Elhamdülillah bir Ramazan ayına daha kavuşacak olmanın sevinci içindeyiz. On bir ayın sultanı, yine rahmetiyle, bereketiyle şehrimizin üzerine çökecek. Batman’ın çarşısında, pazarında hissedilen o tatlı telaş, iftara yetişme heyecanı, teravih öncesi yapılan alışverişler şehrin ruhunu yeniden canlandıracak. Gazetemizin manşetine de taşıdığı gibi, gerçekten de bir bereket havası var sokaklarda.

Sabahın erken saatlerinden itibaren Alo Tevşo Pazarı’nda, Cumhuriyet Meydanı çevresinde, Diyarbakır Caddesi boyunca gözle görülür bir yoğunluk yaşanıyor. Uzun süredir bu denli hareketli günler görmeyen esnafın yüzü gülüyor. Aylardır durağan seyreden işler, Ramazan’la birlikte adeta can suyu bulmuş durumda.

Ne var ki bu güzel tabloyu gölgeleyen bir mesele var: Fiyatlar.

Batmanlı hemşehrilerimizden gelen şikâyetler artıyor. “Ramazan geldi, fiyatlar da geldi” diyenlerin sayısı az değil. Zaten hayat pahalılığı belimizi bükmüşken, bazı ürünlerin Ramazan’la birlikte daha da zamlanması, vatandaşın sevincini kursağında bırakıyor. Özellikle temel gıda maddelerinde hissedilen artış, dar gelirli aileleri ciddi anlamda zorluyor.

Unutmayalım ki bu şehirde yaşayanların önemli bir kısmı asgari ücretle, hatta onun da altında bir gelirle hayat mücadelesi veriyor. Birçok aile için et, tatlı, kuruyemiş artık “özel gün” ürünü haline gelmiş durumda. Hatta bazı evlerde meyve bile hesap edilerek alınıyor. En doğal ihtiyaçların lüks kategorisine girdiği bir dönemde, Ramazan yoğunluğunu fırsata çevirmek hangi vicdana sığar?

Ramazan ayı sadece oruç tutmak değildir; aynı zamanda nefsi terbiye etme, kanaat etme, paylaşma ve empati kurma ayıdır. Açın halinden anlamayı öğreten bir mekteptir. Hal böyleyken, bir esnafın “Nasıl olsa satılıyor” diyerek fiyatı yukarı çekmesi, bu ruhla bağdaşır mı? Elbette her esnafı aynı kefeye koymak haksızlık olur. İnsaflı, ölçülü, kazancını helalinden ve makul kârla elde etmeye çalışan çok sayıda esnafımız var. Onları tenzih ederiz. Ancak birkaç fırsatçının yaptığı yanlış, tüm çarşının itibarını zedeler.

Oysa esnaf ile müşteri arasındaki ilişki sadece alım-satım ilişkisi değildir. Bu şehirde çoğu esnaf müşterisini ismiyle tanır. Aynı mahallede büyümüş, aynı camide saf tutmuş, aynı düğünde halay çekmiştir. Böyle bir şehirde, komşusunun sofrasındaki eksilmeyi görmezden gelmek bize yakışır mı?

Ramazan bereket ayıdır. Bereket sadece çok satmakla değil, gönül kazanmakla da olur. Uygun fiyatla yapılan bir satış, edilen bir hayır duası, uzun vadede en büyük kazançtır. Üç kuruş fazla kazanacağım diye bir ailenin iftar sofrasını eksik bırakmak ne dünyada ne ahirette kazanç getirir.

Geliniz, bu Ramazan’ı vatandaşa zehir etmeyelim. Ramazan’ın bereketini fırsatçılıkla gölgelemeyelim. Halkın Ramazan sevincini kursağında bırakmayalım. Esnaf insaflı olsun ki şehir huzurlu olsun. Çünkü Batman’ın gerçek bereketi, birbirine sahip çıkan insanlarının yüreğindedir.