl çantalarına.
Bir başarısızlığın ardından hemen kızmak yerine, “Nerede zorlandın, birlikte bakalım.” diyebilme harçlıkları olsun bu yıl.
Ve iyi bir insan olma derdini koyalım çantalarına.
Bir sarılmayı…
Bir güzel sözü…
Birlikte geçirilen zamanı…
Bir duayı…
Bir güven duygusunu…
Bir “Sen benim için değerlisin.” cümlesini…
Belki de bütün bir ömrü boyunca unutmayacağı o küçücük anları…
Ve unutmayalım:
Çocuklarımızın çantasına sığmayanları da vermek bizim görevimiz.
Çünkü çocuklarımızı yalnızca okula değil, hayata hazırlıyoruz. Hayata gönderdiğimiz bir çocuğun çantasında sadece kitapların değil, bizim verdiğimiz değerlerin de bulunması gerekiyor. Asıl hazırlık da çantada değil, kalpte başlıyor.
Yeni eğitim yılı hepimize hayırlı olsun.
Çocuklarımızın çantaları ağır değil, yürekleri güzel olsun.
Ve yolları, kalemleri kadar temiz; vicdanları, defterleri kadar bembeyaz olsun.