Bazen kelimeler boğazda düğümlenir, kalemin ucu kağıdı deler de yine de acıyı tarif etmeye yetmez. Batman bu ara tam da böyle bir kahırla, boynu bükük, yüreği yangın yeri bir halde duruyor.

Düşünün bir kere henüz 16 ve 17 yaşında iki çocuk 14 yaşında bir kız çocuğu yüzünden tartışıyorlar. Ergenliğin getirdiği o şuursuz öfke ve ardı sıra çekilen bıçaklar... Parkta başlayan o cahilce kavga, bir fidanın toprağa düşmesine, diğerinin ise dört duvar arasına girmesine sebep oldu. Ama durmadı o kan. Acılı aile, araya girmeye çalışan alimleri dinlemedi. Kin ve öfke, barış çağrılarını susturdu. İntikam pusu kurdu Asri Mezarlık gölgesine.

Sonuç mu? 4 can mezara girdi, 2 kişi hastanede canıyla cebelleşiyor.

Batman Asri Mezarlığı normalde insanların acılarını gömmeye, dualar okumaya, kaybettikleriyle helalleşmeye gittiği bir mekândı. O gün ise bir ailenin yok oluşuna tanıklık etti. Baba, evlat, yeğen... İşin acısı tek suçları cahilce kavgaya tutuşan çocuğun akrabaları olmalarıydı. Aynı toprağa, aynı gün, yan yana koyuldular. Bir zamanlar evlerinde çay demleyen, çoluk çocuğuna rızık taşıyan, mutlu yuva kurma hayalleri kuran o insanlar, şimdi kara toprağın koynunda. Bir çocuğunu toprağa veren diğer ailenin fertleri de göz altında.

Soruyorum size; değdi mi? 14 yaşındaki bir çocuğun gölgesinde büyütülen o anlamsız gurur, o kör öfke değdi mi 4 canı toprağa vermeye? Hangi töre, hangi öç alma duygusu bir babanın evladıyla birlikte mezara girmesini haklı çıkarabilir?

Sokaklarında polisin nöbet tuttuğu, mahallelerinde kederin ve korkunun kol gezdiği bir kent olduk çıktık. Oysa biz bu topraklarda acıyı da sevinci de paylaşmayı bilirdik. Bir evden cenaze çıktımı mahallece susar, yas tutardık. Şimdi ise her geçen gün daha da karartmışız vicdanlarımızı.

Bê lome be! Xwedê neyne serê tu kesî... Ê ku ne li malekê nizane bi hewalekê. Elbette 17 yaşındaki çocuğunu kaybeden ailenin acısını, yürek sızısını anlamamıza tam hissetmemize imkan yok. Allah kimsenin başına vermesin, kimseye böyle bir evlat acısı, böyle bir aile dramı yaşatmasın. Bu kadim coğrafyanın kanayan en büyük yarasıdır bu: Büyüyen öfkeler, silahla çözülmeye çalışılan meseleler ve en nihayetinde kararan gencecik hayatlar.

Bugün Asri Mezarlık’ta sessizlik var ama o sessizlik derin bir ağıttır aslında. Gidenlerin ardından yakılan bir dengbêj kılamı gibidir Batman’ın üstüne çöken bu sis. Kurşunlar sadece o bedenlere saplanmadı; Batman’ın huzuruna, geleceğine ve yetim kalan çocukların yarınlarına saplandı.

Rabbim her iki taraftan ölenlere rahmet eylesin, yaralılara şifa versin. Bu kente ve bu topraklara da en çok muhtaç olduğumuz şeyi; aklıselimi ve merhameti nasip etsin.

Çünkü kanı kanla yıkamak, sadece üstümüzdeki çamuru artırıyor. Artık yeter! Edî bes e.