Öğle: İkindi:
4 °C
asd

SURİYE’DE YAŞADIĞIMIZ HAYALKIRIKLIĞINI IRAK’TA YAŞAMAMAK İÇİN SAĞDUYU

  • SADULLAH AYDIN
  • 2017-10-03 18:03:37
  • 1184 Görüntülenme
  •  

    Sanırsınız ki tüm dünya orduları Türkiye’nin etrafını çepeçevre sarmış, Türkiye’yi yok etmek için gün sayıyorlar. Türkiye ise kurtuluş savaşı vermek için tüm imkânlarını seferber ederek teyakkuzda. Düşmanın karargâhı ise Irak Kürdistan’ı… Irak Kürdistan’ı çökertilebilirse kurtuluş savaşı kazanılmış olacak.

    Sözde milliyetçi ve ulusçular ve onların söylemlerini dillendirmekten çekinmeyen bazı dindarlar, kılıçlarını çekmiş, Allah Allah naralarıyla fetih anını bekliyorlar. Bilmem kaç bin ülkücü ve yurtsever fedai Türkiye’yi kurtarmak için Irak Kürdistan’ını fethe hazırmışlar.

    Hiçbir konuda vasat ve sağduyulu olmayı beceremeyecek misiniz beyler? Bu ne biçim devlet politikası? Devlet böyle mi yönetilir? Suriye konusunda da aynı heyecana kapıldınız. İleriyi düşünmeden, ne olup bittiğini tam hesaplayamadan, emperyalist güçlerin karanlık projelerine odun taşımaktan çekinmediniz. Suriye topraklarını birkaç gün içinde fethedip büyük Osmanlı’yı kurma hayaline kapıldınız. Gelinen noktayı görüyorsunuz. Suriye diye bir devlet, Suriyeli diye bir halk kalmadı. Kazanan Amerika, İsrail, Rusya ve tüm Batı oldu. Kaybeden ise başta Türkiye olmak üzere tüm ümmet…

    Sınırlarımızda bir PKK devletinin kurulma tehlikesinin belirmesi aklıselim hareket etmememizin sonucunda oldu. Suriye sınırımızda Amerika’nın kucağında bir PKK devleti kuruluyor. Ve biz hiç bir şey yapamıyoruz. Amerika bu devleti koruma altına almış. PKK-PYD’nin etkili olduğu bölgelerde ha bire askeri üs kuruyor, oralara en modern silahları yığıyor. Sağduyudan uzak politikalarımızın, hırsımızın, komşu Müslüman ülkeler olarak birbirimizin kuyusunu kazmamızın sonucunda oldu bunlar.

    En büyük düşmanımız Amerika, İsrail, Rusya ve diğer Hıristiyan ülkeler. Onlar kuyumuzu kazıyorlar, bizi birbirimize düşürüyorlar, topraklarımızı küçük devletçiklere ayırmaya çalışıyor, ülkelerimizi işgal edip halklarımızı katlediyorlar, topraklarımızda askeri darbeler yaptırıp seçilmiş hükümetlerimizi devirmeye kalkışıyorlar.

    Peki, biz ne yapıyoruz onlara karşı. Masum vatandaşlarımızı uluslar arası sularda, bütün dünyanın gözleri önünde vahşice katleden, ilk kıblemizin altına tüneller kazıp onu yıkmaya çalışan İsrail’e karşı biz ne yaptık? Kürdistan referandumunda İsrail’in bayrağının dalgalandığını söyleyen bizler başkentimizde, en büyük şehirlerimizde İsrail’in bayraklarını dalgalandırmıyor muyuz? İsrail çetesini devlet kabul edip topraklarımızda onlara elçilik açtırmıyor muyuz, özel günlerinde kutlama mesajları yayınlamıyor muyuz? Ve en kötüsü İsrail’le her türlü ticari ilişkimiz her geçen gün artmıyor mu? Birkaç milyonluk, küçük Kürdistan’a karşı dünyayı sarsan kükreyişimizi İsrail’e karşı niye yapmıyoruz?

    Irak Kürdistan’ına karşı ortak askeri tatbikatlar yapan bizler, sınırları kapatıp uçakları durduran biz Müslüman ülkeler büyük Şeytan Amerika Barzani’den daha mı az tehlikeli veya daha mı küçük bir düşman ki ona karşı bir araya gelmiyoruz. Irak’ı, Suriye’yi, hatta Türkiye’yi cehenneme çeviren, bize bölünme korkusu yaşatan, halklarımıza karşı korkunç katliamlar gerçekleştiren Amerika emperyalizmine karşı niye aynı yiğitliği göstermiyoruz?

    Sağduyulu olalım beyler! Suriye’de yaşadığımız hayal kırıklığını Irak’ta, Irak Kürdistan’ında yaşamamak için sağduyulu ve ferasetli davranalım. Gözlerimizi kör eden Milliyetçilik taassubunu bir kenara fırlatıp kurtuluş ve vahdetimizin teminatı ümmet olma bilincini kuşanalım. Yoksa hem Irak Kürdistan’ını kaybederiz hem de bu topraklarda yaşayan ve bu ülkeye yürekten bağlı milyonlarca Kürt’ün sevgi ve muhabbetini…

    Amerika ve İsrail gelip Irak Kürdistan’ına çöreklenirse biz ne yapabiliriz o zaman? Irak Kürdistan’ını, oradaki Kürt kardeşlerimizi o zalimlerin kucağına itmeyelim? PKK, PYD gibi Amerika ve İsrail taşeronu örgütlerin ellerini güçlendirmeyelim. Kendi ellerimizle kendi geleceğimizi ateşe atmayalım. MHP gibi kavmiyetçi partilerin bölücü kışkırtmalarını değil, sağduyu sahibi âlim ve kanaat önderlerinin, ferasetli aydınların tavsiyelerini dinleyelim.

     

    Evet, her Müslüman gibi ben de İslam topraklarının bölünmesine karşıyım. Ama bu akılla bölünmeyi durduramayacak daha çok artıracaksınız. Adil ve hakkaniyetli bir çözüm için Müslüman Kürt kardeşlerinizle masaya oturmaktan çekinmeyin. Onları emperyalistlerin kucağına itecek düşmanca söylem ve eylemlerden uzak durun!