Batman’da bir sabah uyanıyorsunuz, çayınızı yudumluyorsunuz, gündeme bakıyorsunuz… Karşınıza çıkan haber şu: “Batman-Siirt ortak uluslararası havalimanı Kurtalan’a yapılacak.” İnsan ister istemez soruyor: Bizim bildiğimiz Batman Havalimanı dün gece gizlice taşındı da haberimiz mi yok?
Yok, yerinde duruyor. Hem de öyle kenarda köşede değil; şehir merkezine 10 dakika. Her yerden kolayca ulaşabiliyorsun, uçağa yetişmek için ya da uçaktan indikten sonra eve ulaşmak için tıkış tıkış minibüslerde bir saat yol derdi, belki yetişemem en iyisi üç beş saat erken çıkayım muhabbetine gerek yok. Ama belli ki bazıları bu konforu fazla bulmuş olacak ki, “Batmanlılar fazla rahat, hadi bu işi biraz zorlaştıralım, havalimanını 60 kilometre ileri alalım” demiş.
Konfor Fazla Gelmiş Olabilir
Şimdi düşünün…
Evden çıkıyorsun, 10 dakikada havalimanındasın. Bu kadar rahatlık nereye kadar? Olmaz. Vatandaş biraz ter döksün, biraz yol yapsın, biraz da benzin alsın. Ekonomi canlansın!
Yeni sistem şöyle:
Uçağa bineceksin ama önce küçük bir Anadolu turu yapacaksın. Batman’dan çık, Kurtalan’a git. Yani uçmadan önce bir nevi “ön ısınma uçuşu” gibi ama karadan.
Bu gidişle yakında “Uçağa binmek isteyenler önce 60 km koşu parkurunu tamamlayacak” denirse kimse şaşırmasın.
“Ortak” Ama Kimin Ortaklığı?
Projeye “ortak havalimanı” deniyor. Güzel. Ortaklık iyidir. Ama insan soruyor:
Bu ortaklıkta Batman’a düşen ne? Yol mu?
Bir de maharet gibi “Batman – Siirt Uluslararası Havalimanı” diye fiyakalı bir isim bulunmuş. Bu projenin Batman’la hiçbir ilgisi yok. Siirt Havalimanı ya da Kurtalan havalimanı dersin olur biter. Bu mantıkla Diyarbakır Havalimanı da bizim. Kurtalan’a gideceğimize Diyarbakır’a gitmek daha mantıklı. Bundan sonra Batman – Diyarbakır kıtalararası ortak havalimanı mı desek acaba.
Batman gibi nüfusu, potansiyeli, ticareti, hareketliliği olan bir şehir dururken; “Hadi havalimanını biraz uzağa koyalım” fikri, sanki şehir planlamasından çok “Hadi bakalım şu işe biraz macera katalım” projesine benziyor.
Siirt’in de hakkı var, eyvallah. Ama çözüm bu mu?
İki şehir arasında orta yol bulacağız diye, Batmanlıyı evinin önündeki havalimanından edip 60 kilometre öteye göndermek biraz “eşitlik” değil, daha çok “eşit yorulalım” projesi gibi duruyor.
Uluslararası Uçuş Meselesi
Bir de işin en güzel kısmı: “Uluslararası havalimanı olacak.”
İyi hoş da…
Zaten pist var. Havalimanı var. Uçak iniyor, kalkıyor.
Uluslararası uçuş mu istiyorsun? Aç seferi.
Pist mi kısa? Uzat Yeni pist mi lazım? Koca alan var bir pist daha ekle.
Ama yok…
Bizde çözüm basit olamaz. Önce yeni proje, sonra yeni yer, sonra yeni tartışma. Mevcut olanı geliştirmek yerine, “İş göreni yıkalım yenisini yapalım ama biraz uzağa yapalım” anlayışı tam gaz devam.
Batmanlı Ne Diyor?
Batmanlı aslında çok net:
“İkinci havalimanı mı yapacaksınız? Yapın.
Ama benimkine dokunmayın.”
Haa illa yıkmanız mı lazım, mevcut havalimanını askeri havalimanı mı yapacaksınız. Hadi buna da eyvallah ama yenisini gidip de ne nüfus olarak ne de gelişmişlik olarak Batman’la asla kıyaslanmayacak Kurtalan’a, Siirt’e yapmayın. Batman’da uçsuz bucaksız alanlar var. Beşiri ile Hasankeyf arasına yapın. Hem Hasankeyf, Midyat’a gelen turistler rahat ulaşım yapsın hem de Batmanlı havalimanına rahat ulaşabilsin. Hem turizm kazanır, hem ulaşım mantıklı olur, hem de insanlar “uçağa bineceğim” diye saatlerce yol gitmez, şehir değiştirmez.
Ama yok…
Bir şekilde rota yine Kurtalan’a çıkıyor. Sanki pusula bozulmuş, hep aynı yönü gösteriyor.
Uçağa mı Bineceğiz, Sefere mi Çıkacağız?
Kimse yanlış anlamasın. Kimse yatırıma karşı değil.
Ama yatırım dediğin, vatandaşı yormaz; rahatlatır.
Bugün Batmanlı uçağa binmek için 10 dakika yol yapıyor.
Yarın bir saat yol yaparsa, bu gelişme mi olur yoksa “geri vitesli kalkınma” mı?
Kısacası mesele çok basit:
Uçak havalanmadan önce vatandaşın sabrı tükenmesin.
Kapının önündeki havalimanını alıp 60 kilometre öteye koymak, hizmet değil;
biraz sabır testi, biraz da “bakalım kim dayanacak” projesidir.
Batmanlı da diyor ki:
“Uçağımıza karışmayın. Batmanlılar zaten sürekli uçuş modunda. Siirt’le, Kurtalan’la bizi muhatap etmeyin.”