Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

SEÇİM YAKLAŞTIKÇA KAŞIYACAKLAR!

  • Abdullah Aslan
  • 2022-05-07 15:21:37
  • 77 Görüntülenme
  • İnsanlık; çıkarcı, despot, hodbinlerin elinden tarih boyunca çok çekti ve hala çekmeye devam ediyor! Bugünlerde, kendilerini gökten inmiş gibi gören zırvalardan maalesef geçilemiyor. Kendi dilinden başka bir dil, kendi ırkından başka bir ırk kabul etmeyecek kadar ilkel ve çağdışı bu asaletsiz, köksüzlerin elinden ülkenin çekeceği vardır!

    Irkçılık söylem ve dürtüsüyle bu ülkede 40 yılda neredeyse 50 bin insan öldü/öldürüldü, yetmiyor mu?! ‘Bu dili konuşamazsınız, bu sözcüğü kullanamazsınız!’ diye tutturduğunuz ve içinden çıkılmaz sözde bir siyasetin ülkeye nasıl bir faydasının olduğunu izah edecek izan ve vicdan sahibi tek bir Allah kulu var mı?!

    ‘Ülke bölünür!’ diye ileriye atılanların, ülkeye kaybettirdikleri ekonomik ve iktisadi boyutun bugün hangi seviyelere vardığını görecek gözleri yoksa, artık daha başka delil göstermeye gerek var mı?! 40 yılda harcanan 3 trilyon dolar parayı göremeyecek kadar kör olanların bu ülkenin hangi çıkarını gözetledikleri gerçekten merak konusu olsa gerek!

    Kesinlikle, ülkeyi ele geçireceklerinden sözde endişe duyulan 3-5 tane Arap veya başka ırklardan gençlerin, sokak ortalarında dövülmeleri, eski çağlardan kalma yaşanan barbarlığın bir yansıması olsa gerek!

    Hangi sosyolojik veri veya araştırma ortaya koyuyor ki; 82 milyonun yüzde 4-4,5’ine denk gelen bir Suriyeli mülteci/muhacir nüfus, ülkeyi bölebilecek veya kocaman 82 milyonu asimile edebilecek?! Doğu veya Güneydoğu illerimizden batı illerimize geçip yerleşen Kürtlerin çocuklarının büyük çoğunluğunun bugün anadilleri Kürtçeyi konuşamayışları, aslında etkilenmenin hangi yönlü geliştiğinin açık bir göstergesi değil midir?!

    Onun için diyorum ki; ırkçılık konusunu ısıtıp ısıtıp gündemleştirenlerin, ülkeyi bölmek için didinen dış mihraklarla ilişkileri mutlaka sorgulanmalıdır/araştırılmalıdır. Bunların siyasi rant elde etmek için ülkeyi içinden çıkılmaz bir kaosa sürükleyebilecekleri akıldan ırak tutulmamalıdır. Malum zümrenin, seçim tarihi yaklaştıkça yabancı düşmanlığı ve ülkenin asli unsurlarından Kürtleri tahrik üzerinden oy devşirme projeleri olacağı unutulmamalıdır. Bugün, Türklere düşmanlık üzerinden rant devşirmeye çalışanlar olduğu gibi!

    Bunların bu ilkel yaklaşımları üzerinden siyasi veya sosyal rant sağlamalarının önüne geçmek için adalet ve hakkaniyet çerçevesinde net ve açık bir tavır ortaya konmalıdır. Kesinlikle ırkçılık hastalığına müptela olmuşların karşısında sağlam ve kararlı bir duruş sergilenmelidir.

    Ülkenin asli unsurlarından Kürtlere, onların ana dillerine yönelik saygısızlıkta bulunanların bu ülkenin körpe dimağlarına aktaracakları herhangi bir ulvi değerleri yoktur! Bunların öğretmenlik gibi bir eğitim/öğretim alanında mesai harcamaları, müptela oldukları hastalığı yaymaktan başka bir işe yaramayacağı açıktır!

    Malcolm X’in ifadesiyle, “Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.” Bu hastalık kanser kadar ölümcül, kovid kadar bulaşıcıdır. Bunun tedavisi mümkün olamıyorsa, müptelası mutlaka izole edilmelidir. Aksi durumda bütün herkesin, tamamen vücudun bundan elem duyması kaçınılmazdır.

    Kesinlikle seçimler yaklaştıkça bu yarayı kaşıyacaklardır. Mazlum ve mağdurların, ülkesini terk etmek durumunda kalan garip garibanların dayak yemesinden sevinç duyacak kadar seviyesizleşenlere ödün verilmemelidir. Bu fitneye teşne olanların hezeyanları karşılık bulmamalıdır.

    Birlikten kuvvet doğar ilkesinden hareketle iftirak tohumlarını ekmeye çalışanların kuvvetle üzerine üzerine gidilmelidir. Sulh/barış daha hayırlıdır, diyerek düşmanlık ve kinden fersah fersah durmanın gayreti içerisinde olunmalıdır.

    “…iyilik eder, hoş geçinir ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır” (Nisa-128)

    Rabbim bizi iyilik eden ve hoş geçinenlerden eylesin inşaAllah! Amin!