Bazı başarılar vardır; sadece bir lig atlamak değildir, bir şehrin kaderini yeniden yazmaktır. Batman Petrolspor tam da bunu yaptı. 24 yıl sonra gelen bu yükseliş; sadece bir sportif başarı değil, unutulmuş bir inancın yeniden ayağa kalkmasıdır. Ama kimse kusura bakmasın… Bu hikâye burada biterse, bu sadece güzel bir hatıra olur. Asıl mesele, bu hikâyeyi kalıcı bir destana çevirebilmekte.
Transferde Yanlış Yaparsan, Daha Sezon Başlamadan Kaybedersin
Şimdi herkesin gözü yönetimde. Çünkü en kritik viraj burası. Bu şehir, kariyerinin sonuna gelmiş “isimlerin” vedasına sahne olacak bir yer değil. Batman Petrolspor, kimsenin son durağı olmamalı. Sahada yürüyen değil, rakibi boğan bir takım lazım. Aç, genç, dinamik, koşan, mücadele eden bir kadro… Futbol artık isimle değil, tempo ile kazanılıyor. Eğer transferler menajer masalarında şekillenir, ortak akıl devre dışı kalırsa; daha ilk düdük çalmadan sezonu kaybedersin.
Stat Dolmakla Yetmez… Rakibi Titretmeli
Batman stadyumunda 15 bin kişi tribünde olabilir. Ama o 15 bin kişi aynı anda bağırmıyorsa ortak hareket etmiyorsa her tribün grubu kendi başına hareket ediyorsa o stat sadece kalabalıktır, baskı aracı değil.
Batman Stadyumu açıldığı andan beri en temel sorun protokol tribününün yanındaki iki bölümden ses gelmemesi çoğu maçta bu bölümlerin boş kalması. Bu bölüme çözüm bulunmalı. O bölgelere tezahürat gücü yüksek gruplar yerleştirilmeli. Ve en kritik mesele: deplasman tribünü. Basın tribününün dibi rakip taraftarlara ayrılmış durumda. 2.Lig’in aksine 1. Lig’de çoğu takım yüzlerce taraftarla belki de binlerce kişiyle Batman’a gelecek. Karşı tribündeki Batmanlıların sesi zor bela canlı yayına yansıyacakken basın tribününü hemen yanında misafir tribündekilerin sesi doğrudan mikrofonlara gidecek. Sonra Türkiye neyi konuşacak biliyor musunuz?
“Deplasman taraftarı Batman’ı susturdu.”
İşte bunu yaşamamak için bugün karar almak zorundasınız. Ya deplasman tribünün yeri değişmeli yada basın bölümünün sağ soluna ses çıkaracak taraftarlar alınmalı.
Tribünler Parçalıysa, Takım Yalnızdır
Futbol sadece sahada oynanmaz. Tribün, oyunun görünmeyen gücüdür. Ama her grubun ayrı bağırdığı, herkesin kendi şovunu yaptığı bir ortamda baskı oluşmaz. Gürültü olur ama etki olmaz. Ortak besteler, ortak sloganlar, organize tribün şovları… Bunlar artık lüks değil, zorunluluk. Eğer tribün tek yürek olmazsa, en güçlü rakipler karşısında o stat sadece izler.
Sosyal Medyada Yoksan, Yoksun
Artık taraftar sadece statta değil, sosyal medyada da yaşıyor bu takımı. Sadece skor paylaşan bir kulüp olmak, bu çağda yok sayılmaktır. Batman Petrolspor’un güçlü, üretken, özgün bir medya ekibine ihtiyacı var. Şehri ayağa kaldıran videolar, hikâyeler, içerikler… Bu takımın ruhu dijitalde de hissedilmeli. Çünkü algıyı yöneten, oyunu da yönlendirir.
Aile Olmadan Başarı Gelmez
Bir takım sadece 11 kişiden oluşmaz. O soyunma odasında güven yoksa, sahada mücadele de olmaz. Futbolcuların sadece performansına değil, hayatına da dokunan bir yapı kurulmalı. Kendini yalnız hisseden oyuncudan kahraman çıkmaz. Ama kendini şehre, kulübe ait hisseden oyuncu, o formayı canı pahasına taşır.
Batman’a gelen oyuncular aile ortamını hissetmelidir. Futbolcuların performansını yükselten en önemli konu aile rahatlığıdır. Ailesiyle beraber futbolcu Batman’ı sahiplenmelidir.
Sadece dışarıda aile olmak yetmez sahada da birlik beraberlik olmalıdır. Sahada rakip futbolcu oyuncularımızdan birine dayılandığında diğer futbolcularımız da koşarak tepki gösterebilmeli, arkadaşlarını sahiplenmelidir. Futbolcu kendini saha içinde de saha dışında da yalnız hissetmemelidir.
Tribünde Siyaset Olursa, Futbol Ölür
Bu şehir çok şey gördü. Ama futbol, herkesin ortak nefes aldığı tek yer. Tribünlere siyaset girdiği an, o nefes kesilir. Bu takım herkesin takımı. Kimsenin sloganı, diğerinin sesini bastırmamalı. Taraftar grupları bazı siyasi partilere şirin gözükmek için slogan atmamalı tribünlere siyaset sokulmamalıdır. Eğer gerçekten büyük bir Batman Petrolspor istiyorsak, tribünlerde tek bir şey olmalı: futbol.
Gelecek Bugünden Yetişir
Kalıcı başarı altyapıyla başlar. İlkokullardan itibaren çocuklara bu takım sevdirilmeli. Bazı şehirlerin yaptığı gibi gerekirse forma günleri düzenlenmeli. Çocuklar bu kulübün bir parçası olduğunu hissetmeli. Çünkü bugünün çocuğu, yarının tribün lideri, futbolcusu, yöneticisi olacak. Şehir takımı böyle büyür.
Çocuklara İstanbul takımlarını değil kendi şehrinin takımı sevdirilmelidir. Sponsorların desteğiyle futbolcular çocuklarla buluşarak onlara forma hediye etmeli ortak fotoğraflar çektirilmeli bu şekilde çocuklara İstanbul takımları yerine Batman Petrolspor sevgisi aşılanmalıdır.
Son Söz: Bu Bir Başlangıç… Ya Tarih Yazılacak Ya Da Unutulacak
24 yıl beklendi. Şimdi önünüzde iki yol var:
Ya bu başarıyı büyütüp bir dönemin başlangıcı yapacaksınız…
Ya da birkaç sezon sonra “bir zamanlar çıkmıştık” diye anlatılan bir hatıra olacaksınız.
Bu şehir artık küçük hayaller kurmuyor.
Bu şehir artık sadece 1. lige çıkmayı değil, Süper Lig’e yükselmeyi ve orada kalıcı olmayı istiyor.
Ve unutmayın…
Yükselmek cesaret ister, ama orada kalmak karakter.