Dünün manşet kralı, bugünün dipnotu, gündem ağırlığı iyice azalan Ekrem İmamoğlu, iyice gündemden düştü. Onu artık hatırlayan yok.
Anlaşılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar bir şekilde Mansur Yavaş’ı konuşacağız. Erdoğan muhaliflerinin tek umudu gibi gözüküyor Mansur Yavaş. Ama nereden bakarsanız bakın hiç göz doldurmuyor. Ne konuşmalarıyla ne duruşuyla ne stiliyle ne de icraatlarıyla…
Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme, onu bir kez daha gündemin merkezine oturttu.
Siyasette bazen insanın söylediğinden çok, söylemediği, yapmadığı şeyler konuşulur. Mansur Yavaş’ın son günlerdeki siyasi pozisyonu da biraz böyle.
Bir tarafta CHP, diğer tarafta Yeni Parti… İki parti de Mansur Yavaş’ı kendi safında görmek istiyor. Mansur Yavaş hem Yeni Parti’yi hem de CHP’yi idare etmeye çalışan bigamist gibi davranıyor. Mesafeyi ayarlamaya ne şişi ne de kebabı yakmaya, denge cambazlığı yapmaya çalışıyor.
Bir yandan da “Keşke ikinci bir Mansur olsaydı da onu Yeni Parti’ye gönderseydim” diye iç geçiriyor. Kendisini partiler üstü bir aktör olarak konumlandırmaya çalışıyor ki her kesimden oy alabilsin. Bu da pek olası gözükmüyor.
CHP’nin 103. kuruluş yıl dönümü programlarına katılmaması da bu tartışmanın üzerine tuz biber ekti. Yavaş hem CHP’nin resepsiyonuna hem de Anıtkabir’deki kuruluş yıl dönümü programına katılmadı. Üstelik Ankara’da yaşayan bir büyükşehir belediye başkanı olarak.
Mersin’den, Adana’dan, İstanbul’dan Ankara’ya gelenlerin olduğu bir günde Yavaş’ın CHP’nin kuruluş yıl dönümü programlarında görünmemesi, doğal olarak siyasi kulislerde mesaj olarak okundu.
CHP cephesi dargın. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu, Yavaş’ın katılmamasının kendilerinde kırgınlık oluşturmadığını söyledi. Kırgınlık oluşturmamasının imkânı yok. Yavaş bu sefer de CHP’ye poz ve koz vermedi.
Yavaş, Cumhurbaşkanlığı hesabı yapıyorsa sadece CHP’nin ve Yeni Parti’nin oylarını düşünemez. Hele hele Türkiye gibi seçimlerin birkaç puanlık farklarla şekillendiği bir ülkede, geçen sefer oylarıyla seçildiği DEM Parti seçmeninin oyunu almadan yapacağı bütün hesaplar boşa çıkar. Ki bu seçimde “Terörsüz Türkiye Süreci” hatırına DEM Parti, Erdoğan’ın saffında duracak, tövbenin nişanesi olarak onu “Başkan Yaptıracak” gibi.
Mansur Yavaş 2019’da Ankara’yı kazanırken aldığı %50,93’lük oyun sadece CHP seçmeninin oyu olmadığının farkında değil gibi davranıyor.
Cumhurbaşkanlığı yolunda dört işlemi bilmek yetmez, kare kökü ilmine vakıf olmak da denge cambazlığında uzman olmak da gerekir!
Gelecek seçimlerin ardından yapacağı hesaplardan sonra hesap makinesinin başına düşebileceğinin, nal toplanabileceğinin hesabını da yapmalı Mansur Yavaş.
Çünkü seçim matematiği farklı bir şey ve okullarda öğretilmiyor. Biraz şeytandan da ders almak gerekiyor.
Bu işin birinci dersi şudur: Herkesi idare etmeye çalışarak, risk almaktan kaçınarak, krizlerde ne tutum sergilemeyerek, cumhurbaşkanlığı makamına ulaşmaz imkânsızdır. Göründüğü kadarıyla iktidar, en zayıf dönemini yaşamasına rağmen muhalefet bloğunu ikinci bir Ekmeleddin İhsanoğlu vakası bekliyor.