Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Öğle: İkindi:
4 °C

HALEPÇE KATİLLERİYLE FLÖRT EDENLER KÜRT DOSTU OLAMAZLAR

  • SADULLAH AYDIN
  • 2015-03-20 07:15:18
  • 1101 Görüntülenme
  • Bugün çoğu insanın kafasına takılan iki soruyu kendimce cevaplamaya çalışacağım. Birinci soru PKK ve türevleri gerçekten yurtsever midirler?  İddia ettikleri gibi Kürt halkının selameti, mutluluğu ve kurtuluşu için mi mücadele ediyorlar. Gerçekten Kürt halkına acıyorlar mı? Mazlum Kürt halkının acısını yüreklerinde taşıyorlar mı?

    Tarihte davaları batıl olduğu halde halklarına acıyan, kendilerince halklarının kurtuluşu için didinen, bedel ödemeyi göze alan birçok kişi ve grup var. Ne yazık ki PKK’yi bu grupların içinde sayamıyorum.  PKK, beşeri, İslam dışı, hatta İslam karşıtı bir davanın sahibi. Ama sadece bu değil, PKK, halk dostluğu ve Kürtlüğünde de samimi değil.

    Bu iddiamın en önemli ispatı PKK ve türevlerinin Amerika dostluğudur. Biliyorsunuz birkaç gün önce Halepçe katliamının 27. yıl dönümüydü. Halepçe katliamı esnasında ve sonrasında on binlerce Kürt vahşice öldürüldü. Yine o dönemde Enfal operasyonu adı altında Saddam rejiminin halka yönelik saldırılarında vahşi katliamlar gerçekleştirildi.  Sadece Halepçe’de beş binden fazla masum kadın ve çocuk kimyasallarla öldürüldü. İnsanı insanlığından utandıran görüntüler hala hafızalarda canlılığını koruyor.

    Bu katliamı, vahşi cinayetleri Saddam rejimi yaptı. Lakin destekçileri de vardı. Ona göz yumanlar… Büyük şeytan Amerika, İran İslam devriminden sonra devrimi doğduğu ülkede boğmak için en büyük uşaklarından Saddam Hüseyin yönetimini para ve silaha boğarak İslam Devrimine saldırttı. Yani Saddam rejiminin arkasındaki güç Amerika ve İsrail’di. Saddam yönetimi Amerika’nın avucundaydı. Nitekim bu iğrenç ve zorba rejimle işi bitince onu rahatça yıktı.

    Yani Amerika isteseydi Saddam yönetimine Halepçe katliamını yaptırmazdı. Irak Kürdistan’ındaki vahşi cinayetlere müsaade etmezdi. Halepçe’ye ölüm yağdıran uçaklara hava sahasını kapatırdı. Çünkü Irak hava sahası o dönemde Amerika kontrolündeydi. Ama bırakın hava sahasını kapatmayı Saddam’a kimyasalları veren bizzat Büyük şeytan Amerika’ydı.  Dönemin ABD yetkilileri daha sonra çeşitli medya organlarında bunu bizzat itiraf ettiler.

    Halepçe katliamının en büyük sorumlularından ve mazlum Kürt halkının yaşadığı ve halen yaşamaya devam ettiği zulümlerin arkasındaki güç olan Amerika’ya dostluk eli uzatan, onunla flört eden, etkinliklerinde “yaşasın Obama!” sloganları atan bir örgütün Kürt dostu olduğunu söylemek en hafif tabirle halkların zekâsıyla alay etmektir.

    İSLAMİ CAMİA YURTSEVERDİR AMA ASLA KAVMİYETÇİ DEĞİLDİR

    İkinci soruysa bölgedeki İslami camianın Kürtlüğüyle ilgili… İslami camianın mazlum, Müslüman Kürt halkının sorun ve sıkıntılarıyla yakından ilgilenmesi, özellikle tarihi anlam taşıyan ve ilk defa Kürt halkının sorunlarını konuşup çözüm üretmek üzere İslami grupları bir araya getirmesi bile devrim niteliğinde olan, “ Kürt meselesine İslami çözüm çalıştayı”ından sonra bu soru akılları daha çok meşgul eder oldu.

    Gözlemlerim ve kanaatim şudur ki bölgede Hüda Par, Mustazaflar ve Hizbullah gibi isimlerle adlandırılan İslami camia yurtseverdir. Doğup büyüdüğü toprakları sever. O topraklarla gönül bağı son derece güçlüdür. Vatan sevgisini, yurt sevgisini imandan bilir. Halkının mutluluğu, kurtuluşu, özgürlüğü vs. öncelikleri arasındadır. Ki bu peygamberi bir ahlaktır. İslami ve insani bir anlayıştır. Diğer bütün Müslüman halkların, hatta yeryüzündeki bütün mazlum halkların kurtuluş ve selametini arzuladığı gibi mensubu olduğu Kürt halkının da kurtuluş ve selametini arzular. Türkler, Araplar, Farslar ne tür haklara sahipse aynı hakları mazlum Kürt halkı için de talep eder ve bu uğurda mücadele etmekten de çekinmez.

    Ama İslami camia asla kavmiyetçi değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. . Kürdiliğini kabul ettirmek adına bazılarının yaptığı gibi inanç ve değerlerinden taviz verip asla kavmiyetçilik yapmaz.

    İslami camia kavmiyetçiliği bir hastalık, İslam dışı bir ideoloji sayar. Müslüman Kürt halkının kurtuluşunu kavmiyetçilikte değil İslami değerlerde görür.  Kürdistani olmak adına dini değerlerinden vazgeçip İslam düşmanı, milliyetçi oluşumların kuyruğuna takılmaz. Ümmetçiliği kendi halkının kurtuluşuna ve vatanperverliğe engel görmez.