Türkiye’de gündem her zamanki gibi çok yoğun. Televizyonlarda yayınlanan haberlerin çoğunluğunu toplumsal anlamda olumsuz sayılabilecek haberler oluşturuyor. Yolsuzluklar, ticari nizalar, ahlaki yozlaşmalar, dijital bağımlılık, tüketim ve lüks çılgınlığı, yeni nesil çetelerin vatandaşlara vermiş olduğu zararlar, sabah kuşağı programlarının aile kurumunda oluşturduğu tahribatlar, dizi ve filmlerdeki karakterlerin gençler üzerindeki olumsuz etkileri, borsada şüpheli işlemler ve fon hareketliliği, okullarda artan akran zorbalığı ve şiddet, kısa yoldan ve emek sarf etmeden zengin olmak için yapılanlar, sanal kumar ve uyuşturucu ticareti gibi başlıklar ülkenin güncel gündeminin neler olduğunu gösteriyor. Bunlar tek mi, değil elbet. Sayılmayanlar, sayılanlardan çok daha fazladır.

Bu gündemler hakkında vatandaş ne diyor peki? Toplumun yaşanan gelişmelere karşı bakış açısı nedir acaba? Çok geriye gitmeye gerek yok. Son bir haftadır farklı yerlerde farklı kesimlerden insanlarla yaptığım görüşmelerde, toplumun ahlaki bir çürümüşlük içinde olduğu hususuyla ilgili çok ciddi anlamda şikâyetler dinledim. Maalesef ki göz göre göre toplumsal bir çürüme yaşanıyor. Hassasiyet sahibi insanlar bu çürümenin farkında; bu gelişmelerin ve son dönemlerde artan ahlaksızlıkların hayra alamet olmadığını düşünüyorlar.

Toplumu değerlerinden uzaklaştıran faktörler çok fazladır. Örneğin prime time saatinde yayınlanan kimi dizi, film ve programlar aile kurumunu hedef alıyor, fuhşiyatı ve sadakatsizliği teşvik ediyor, mafyatik yaşamı ve bir hak arama yöntemi olarak şiddeti normalleştiriyor. Yıllardır televizyon ekranlarında yayınlanan kimi dizi ve filmlerin toplumu özünden uzaklaştırdığı dile getiriliyor. Bunun için yetkililerin ve RTÜK’ün yayımlanan bütün programları ciddi anlamda denetlemesi gerektiği dile getiriliyor. Denetliyorlar mı peki, fuhşiyatı normalleştiren hatta teşvik eden dizilere yönelik cezai müeyyide uygulanıyor mu? Yok! Sorun burada işte. Yeteri kadar denetleme yok, dizi ve programlardaki ahlaksızlıklara yönelik bir yaptırım yok. Böyle olunca toplumsal çürüme meydana geliyor. Toplumsal çürüme bir anda meydana gelmez. Bunun kimi aşamaları vardır. Eğer yozlaşmalara karşı net bir tavır ortaya konulmazsa, hatta bunlar kimi yerlerde alkışlanırsa işte o zaman toplum bozulur, adaletin terazisi sarsılır ve sorunlar günden güne çoğalır.

Toplumda artan çürümeye karşı çözüm ne peki? Cevap basit ancak bir o kadar da zor; toplumsal çürümeye karşı İslam’ın belirlemiş olduğu çerçevede hayatı idame ettirmek. Ama gerçek anlamda, Allah’ın kanunlarına uyarak, Kur’an’daki uyarıların hepsini hayatta uygulayarak. Peki, Kur’an bize ne diyor? Diyor ki; iyiliği yaşayacak, kötülükten uzaklaşacaksınız. Adaleti ve merhameti hayatınızın merkezine alacak; faizden, kumardan, yalandan, zulümden, haksızlıktan, kötü sözden, kötü ortamdan uzak duracaksınız. İslam’ın ve imanın şartlarının gereğini eksiksiz yerine getireceksiniz. Gözünüzü, gönlünüzü, çocuklarınızı, çevrenizi ekranların haramlarından sakınacaksınız. Güçlünün, zenginin yanında değil, haklının yanında saf tutacaksınız. Dürüst, güvenilir, sabırlı, saygılı, yardımsever, güzel ahlaklı, hilm sahibi ve yumuşak huylu olacaksınız; dilinizle ve davranışlarınızla kimseye zarar vermeyeceksiniz. Bunlar sizin İslami çalışmalarda söylemeniz ve yapmanız gerekenlere engel olmayacak.

Zulüm de etmeyeceksiniz, zulme rıza da göstermeyeceksiniz. İfrat ve tefrit olmayacak hayatınızda; vasat bir çizginiz olacak. Şatafat, gösteriş, israf, büyüklenme, tekebbür sizin tamamen uzak kalmanız gereken alanlar olacak. Namazlar, karşılıksız iyilikler, sizi takva sahibi yapacak ibadetler hayatta en çok lezzet almanız gereken hususlar olacak. Bunları sadece yapmakla kalmayacaksınız, “İçinizden iyiliği emreden kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun” emri gereği bu yaptıklarınızın toplum içinde yer bulması için insanlara da anlatacaksınız; İslam davetini toplumun her kesimine götürmek için yoğun bir çaba içinde olacaksınız. İslami kuralları hayatından çıkaran, yanlış yapan, hata eden, günah işleyen kimse yakasına yapışacak; hikmetle davranarak yaptıklarının toplumsal çürümeye sebep olduğunu anlatacak ve onu din-i mubinin güzellikleriyle tanıştıracaksınız…