Türkiye siyasetinin eski isimlerinden Süleyman Demirel’in yıllar önce dile getirdiği veciz söz, bugün hâlâ birçok tartışmada dile getirilmektedir: “Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü de değildir, binaenaleyh Ege bir göl de değildir.” Biz de bundan yola çıkarak diyebiliriz ki Amedspor tüm Kürtlerin takımı değildir binaenaleyh Amedspor Kürt takımı değildir

Yıllardır birileri bir partiyi Kürt siyasi hareketi olarak isimlendirmeye çalışıp tüm Kürtlerin tek meşru temsilcisi gibi göstermeye çalıştı, çalışıyor.

Kürtler tek bir ideoloji, tek renk, tek ses etrafında kümelenmiş bir yapı değildir. Kaldı ki günümüzde hiçbir topluluk da bu şekilde değildir. Dolayısıyla 30 milyon civarında Kürd’ün yaşadığı ülkede 3 milyon civarında oy alan bir partinin tüm Kürtleri temsil ettiğini söylemek çok absürt bir söylemdir.

Bir coğrafyayı, bir yapıyı ya da bir kurumu tek bir kimliğe hapsetmek çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Aynı perspektiften futbol dünyasına baktığımızda da benzer bir yanılgının zaman zaman tekrarlandığını görüyoruz.

Türkiye’de ve bölge illerinde köklü geçmişleri olan birçok spor kulübü varken bir şehrin takımının tüm Kürtleri temsil ettiği iddiası da aynı şekilde yanlış bir yaklaşımdır.

Son günlerde Amed Sportif Faaliyetler üzerinden yürütülen tartışmalar da tam olarak bu noktada şekilleniyor. Kendilerini Kürt siyasi hareketi olarak isimlendirip ısrarla Kürtlerin tek temsilcisi göstermeye çalışanların çoğunluk olduğu Amedspor yönetimi ve gönüldaşları da aynı yanılgıya düşerek ya da kendilerine dev aynasından bakarak takımlarının o şekilde isimlendirilmesini istemektedir.

2014 yılında DİSKİ spor isim değişikliğine giderek Amedspor ismini almıştır. Yani 2014 yılına kader Amedspor isminde bir takım bulunmamaktadır. DİSKİ spor’un da kurulduğu dönem isminin Melikahmet Turanspor olması da ayrı bir ironi olarak göze çarpıyor.

Kulübün ismi, bulunduğu şehir ve yöneticilerinin siyasi aidiyeti üzerinden yapılan yorumlar, Amedspor’u belirli bir kimliğin temsilcisi olarak tanımlama eğilimini beraberinde getiriyor. Ancak burada durup düşünmek gerekiyor: Bir şehrin futbol kulübü gerçekten bir milletin tamamının temsilcisi olabilir mi?

Bu tarz iddiada bulunanlara sormak lazım Batman Petrolspor, Mardinspor, Vanspor, Muşspor, Bingölspor ve bölgedeki onlarca takım kimin temsilcisi? Sizin bağlı olduğunuz örgütü desteklemeyenler Kürt sayılmıyor mu? Sizin desteklediğiniz takım dışındakiler Kürt takımı sayılmıyor mu?

Olaya daha geniş pencereden baktığımızda Türkiye dışında farklı coğrafyalarda yaşayan on milyonlarca Kürt sizin tanımlamanıza uymuyor diye Kürt sayılmıyor mu?

Ya da farklı bir bakış açısıyla bir Türk, bir Arap Amedspor’u destekleyemez mi?

Futbol, doğası gereği kapsayıcıdır. Tribünler farklı görüşlerin, farklı hayatların ve farklı kimliklerin bir araya geldiği nadir alanlardan biridir. Bir kulübün taraftarı olmak için belirli bir etnik kökene sahip olmak gerekmez. Aynı şekilde bir kulübü yalnızca belirli bir kimliğin sembolü haline getirmek de sporun ruhuyla örtüşmez.

Demirel’in sözünden ilhamla ifade edecek olursak:
Amedspor tüm Kürtlerin takımı değildir; binaenaleyh Amedspor yalnızca “Kürt takımı” olarak da tanımlanamaz.