Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

İŞGAL EDİLEN İNSANIN KENDİSİ

  • Medeni GÜNER
  • 2020-02-10 14:09:14
  • 752 Görüntülenme

  •             Öyle anlaşılıyor ki; biz müslümanlar yığınla kalabalıklar olmamıza rağmen son iki asırda kuvvetimiz dağıldı. Ve bir türlü şeytani güçlere karşı bir direniş ekseni kuramamaktayız. Zaaflarımız, kıskançlık ve hasedimiz kanserin vücutta bütün sistemi alt etmesi gibi bizi bir çuval et yığını haline getirmiş. Bir türlü tedaviye cevap veremiyoruz. Oysa Allah(c.c.) üstünlüğü izzeti ve onuru islama vermiş, onun müntesiplerine armağan etmiştir. “Hâlbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve mü’minlerindir. Fakat münafıklar (bunu) bilmezler.( Münafıkun 8)

    Hidayet ve nur kaynağı ve bin bir çeşit derde derman olan Kuranın evrensel ve bütünleyici mesajına karşı akıllarımızı kullanmamanın sonucu, tefrika ve güç kaybıdır. Yoksa sorunumuz Ehli delaletin çok yetenekli olmasından kaynaklı parçalanmışlık değildir.

    Kurann, hayata ve dünyaya bakan mesajı neslin emniyeti, ekinlerin korunması fıtratın muhafazası yönündedir. Yani yaratılış kanunu Sünnetullah’ın çizdiği hayat formatının hem insan hem evrendeki canlılar için çizilmiş külli iradenin sınırlarıdır.

    Ancak, ilahi yasalara düşman olan insi ve cinni taifenin yapmak istediği de fıtratı ve külli iradenin yasalarını yok etmek için dünyayı fesada boğmaktır.

                İşte Siyonizm bu taifenin vücut bulmuş halidir. Dünya tarihi incelendiğinde İsrail oğulları, güç ve erk pozisyonunu ele geçirdiklerinde insanlığı belalara düşürdüğü ve toplumsal huzuru paramparça ettikleri gerçeği ile doludur.

    Bakara suresinin 204.ve 205’inci ayetlerinde, kulaklarımızı tıkadığımız ilahi mesaj çağlar sonrasına öyle uyarılar yansıtıyor ki; görebilecek gözlerimizi de kaybetmişiz

    “Ayetler aynen şöyle: İnsanlardan kimi de vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar. Hâlbuki O, İslâm düşmanlarının en yamanıdır.”

    “Ve bu yapmacık sözlerinden sonra, günlük yaşantısına dönüp gidince, hele bir de yönetimi ele geçirince, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Bencillik ve açgözlülüğü yüzünden, tabiatı bozacak, sağlıklı ve erdemli bir neslin yetişmesini önleyecek, verimli bir üretimi ve âdil paylaşımı baltalayacak eylemlerde bulunur. Oysa Allah, bozguncuları sevmez.”Bakara 204-205)

    Ayetler bozulmuş insan karakterlerini tarif ederek insanlığa mesaj gönderir.

    Bugün yediğimiz yiyeceklerin neredeyse tamamına yakını, GDO yani genetiği değiştirtmiş yiyeceklerdir. Örneği, tahıl ürünlerinin baş tacı buğdayın genetik yapısı değiştirilerek insanın vücut kimyası bozulmak istenmektedir. Bununla beraber insanlığın yararına kullanılması gereken bilimsel kanunlar, savaş araçlarına, kimyasal ve biyolojik silahlara dönüştürülmektedir. Ana rahmi doğurganlığı yitirmek üzere planlanmaktadır. Siyonizmin kurucularından Rockefeller ailesinin planladığı daha 1954 lerde Amerika dışişleri bakanı Henry Kısengeri tarafından DÜNYA TARIM ÖRGÜTÜ’NÜ kurarak insan neslinin beslenmesini kontrol altına almak istemesi şaşırtıcı değildir. Aynı aile bugün İsviçre’de kamuoyunda sakladığı orijinal ve genetiği değiştirilmemiş tohum bankasının veya ambarlarının sahibi olduğu bilinmektedir.

    Bu Siyonist çetenin bugün Mescidi Aksa'yı işgal etmesinden daha tehlikeli olan yönü artık insanlığı işgal etmesidir. Ayette geçen onlar iktidar olduklarında hem ekini hem de nesli ifsad ederler mesajı tam da budur.

    Kiyamete kadar sürecek hak ve batıl mücadelesinde hak tarafı eğer akıllarını kullanıp başlarına devşirmezlerse daha büyük belalara uğramamız kaçınılmazdır.

    Çünkü Allah çalışmayana zafer ihsan etmez. Bu da sünnetullahtır.