İmsak: Güneş:
4 °C
asd

IRKÇI UYGULAMALAR PKK’YE HAYAT BAHŞEDİYOR-1

  • SADULLAH AYDIN
  • 2020-05-14 14:51:38
  • 71 Görüntülenme
  • Seksenli yıllarda, ben çocukken babam Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, ücra bir dağ köyünde fahri imamdı. Kızıltepe ile Mazıdağı arasındaki bu küçük köyün Kürtçe ismi yanılmıyorsam “Bıloka” idi. O dönem PKK daha yeni yeni faaliyetlerde bulunuyor, güçlenmeye çalışıyordu. Daha çok köylerde tutunabiliyorlardı PKK’li militanlar. Şehirlerde yoktular.

    O dönem iletişim imkânları çok kısıtlı olduğu, bu dağ köylerinde telefon ve elektrik olmadığı için PKK’liler rahat bir şekilde gidip gelebiliyorlardı. Daha çok gece saatlerinde, küçük gruplar halinde gözlerine kestirdikleri evlere baskın düzenleyip yiyecek, giyecek alıyorlar, propagandalarını yapıp gidiyorlardı.

    Zavallı köylüler onlardan nefret etmelerine rağmen çaresizdiler.  Korkudan kapılarını açıp yiyecek vermek zorunda kalıyorlardı. Bir sivil eli silahlı adamlara karşı ne yapabilir ki?

    Evet, halk onlardan, PKK’li militanlardan nefret ediyordu. Çünkü halka yabancıydılar, halkın dinine düşmandılar. Kürt halkının inanç ve imanıyla, namus ve iffet hassasiyetiyle alay ediyorlar, geleneklerini küçümsüyorlar, onları aşağılıyorlar, fırsatını buldukları an halkın namusuna göz dikmekten çekinmiyorlardı.

    Bizim köyün yakınlarında “Badina” diye başka bir köy vardı. Köyün muhtarı genç biriydi o zaman. Aradan çok uzun zaman geçtiği için o muhtarın ismini hatırlamıyorum şu an. Ama dindar biriydi. Babamla dostlukları da vardı. Çocukluk yıllarımda babamla birlikte birkaç defa onun evine misafir gittiğimizi hatırlıyorum.

    İşte bu muhtarın evine bir gece yarısı bir grup silahlı PKK’li baskın yapıyor.  Bu olay yaz aylarında geçiyor. Eskiden damlarda tahtlar vardı. Elektrik olmadığı için karanlık basar basmaz insanlar dama çıkıyor, akşam yemeklerini damda yiyorlar, gecelerini damda geçiriyorlar, sonra da tahtlar üzerinde uyuyorlardı.  Muhtar da çaresiz misafirlerini damada kabul etmek zorunda kalıyor. Muhtarın getirdiği yiyeceklerle zıkkımlanan bu namus düşmanları muhtarın genç ve güzel karısına göz koyuyorlar. “ Eşin bizimle aşağı gelip su hazırlasın, banyo yapacağız,” diyorlar ona. Muhtar kendisinin onlara yardımcı olabileceğini söylüyor. Lakin kabul etmiyorlar, “ Sen yukarıda kal ,” diyorlar. Muhtar onların kötü niyetini anlayınca yastığının altındaki tabancasına uzanmak istiyor. PKK’liler muhtarı oracıkta öldürüyorlar.

    Buna benzer nice olayın yaşandığını hatırlıyorum. O yüzden halk bunları sevmiyordu. Ve eğer devletin ırkçı, halka yönelik kötü muamelesi olmasaydı PKK çok geçmeden yok olup giderdi. Ama ne yazık ki devlet o dönem halka karşı öyle düşmanca bir pratiğin içindeydi ki bu uygulamalar PKK için hayat kaynağı oldu, mazlum Kürt halkını PKK gibi ateist, ırz düşmanı bir örgütün kucağına itti.

    PKK’li militanlara yiyecek verdikleri gerekçesiyle askerler birkaç yıl arayla bizim köyün iki muhtarını döve döve öldürdüler. Evet, yanlış duymadınız döve döve öldürdüler. Silahlı PKK’liler gece köye baskın yapıyor, köylülerden zorla yiyecek alıyor, ertesi sabah ise askerler gelip teröristlere yiyecek verdikleri gerekçesiyle köylülere işkence ediyor, her tür aşağılayıcı davranışta bulunuyor, insan onurunun kaldıramayacağı vahşetler sergiliyordu.