Öğle: İkindi:
4 °C
asd

KÜRDİSTAN’IN RENGİ MUHAMMEDİ

  • SADULLAH AYDIN
  • 2016-04-29 13:12:37
  • 888 Görüntülenme
  •  

    Daha önceki yazımda Diyarbakır Mevlit alanından yükselecek sesin Kürdistan’ın rengini belli edeceğini söylemiştim. Kürdistan’ın, Kürt halkının tercihini açığa çıkaracağını belirtmiştim. Elhamdulillah sadece Diyarbakır değil, Batman, Van, Bitlis, Bingöl ve birçok Kürdistan şehri tercihini İslam’dan, Muhammed Aleyhisselam’dan yana kullandı. Kürdistan’ın semasını kaplayan ses, Kürt halkının yeri göğü inleten feryatları Kürdistan’ın renginin sadece İslam olduğunu dost düşman herkese gösterdi.

    Müslüman Kürt halkı on binler, yüz binler halinde sevgili peygamberlerinin yolundan başka yol kabul etmediklerini ilan etmek için meydanları doldurdu. Samimi kalplerden yükselen tekbirler, salâvatlar, Muhammedi davaya bağlılık yeminleri kirli emelleri olanları yine hayal kırıklığına uğrattı. Tüm çaba, uğraş ve projelerinin berhava olmaya mahkûm olduğunu hisseden şer güçleri büyük bir umutsuzluğa düşürdü.

    Muhammedi aşk feryatları sadece Kürdistan’da yükselmedi. Ülkemizin batısını da etkisi altına aldı. Türkler ve Kürtler omuz omuza ülkenin tüm şehirlerinde peygamberi sevdayı haykırdılar. Böylece Müslüman halkların, Müslüman milletlerin vahdetini, kardeşliğini, birliğini, izzetini sağlayan, onları bölüp parçalamaktan kurtaracak olan, düşman karşısında onlara güç ve kudret sağlayacak olan tek yolun, tek çarenin Muhammed Aleyhisselam ve onun dini etrafında birleşmek olduğu ortaya çıktı.

    Evet, Müslüman halkların kalplerini birleştirecek olan, onları kardeş kılacak olan tek tutkal Muhammedi sevdadır. Empeyalist güçler, Batı, Amerika ve İsrail bunu bildikleri için Muhammed Aleyhisselamın sevgisini, muhabbetini, ona ve onun yoluna, davasına bağlılığı Müslüman halkların kalplerinden çıkarmak; Müslüman milletleri, Kürtleri, Türkleri, Arapları ve Farsları Muhammed Aleyhisselama ve onun dostlarına düşman yapmak istiyorlar.

    Evet, biliyorlar. Müslüman milletlerin peygamberi sevda etrafında birleşmeleri halinde güçleneceklerini biliyorlar. Onların zenginliklerini talan edemeyeceklerini, onları sömüremeyeceklerini, ülkelerini İşgal edip şehirlerini yakıp yıkamayacaklarını biliyorlar. Kadın ve erkeklerini öldürüp yurtlarından süremeyeceklerini biliyorlar.

    Onun için Muhammed Aleyhisselamın sevgisini Müslümanların kalplerinden çıkarmaya çalışıyorlar. O aziz rehberi gençlerimize unutturmaya çalışıyorlar. Muhammed Aleyhisselamın yerine kendilerine bağlı, kokuşmuş değerlerini savunan, halklarının dinine düşman, uşak ruhlu sahte kahramanlar üretmeye çalışıyorlar. Halklarına yıkım ve bağımlılık getirmekten başka bir şey yapmamış bu sahte kahramanları serok adıyla, ulu önder adıyla, milli şef adıyla Müslüman halklara pazarlıyorlar.

    Siz sanıyor musunuz şu son birkaç yılda uşak örgütlerin, Batının payandası ve silahşoru mürtet çetelerin şehirlerimizde, kasabalarımızda gözlerimizin içine bakarak Peygamberimize hakaret etmelerinin, hâşâ peygamberimizi tecavüzcü gösteren karikatürleri yayınlamalarının, peygamberimizi hedef gösteren, onu halkın gözünden düşürmeye çalışan etkinlikler düzenlemelerinin kendiliğinden gelişen, gelişigüzel olaylardır. Kesinlikle hayır. Buna bu şekilde inanmak saflık olur.

    Şehirlerimizde Peygamberimize, Onun getirdiği mukaddes davaya, yüce İslam’a, Peygamberin taraftarlarına, İslami değer ve öğretilere, tesettüre, gençlerimizin ahlak ve hayâ duygularına yönelik tüm saldırılar birer proje ve plan çerçevesinde yapılmaktadır. Belli bir takvime dayandırılarak yapılmaktadır. İslamsız bir Kürdistan, Muhammedsiz bir Kürdistan hedefine ulaşmak için yapılmaktadır. 1920’li,30’lu yıllarda Kemalistler eliyle Müslüman Türk halkına yaptıklarını, bugün Kürt kimlikli yerli Kemalistler eliyle Müslüman Kürt halkına yapmak istiyorlar.

    Ama Allah’ın izniyle beceremeyecekler. Kürt halkı tercihini Muhammed Aleyhisselamdan, onun dostlarından, Peygamber Sevdalılarından yana yaptı. On binler, yüz binler halinde Mevlit alanlarına akarak rengini belli etti. Kimin peygamber dostu, kimin peygamber düşmanı olduğunu bildiğini, kime güvenip kime güvenemeyeceğini de davranışıyla ilan etti. Sahtekârların oyununa gelmedi. Münafıkça tavırlara pirim vermedi.

     

    Bir taraftan peygambere ve onun yoluna, onun davasına, taraftarlarına savaş açıp diğer taraftan sözde kutlu doğum etkinliğini düzenleyenleri yalnız bırakıp ahmak olmadığını, oyuna gelmeyeceğini aşikâr etti. Peygamber düşmanlarını yapayalnız bırakırken, Peygamber Sevdalılarının etkinliklerine yüz binler halinde katılarak gerçek Peygamber dostlarını, samimi dindarları tanıdığını ve tercihinin onlardan yana olduğunu ilan etti.