Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Öğle: İkindi:
4 °C

NOEL

  • SADULLAH AYDIN
  • 2015-12-08 07:28:09
  • 944 Görüntülenme
  •  

     

    Hasan sevinç içinde, güle oynaya eve vardı. Çok mutluydu. Her senenin bu günü mutlu olurdu hep. Çünkü babası bir sürü yiyecek, içecek getirirdi eve. Çerezler, tatlılar, hindi eti getirirdi. Kocaman bir çam süslerdi oturma odasını. Gerçi annesi pek sevinmezdi bu günün gelişine. Çok yorulurdu. Ayrıca masraflardan da şikâyet ederdi.  Maddi durumları iyi değildi. Babası o gün çok harcama yapar, diğer günler hep öfkeli olurdu. Ama Hasan yine de o günü dört gözle beklerdi. O günde bol bol et yer, çerez alırdı çünkü.

                    Hasan eve varır varmaz mutfağa yöneldi. Paketleri açıp bakmak için. Mutfakta onu bir sürpriz bekliyordu. Ninesi gelmişti. Başka bir şehirde oturan çok sevdiği ninesi… Ninesi başka bir dünyanın insanıydı sanki. Başındaki bembeyaz örtüsüyle hep gülümserdi. Kendisiyle beraber bir sevinç ve mutluluk getirirdi.

                    Hasan sevinçten çığlıklar atarak bağırdı:

                    ----- Hoş geldin nineciğim! Noel bayramını bizimle kutlamak için mi geldin?

                    Ninesi gülümseyerek Hasan’a sarıldı. Saçlarını okşarken konuştu.

                    ----- Hayır, güzel yavrum! Noel bizim bayramımız değil ki kutlayalım. O, Hıristiyanların bayramı… Biz Müslüman’ız, Hıristiyanların bayramını kutlamak dinimizce haramdır.

                    ----- Ama nineciğim, diye itiraz etti Hasan. Herkes kutluyor bunu.

                    Ninesi gülümseyerek sözlerini sürdürdü.

                    ----- Bilmiyorlar yavrum! Bilselerdi kutlamazlardı. Hıristiyanlar bizim dini bayramlarımızı kutluyorlar mı? Kurban bayramını veya Ramazan bayramını kutlayan bir Hıristiyan gördün mü sen?

                    Hasan biraz düşündü.

                    ----- Hayır! Diye cevap verdi.

                    Ninesi mutfaktaki kanepelerden birine oturdu. Hasan’ı da yanına oturttu. Derin bir iç geçirdi. Üzüntülü bakışlarını Hasan’ın meraklı gözlerine dikerek:

                    ----- Hasan’ım! Dedi. Bizim dinimiz yeryüzündeki tek hak din. İslam dini günümüzde saptırılmamış tek gerçek din. Biz ise o yüce dinin mensuplarıyız. Bize Müslüman derler. Hıristiyanlık ise insanlar tarafından tahrif edilmiş sapkın bir inanç. Allah’ı üzen sapkınlıklarla dolu bir din. Hak dinin mensupları olan bizlere batıl bir dinin bayramını kutlamak yakışır mı?  Hem de bayram adına her türlü günahın ve israfın işlendiği bir ortamda. Böyle yaparsak Allah’ı üzmez miyiz, Peygamberimizi üzmez miyiz? Ahirette peygamberimize ne deriz?  “ Sizin ülkelerinizi işgal eden, Müslüman kardeşlerinizi acımasızca katleden, dininize ve peygamberinize hakaret eden batılıların, Hıristiyanların dini bayramlarını kutlayan sizler hangi yüzle yanıma geliyorsunuz?” derse ona ne cevap veririz?

                    Hasan derin bir sessizliğe gömülmüştü. Ninesinin anlattıklarını düşünüyordu. Ninesi titrek bir sesle:

                    ----- Ah yavrum!  Noel bayramını, diğer adıyla yılbaşını kutlayan Müslümanları görünce ne kadar üzülüyorum! Onlar, Hıristiyanlar Müslümanları öldürmek, ülkelerini işgal etmek için onların bayram günlerini seçiyorlar. Müslümanların bayramını onları öldürerek kutluyorlar. Müslümanlar ise Hıristiyanların bayramını, Hıristiyanlar gibi eğlenerek, danslar ederek… Ah, ne acı bir durum!

                    Ninesi bunları söylerken ağlıyordu. Hasan sevgiyle ninesine sarıldı.

                    ----- Üzülme nineciğim! Diye haykırdı. Ben de Allah’ı seven bir Müslüman’ım! Bunları bilmiyordum. Bundan sonra asla Hıristiyanların bayramını kutlamayacağım!