Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Akşam: Yatsı:
4 °C

MUHAMMEDİ AHLAK-1

  • SADULLAH AYDIN
  • 2016-02-19 15:27:38
  • 738 Görüntülenme
  •  

     

    Peygamber Aleyhisselamın ahlak ve karakterinin yüceliğini anlatmaya kalemin gücü yetmez. O, bir ahlak ve erdem zirvesiydi. Her sözü, tavrı ve tutumu ahlaki birer örnekti. Bizzat kendisi; “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim!” diye buyurmuştur. Yine alemlerin rabbi Allah’u Azimüşşan şöyle buyurmaktadır: “Peygamber sizin için en iyi örnektir!”

    Yani Peygamber Aleyhisselamın hayatı sizin için en iyi bir numunedir. Onun hayatını, davranışlarını örnek alın. Onun ahlakıyla ahlaklanın. Yani Muhammedi ahlakla…

    Yüce Resulün ahlakını bilmeye, onun ahlakından haberdar olmaya ihtiyacımız var. Mutsuzluğumuzun, hayatı bize zindan eden ailevi ve sosyal sıkıntılarımızın kaynağında Peygamberin ahlaki erdemlerinden uzak olmamız yatmaktadır.

    İnanıyorum ki, eğer biz Muhammedi ahlakla ahlaklanırsak, yaşam bize çok daha kolay gelecektir. Mutluluk ve sevinç evlerimizden, sokaklarımızdan, dükkanlarımızdan eksik olmayacaktır. Hayat bize çok daha renkli ve anlamlı gelecektir. Maddi sıkıntılar, yaşamsal olumsuzluklar eskisi gibi mutluluklarımızı, güzel anlarımızı tutsak alamayacaktır. Yeter ki, o yüce önderin yaşadığı İslam’ı yaşayalım. Yeter ki o aziz Peygamberin bakışlarıyla meselelere bakalım. Yeter ki Resul-i Ekremin zorluklar karşısındaki duruşunu sergileyebilelim. Yeter ki onun sahip olduğu sabra, sevgiye, yumuşaklığa, tahammüle, hayaya, erdeme, hoşgörüye, merhamete sahip olabilelim…

    Ben Muhammedi ahlakla ilgili birkaç örnek sunmak istiyorum. Bu örnekleri küçük başlıklar halinde, özet olarak vereceğim. Lütfen okuduklarımız sözde kalmasın. Okuduklarımızla amel edelim… Şunu bilmelisiniz ki dünya ve ahiret mutluluğumuz, dünyevi ve uhrevi saadetimiz İslam’ı yaşamaktan geçer. Bu din bir teoriler yığını değildir; bir hayat nizamıdır. İnsanların, halkların yaşamına hükmetmek, onları yönetmek için gönderilmiş bir dindir. Hayatı kendimize zindan etmek istemiyorsak; ahiret gününde o korkunç cehennemden, beyinleri eriten o dehşet verici cehennem azabından korunmak istiyorsak bu dinin değer ve öğretileri yolumuzu aydınlatmalı. Ve bu dinin müfessiri de Muhammed Aleyhisselamdır. O, yaşayan bir Kur’an’dı. Onun ahlakı  Kur’an’dan ibaretti. İşte bu yüce ahlaktan, Muhammedi ahlaktan birkaç örnek:

     

    Akıl Akıldan Üstündür!

     

    Peygamber Aleyhisselam, insanların bilgiçlik taslamalarını, bildikleriyle övünmelerini yasaklamıştı. O, herkesi sonuna kadar dinler, kişilerin düşünce ve fikirlerine önem verir, az bilgili, çok bilgili ayrımı yapmazdı. Her zaman; “ Akıl, akıldan üstündür!” derdi.

    Peygamberin dostları da birbirlerine aynı şekilde davranırlardı. Birbirlerine büyüklük taslamaz, düşüncelerini rahatlıkla birbirlerine söylerlerdi. Aykırı, farklı görüşlere saygı gösterir, her şeyi ben bilirim, yanılmam, sen de kim oluyorsun türü kaprislere asla kapılmazlardı.

    Yoksul Ve Güçsüzlere Yakın Olmak

    Muhammed Aleyhisselam, yoksul ve güçsüzlere saygı gösterir, onların dertleriyle dertlenirdi. Onlara daima ikramda bulunur, iltifat eder, onları yanından ayırmazdı. Peygamber Aleyhisselamın etrafında hep yoksullar bulunurdu. Dostlarının, arkadaşlarının çoğu yoksul, güçsüz, vasıfsız kişilerdi. Bu davranışlarından ötürü müşriklerin alay konusu bile oluyordu. Zengin ve soylu müşrikler tevazu Peygamberini alaya alır; “Muhammed’in etrafında yoksullardan, güçsüzlerden, kölelerden başka kimse yok!” derlerdi.

    Peygamber Aleyhisselam yoksul dostları gibi giyinir, onların yediğinden yerdi. Yaşantısı da yoksulcaydı. Yoksul dostlarından kesinlikle sıkılmaz, onların yanında kendini rahat hissederdi. Onları görmediği vakit arayıp bulur, onlarla karşılaşınca yüzü sevinçle parlardı.

    Bir çok soylu, zengin, itibar sahibi müşrik Peygamber Aleyhisselamın yanına gelip ona şöyle diyorlardı:

    -Şu kılıksız, kötü kokulu yoksulları, köleleri yanından kovar, onlarla ilişkini kesersen sana iman ederiz! Çünkü biz bu yoksullarla aynı dine inanmaktan, onların yanında oturmaktan utanıyoruz.

     

    Resul-i Ekrem bu iki yüzlü, arsız zenginlerin yapmacık iman arzularını yüzlerine çarpıyor, yoksul müminlerle  dostluğunu daha da pekiştiriyordu. Devam edecek