Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Öğle: İkindi:
4 °C

MUTASAVVIF MÜCAHİTLER-2

  • SADULLAH AYDIN
  • 2019-03-22 10:41:24
  • 234 Görüntülenme

  • On dokuzuncu ve yirminci yüz yılda emperyalist düşman karşısında yiğitçe duran direniş hareketlerinin büyük çoğunluğu ise tasavvuf kökenlidir. Bu direniş ve kıyam hareketlerinin önderleri aynı zamanda mutasavvıf kimlikleriyle ön plana çıkmış şeyhler ve tarikat büyükleridir.

    Bu iddiamızın ispatı için buradan söz konusu ettiğimiz hareketlerden bazılarına çok kısa değinmek istiyorum.

    Türkiye’de Osmanlının yıkılışı sonrası gücü eline geçiren ve İslam’ın kökünü kazımak için Batının desteğiyle İslam’a ve Müslümanlara savaş açan, İslam kültür ve değerlerini, İslami yaşam tarzını yasaklayan Batıcı rejime ilk ve tek ciddi itirazı yapan, şanlı bir kıyam gerçekleştirip bu uğurda kendini fedadan çekinmeyen kişi bir tasavvuf ve tarikat büyüğüydü. Yani Şeyh Said idi. Şeyh Said özellikle Türkiye Kürdistan’ında şöhret bulmuş bir tarikat lideriydi. Binlerce müridi vardı. Kıyamda başı çekenler de Şeyh Said’in müritleri ve bölgedeki diğer şeyhler ve tasavvuf büyükleriydi.

    Yine diğer bir şanlı kahraman, Kafkas kartalı lakabıyla şöhret bulmuş Şeyh Şamil… Rus emperyalizmine, sömürgeci Çarlık rejimine elli yıla yakın kahramanca direnen, Kafkas dağlarını, Çeçenistan’ı, Dağıstan’ı Rus kâfirine mezar eden Şeyh Şamil bir tasavvuf ve tarikat büyüğüydü. Savaşçılarının çoğu naip ve müritlerinden oluşuyordu.

    Bir diğer kahraman Ömer Muhtar… Zamanın en gaddar güçlerinden, Faşist Musolini yönetimindeki İtalya, Libya’ı işgal edip Müslüman halkı esarete mahkûm ettiği zaman bu işgal ve sömürüye kahramanca direnen, imkânsızlıklar içinde, bir avuç arkadaşıyla yirmi yıl boyunca cihat eden Ömer Muhtar bir tarikat lideriydi. Yaşlı bir mutasavvıftı.

    Birinci dünya savaşından sonra Filistin topraklarını işgal edip Yahudi, Siyonist çetelerin bu mukaddes İslam topraklarında haydut bir devlet kurmalarının zeminini hazırlayan İngiliz emperyalizmine karşı ilk ciddi direnişi gerçekleştiren ve bu uğurda şehit olan Şeyh İzzettin el-Kassam da bir mutasavvıftı. Bir gönül ve irfan adamıydı. Hem âlimdi hem arifti…

    Cezayir’i işgal edip bir milyondan fazla mazlum Müslümanı katliamdan geçiren, soykırıma uğratan barbar Fransız emperyalizmine karşı özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini başlatan mücahit Cezayir halkının başında yine bir tarikat büyüğü vardı. Şeyh Abdulkadir Es-Senusi vardı.

    Tunus’un özgürlüğü için emperyalistlerle savaşa tutuşan Şeyh Mehdi, ikinci dünya savaşından sonra İran’ı işgal eden İngiliz ve Rus işgalcilere karşı destanlar yazıp bu uğurda ipe gülümseyerek giden Mirza Küçek Han Cengeli ve diğer İslam coğrafyalarındaki İslami özgürlük hareketlerinin başını çeken nice mücahit ve direniş önderi mutasavvıftılar, tarikat erbabıydılar.

    Tasavvuf, irfan, nefis tezkiyesi, züht, zikir kesinlikle mücahit olmaya, cihat ve şehadet kültürüyle donanmaya, İslam ümmetinin özgürlük ve kurtuluşu için mücadele etmeye, İslam’ın hükümranlığını talep etmeye engel değildir. Yukarıda saydığım örnekler buna en iyi delildir. İslam adına son asırda gerçekleşen dünya tarihinin belki de en büyük kıyam ve devrimine önderlik eden İmam Humeyni de aslında bir arif ve gönül adamıydı. Onun tasavvuf ve irfanla ilgili yazılmış, nefis tezkiyesi ve zühdü konu edinen çok sayıda risalesi ve şiiri vardır.