Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Öğle: İkindi:
4 °C

VİCDANINIZ REHBERİNİZ OLSUN

  • SADULLAH AYDIN
  • 2015-05-31 07:28:01
  • 723 Görüntülenme
  •  

    Tarihi seçimlere günler kaldı. 7 Haziranda sandık başına gideceğiz. Peki, oyumuzu kullanırken ölçümüz ne olacak? Kime niçin oy vereceğiz? Oy kullanmanın ne anlama geldiğini biliyor muyuz?

    Bir partiye veya bağımsız bir adaya oyumuzu verirken aslında şunu demiş oluyoruz: “ Ey falan parti veya falan kişi ben seni destekliyorum. Seni kendime temsilci tayin ediyorum. Seninle beraberim. Senin sözlerinin, uygulamalarının, vaatlerinin, inanç ve düşüncelerinin altına ben de imzamı atıyorum. Her şeyine ortağım. Günah ve sevaplarına, eylem ve ideallerine ortağım.”

    Kısacası birine oy verirken her şeyine ortak olmuş oluyoruz.

    O zaman gelin vicdanınızın sesine kulak verin. Vicdanınız sizin rehberiniz olsun.  Ben Müslüman’ım, namaz ehli biriyim, dinimi ve imanımı ciddiye alıyorum diyen biriyseniz nasıl HDP’ye oy vereceksiniz? HDP’nin seçim bildirgesine bakın, söylemlerine ve adaylarına bakın, beslendiği kaynaklara ve uzantılarına bakın. İslam’a düşmanlığı şiar edinmiş, Kürt gençliğini ifsat çalışmalarında Kemalist rejimin bile cesaret edemeyeceği kadar pervasız davranan bir parti olduğunu göreceksiniz.

    HDP, bizzat seçim bildirgesinde iktidara gelirse eş cinsel evlilikleri anayasal güvence altına alacağını söylüyor. Affınıza sığınarak bu sözlerin açılımını yapacak olursak erkeğin erkekle ve kadının da kadınla evlilik yapmasını kanunların güvencesi altına alacağız diyor. Allah’ın gazabına uğrayan Lut kavminin o iğrenç sapıklığını meşrulaştırmak istiyor. Bunu söylemde de bırakmıyor. Uygulamalarında bu davasında samimi olduğunu da ispatlıyor. Eş cinsel milletvekili adayı atıyor.

    Hepimizin bildiği gibi HDP Eskişehir milletvekili adaylarından biri eş cinsel. Adam eş cinselliğini de gizlemiyor. Kimliğiyle, sapkınlığıyla, lutiliğiyle övünüyor. Onu eleştirenlere, “ Bir erkeğin diğer bir erkekle öpüşmesini ahlak dışı görenler ahlaklarını sorgulamalı” diyor.

    HDP’nin çirkinlikleri bununla da sınırlı değil. HDP lideri Demirtaş seçim meydanlarında okullardaki din derslerini kaldıracağını, Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacağını, Yezidilerin ve Alevilerin haklarını her şeyden üstün tutacağını bas bas bağırıyor. Yani İslami değer, öğreti ve uygulamaları yasaklayacak, İslam dışı ne kadar unsur varsa onları da el üstünde tutacak. CHP’nin 1930’lu, 40’lı yıllarda yaptığı gibi…

    CHP zihniyetinin Kürt versiyonu olduğunu her hal ve söylemiyle bangır bangır haykırıyor HDP ve onunla kardeş oluşumlar. Dinle alay ediyorlar. Dini değerlerle alay ediyorlar. Dinin kutsallarını hafife alıyorlar. Namus duygusunu halkın arasından kaldırmak için her türlü çirkefe bulaşıyorlar.

    Allah aşkına Kürdistan’ın çarşı, pazar ve sokaklarına bakın.  On yıl önce böyle bir yozlaşmayı, tesettürsüzlüğü, ahlaki sapkınlığı hayal bile eder miydiniz? Ama başardılar. HDP ve türevleri hükümetin de göz yumması ve katkısıyla Kürt şehirlerini on yıl içinde Ege kıyılarına çevirdiler. Kürtlük adına, Kürd davası adına genç kız ve erkeklerimizde ne din bıraktılar ne de namus…

    Şimdi soruyorum namaz kılan, oruç tutan, eşi ve kızı örtülü olan Kürt kardeşime, vicdanını rehber edinerek cevap versin; bu zihniyetteki bir parti veya kişiye oy vermek kıldığı namazla, tuttuğu oruçla uyuşuyor mu? Hem namaz kılacaksın hem de namazınla alay edeni destekleyeceksin! Hem eşini, kızını Allah’ın emridir diye örteceksin hem de eş cinsel aday gösteren, örtüye hakaret eden partiyi omuzlarında iktidara taşıyacaksın.

    Allah aşkına Kürtlük davası bu mu? Kürdistani olmak bu mu? Kürt halkının kurtuluşu Yezidileri, eş cinsel sapkınları başımıza lider yapmaktan, çarşafı kölelik alameti görüp Kürt kızlarını soyunmaya çağırmaktan, din ve dindarlarla alay etmekten, Kâbe’yi Taksime benzetmekten, Kudüs’ün Yahudilerin kutsalı olduğunu söylemekten, camiler haftasında camileri ziyaret eden Müslüman çocukları meclise şikâyet etmekten, Ramazan ayında kameraların karşısında su içmekten, Baykal’la rakı arkadaşı olmaktan mı geçiyor?

    Ben asla milliyetçi olmadım! Milliyetçilik Müslüman’a yakışmaz! Ama bir Müslüman’ın içinde doğup büyüdüğü halkını sevmesi, onların dertleriyle derlenmesi, kurtuluş ve mutlulukları için çalışması asla milliyetçilik değildir. Vatan sevgisi imandandır. Bu anlamda bunların vatan sevgilerine de Kürt halkına olan dostluklarına da inanmıyorum. Bunların derdi Kürt halkının kurtuluşu falan değil. Batının desteğiyle Kürdistan’ı İslamsızlaştırıp emperyalizme köle kılmak sevdasıdır olup biten…

    Dinini ciddiye alan Müslüman Kürt kardeşim bütün bu oyun ve çirkin, karanlık planları etkisiz hale getirmek istiyorsa dindarlıklarını, dürüstlüklerini, samimiyetlerini söylem ve eylemleriyle ispatlamış olan Hür Adayları desteklemeli.

     

    Seçimden seçime onları hatırlayan, 6-8 Ekim olaylarında olduğu gibi zor zamanlarında onları yüzüstü bırakan, paralel yapıyı yıllarca sırtında taşıyarak bu ülkenin başına bela eden, çözüm süreci masallarıyla Kürdistan’ı resmen PKK çetelerinin insafına terk eden, Avrupa Birliğine girme sevdası adına zinayı suç olmaktan çıkarıp ahlaki yozlaşmada adeta patlamaya yol açan  iktidar partisine de güvenmemeli Müslüman Kürt kardeşim. Tercihini her zaman onunla olan kendi öz çocuklarından yana yapmalı…