İslam alemi olarak yine bir Kurban Bayramı’nı buruk bir şekilde idrak ediyoruz. Elimiz ve dilimizle düzeltemediğimiz münkere yaralı kalbimizle buğz ediyoruz ancak bununla kötülük kaybolmuyor, aksine daha da harlanıyor. Allah’ın bağışladığı İsmaillerimizi katlediyor siyonistler, emperyalistler! İbrahim duruşlu liderlerin, İsmail’ce bir teslimiyete sahip izzetli halklarını soykırımdan geçiriyorlar!

Bayram dinlemiyorlar, kutsal demiyorlar, çocuk kadın katlediyor, ev, cami, okul, hastane fark etmeksizin bombalıyorlar. Sözde ateşkese rağmen Gazze’yi, Lübnan’ı aralıksız vuruyorlar. Her gün şehidler toprağa veriliyor. Gah bombalarla gah acımasız ambargoyla… Acılar, gözyaşı dinmiyor bu ribat topraklarımızda…

Dünyanın duyarsızlığını celbetmek için illa da 7 Ekim Aksa Tufanı tarzı bir operasyona mı imza atmalı? Ya da siyonistlerin hızlandırılmış vahşi soykırımı yeniden başlatmasını mı beklemeli acizce.

Nedir insanlığı harekete geçirecek olan?

İslam ülkelerini askeri adımlar atmaya cesaret ettirecek daha nelerin yaşanması gerekiyor acaba!

Bu coğrafyada yaşayan insanların kaderi, gözlerini açtıkları savaşta ölmek değil! Onların da çocukluk ve gençliklerini yaşamaya, evlenme, çocuk, torun sahibi olmaya hakları var; dünyaya gelen her insan gibi..

***

MESCİD-İ AKSA KIRMIZIÇİZGİMİZDİR!..

Siyonistler, gün geçmiyor ki insanlık dışı, hukuk dışı gayrimeşru işler yapmasınlar.. O kadar çok terörize faaliyet sürdürüyorlar ki hangi birinden söz edeceğine şaşırıyor insan.

Gazze’de, Batı Şeria’da yaptıkları ve halen süren soykırım ayrı bir travma. Yeni gelişme ise siyonistler, Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın resmiyetteki statüsünü değiştirmeye hazırlanıyorlar.

Şu ana kadar Ürdün Vakıfları Müdürlüğü’ne bağlı olan Mescid-i Aksa yerleşkesi eğer ki siyonistleri caydıracak yeterli bir küresel tepkiyle karşılaşmazsa Ramallah’taki Halil-ül Rahman Cami’sine benzer bir ayırıma gidecekler.

Mescid-i Aksa’yı da zamansal ve mekânsal olarak ayırarak Müslümanlarla birlikte necis siyonist Yahudilerin sapkın ayinlerini yapacakları bir mekana dönüştürecekler! Kamuoyuna duyuracakları şekli ile de "çok dinli merkez"! ilan edecekler.

Ayrıca Mescid-i Aksa’ya imam ve görevlilerini atama hatta hutbeye müdahale edecek şekilde Yahudileştirme faaliyetini planlıyorlar.

Sinsi planı, resmi bir görevi bulunmayan Trump'ın damadı Jared Kushner ve ABD'nin israil Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal rejimiyle koordineli şekilde icra etmeye çalışıyor.

Unutulmamalıdır ki Filistinlilerin; canlarını, evlatlarını, mallarını uğruna feda ettikleri Mescid-i Aksa Camii sıradan bir cami değil. Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi Vesellem) 124 bin Peygambere imamlık yaptığı, miraca yükseldiği ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa Camii sadece Filistinlilerin değil, tüm İslam ümmetinin sorumluluğunda olan mukkades bir mekandır; kırmızıçizgimizidir!..

***

ABD’NİN YALAN VE BLÖF POLİTİKASI BAYDI ARTIK; SAVAŞSA SAVAŞ!..

ABD/İran müzakereleri uzunca bir süredir sürüyor. ABD’nin yalan ve sözünde durmayan siyaseti nedeniyle ateşkes bir türlü nihai barışa evrilemiyor. Nükleer ve ileri teknolojik silahı kendilerine hak görürken ne İran ne başka bir İslam ülkesinin sahip olmaması için saldırılarını sürdürüyor, göz açtırmıyorlar.

Mesela tam her şey tamam bu sefer anlaşacaklar diye düşündüğünüz anda bir de bakıyorsunuz siyonist emperyalistler farklı bir şeytanlığı devreye sokmuşlar.

Trump, son olarak İran’la anlaşmanın nihai şartı olarak; Körfez ülkeleriyle birlikte Türkiye, Pakistan, Mısır ve İran’ın İbrahim Anlaşması'nı imzalamasını şart koştu.

Şeytanlığa bakar mısınız!..

Körfez ülkelerindeki tüm üsleri hedef olmuş.

Tel Aviv, İran’ın balistik füzeleriyle vurulmuş.

Ve savaş gemileri hiçbir halt edememiş.

Yani sahada açıkça yenilmiş.

Ama kalkmış sahadaki bu ezikliklerini, dünyaya çizdirdikleri karizmalarını dün sadece Körfez ülkeleriyken bugün Türkiye, Pakistan gibi ülkeleri de şart koşarak daha önce beceremedikleri “İbrahim anlaşmaları”nı kabul ettirmeye çalışıyorlar.

Yok ya!.. Türkiye, Pakistan, Mısır’ı geçin; ABD’nin şemsiyesi altına girerek korunacağını düşünen Körfez ülkeleri dahi bu saatten sonra böyle bir siyonist hinliği kabul etmez, etmemeli!

Asıl, tam da ABD-israilin yenilmezlik algısı yıkılmışken kuruluş gayesi mukkades toprakları, Kudüs’ü korumak olan İslam İşbirliği Teşkilatı’na(İİT) üye devletlerin güç birliği yaparak özgür Filistin devletini ilan etmesi, askeri anlamda desteklemesi gerekmez mi?

Müslüman yöneticiler şunu iyi bilmeliler ki; eğer ki Trump’ın bu ucuz numaralarına kanıp siyonistlerin ekmeğine yağ sürecek adımlar atmaya yeltenirlerse, hiçbir İslam ülkesi halkı bu ihaneti affetmeyecektir…

Not: İbrahimi bir duruşa, ismaili bir teslimiyete sahip başta Gazze halkı olmak üzere tüm âlemi İslam’ın Kurban Bayramı’nı en içten kalbi duygularla tebrik ediyorum.