Bazen bir kupa, sadece bir kupadan ibaret değildir. Bazen sahada kazanılan bir şampiyonluk, milyonlarca insanın vicdanında farklı anlamlar taşır.
Bazen bir kupa, sadece bir kupadan ibaret değildir. Bazen sahada kazanılan bir şampiyonluk, milyonlarca insanın vicdanında farklı anlamlar taşır. Dün de böyle bir gece yaşandı.
İspanya’nın şampiyonluğu, birçok insan için yalnızca sportif bir başarı değil; yıllardır Filistin halkına verdiği desteğin de sembolik bir karşılığı olarak görüldü. Özellikle Gazze konusunda ortaya koyduğu tutum nedeniyle İspanya, dünyanın farklı coğrafyalarında vicdan sahibi insanların takdirini kazandı.
Şampiyonluk kutlamalarında verilen bazı mesajlar ve Filistin’e yönelik dayanışma görüntüleri, bu desteğin sadece diplomatik açıklamalardan ibaret olmadığını düşünenlerin sayısını artırdı. Bu nedenle birçok kişi, “Kupayı İspanya kazandı ama sevinen Gazze oldu.” yorumunu yaptı.
Öte yandan sosyal medyada, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Arjantin’i desteklediği gündemdeydi. Sporun zaman zaman siyasetten tamamen ayrı değerlendirilemediği gerçeği, bu turnuvada da bir kez daha kendini gösterdi.
Ne var ki asıl dikkat çeken nokta başka bir gerçekti. Gazze konusunda uzun süredir açık tavır sergileyen ülkelerden biri olan İspanya’nın yanında duranlar kadar, bu konuda sessiz kalmayı tercih edenler de vardı. Kendisini insan hakları ve adalet söylemiyle tanımlayan birçok ülke, söz konusu Gazze olduğunda aynı kararlılığı gösteremedi. Bu sessizlik, vicdan sahibi insanların hafızasında derin izler bıraktı.
Aslında İspanya bu maçı kazanmasaydı bile, Gazze’ye verdiği destek ve ortaya koyduğu ilkeli duruş sayesinde hem Filistinlilerin hem de dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca Müslümanın gönlünde çoktan yer edinmişti. Çünkü bazen asıl zafer, kupayı kaldırmak değil; mazlumun yanında dimdik durabilmektir.
Daha acı olan ise, Müslüman ülkelerin önemli bir kısmının da Gazze konusunda beklenen güçlü bir vahdet ortaya koyamamasıydı. Oysa kilometrelerce uzaktaki bir ülke olan İspanya’nın Filistin’e verdiği destek, birçok Müslümanın gönlünde ayrı bir yer edindi.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” buyurmuştur. Peygamberimizin bu hadisi, insanın değer verdiği, yanında durduğu ve desteklediği hakikatlerle anılacağını hatırlatır. Bir milletin mazlumun yanında durması, sadece siyasi bir tercih değil, aynı zamanda vicdani bir duruştur.
Elbette sporun kazananı sahada belli olur. Ancak bazen vicdanların kazananı da tarihe not düşülür.
Dün gece kupayı İspanya kaldırdı.
Fakat birçok insanın gözünde asıl kazanan, sesi duyulmaya çalışılan Gazze oldu.
Bu sesin temsilcisi de İspanya oldu.
Şampiyonluğun kutlu olsun, İspanya.