Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

ROL MODELİMİZ KİM?

  • SADULLAH AYDIN
  • 2022-01-03 15:46:24
  • 485 Görüntülenme
  • İnsanın yaratılışı, fıtratı boşluk kabul etmez. Kişinin gereksinim duyduğu bir konuda ihtiyacı karşılanmadığı zaman kişi kendisi bir arayışa geçer ve bir şekilde o ihtiyacını karşılamaya çalışır. Doldurulmayan o boşluğu karşılaştığı ilk şeyle doldurmaya kalkışır.

    Meselenin daha iyi anlaşılması için anlatmak istediğimiz konuyu örneklendirebiliriz. Mesela sanat, edebiyat ihtiyacı… Her insan, özellikle çocuklar ve gençler sanatsal ve edebi eserlere ihtiyaç duyarlar. Ruhları, duyguları bu ihtiyaca göre yaratılmış. Eğer bizler, biz Müslümanlar çocuklarımızın bu ihtiyacını karşılayacak edebi ve sanatsal eserler üretemezsek, çocuklarımız değerlerimize yabancı, değerlerimize düşman sanatsal ve edebi eserlere yönelirler. Düşmanlarımızın, Allah’ın ve İslam’ın düşmanlarının elleriyle üretilmiş sinema filmlerine, roman ve öykü kitaplarına, tiyatro eserlerine, müzik parçalarına yönelirler.

    En önemli ihtiyaçlardan biri de rol model ihtiyacıdır. Yaşı, kültürel durumu, konumu ne olursa olsun her insan mutlaka birini veya birilerini kendine rol model seçme ihtiyacı hisseder. Gidin en meşhur bir siyasetçiye veya bilim adamına sorun, mutlaka örnek aldığı, kendine model seçtiği birileri vardır. Elinize bir mikrofon alsanız ve rastgele işlek caddelerin birine çıkıp önünüze gelen herkese rol modeliniz kim diye sorsanız, mutlaka hepsi de size birinin veya birkaç kişinin ismini söyleyecektir. Rol modelim yok diyene rastlamanız çok düşük bir ihtimaldir.

    Peki, Müslümanların rol modeli kimdir, kim olmalıdır? Tabi ki yüce Peygamber, Muhammed Mustafa Aleyhisselam… Bizzat şanı yüce yaratıcımız şerefli kitabında bize rol model olarak Peygamber-i Azam’ı tavsiye etmiştir. O, sizin için en iyi örnektir, yani rol modeldir diyor yaşam kaynağı kitabımız…

    Biz Müslümanlar Resulullah’ı rol model alıyor muyuz? Çocuklarımıza, ev halkımıza rol model olarak tanıtıyor, takdim ediyor muyuz? Çocuklarımız, erkek ve kadınlarımız Peygamber-i Azam’ı ne kadar biliyor, tanıyor? Onun aile hayatından, çocuklarla olan iletişiminden, ahlakından, yemek adabından, ibadet hayatından, toplumsal münasebetlerinden, eşleriyle diyaloğundan ve onlara davranış biçiminden, ticari ahlakından ne kadar haberdardırlar?

    Ne yazık ki birçok konuda olduğu gibi bu konuda da sınıfta kalmış durumdayız. Ne biz Peygamberi rol model almışız ve ne de kadınlarımıza, çocuklarımıza, yakınlarımıza rol model olarak sunmuş durumdayız. Aile hayatımız peygamberinki gibi değil. Çocuklara, kadınlara, yakınlarımıza davranışımız peygamberinki gibi değil. Ticari hayatımız, toplumsal ilişkilerimiz, siyasi tercihlerimiz peygamberinki gibi değil. İbadet ahlakımız da peygamberinki gibi değil. Peygamber-i Ekrem’in zikri ve övgüsü sadece dillerimizde, daha öteye gitmiyor.  Hatta dillerimiz de Allah’ın yüce Resulünü unutmuş durumda.

    Dediğim gibi yaratılış, fıtrat boşluk kabul etmez. Peygamberi rol model olarak bilmeyen, bu konuda bilinçlendirilmeyen çocuklarımız, kadınlarımız, yakınlarımız bu defa kendileri arayışlara girişiyor ve İslam’ın düşmanları tarafından allanıp pullanarak kendilerine sunulan rol modellere dört elle sarılıyorlar.

    Öyle acınacak bir durumdayız ki bırakın sırdan halkı biz dindarların bile çocukları, kadınları çoğu defa kendilerine rol model olarak günah ve isyan bataklığı içinde debelenen sanatçıları, aktörleri, müzisyenleri, meşhur sporcuları, eserleriyle günah ve haramın sözcülüğüne soyunan Batılı edebiyatçıları, aydınları seçiyorlar.

    Ondan sonra dizlerimize vuruyoruz. Cennetten bir köşe olması gereken yuvalarımız, evlerimiz neden cehennemden bir çukura dönüyor diye. Evlilik kurumu neden yok olmak üzere? Boşanmalar neden bu kadar artıyor? İntiharlar, çılgınlıklar, aile içi şiddet, cinayetler, uyuşturucu kullanımı, bencillik, psikolojik rahatsızlıklar, merhamet ve sevgi yoksunluğu neden bu kadar yaygınlaşmış?

    Yaratılış boşluk kabul etmez, iyileri rol model olarak sunmazsan kötüler rol model olarak boy göstermeye başlar ve toplumların, halkların manevi yıkımı artık önlenemez olur…