HAMAS’ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Genel Kurmay Başkanı Muhammed Daif’ın 7 Ekim 2023 tarihinde yapmış olduğu bir konuşma ile tarihi Aksa Tufanı’nın başladığından dünya haberdar olmuştu. Muhammed Daif taktiksel ve stratejik konuşmasına Allah’ın adıyla başlayarak işgalci düşmanın topraklarını işgal ettiğini, halkı yerinden ettiğini, köyleri ve kasabaları yıkıp yaktığını ve Filistinlilere yönelik yüzlerce katliam işlediğini dile getirdi. Daif konuşmasında, hem dini açıdan sorumluluklarını yerine getirdiklerini vurguladı hem de haddi aşmış olan işgalci düşmana Filistin’in gerçek sahipleri olanların bir cevap vermesi gerektiğinin altını çizdi. Konuşmada Aksa Tufanı ilanıyla beraber hedefler sıralandı ve hem Gazze’nin fedakâr halkına ve mücahitlerine hem de İslam dünyasına çağrılarda bulunuldu.
Geriye dönüp baktığımızda Aksa Tufanı’nın dünya çapında etkilerini görürüz. Allah hepsinden razı olsun tufanın mimarları, tufanın çok büyük etkiler bırakacağını daha hayatta iken dile getirmişlerdi. Biliyorlardı, bunun için büyük fedakârlıklar ve büyük bedeller ödenecek. En büyük bedeli kendileri ödedi. Onlar, başka yapıların liderleri gibi davranmadılar. Hiçbir zaman kendilerini düşünmediler, ailelerinin ve dünyevi geleceğin hesabını yapmadılar. Dünya tarihine geçecek tufanın mimarlığını yapan Daif, Sinvar gibi azizler başlattıkları tufanda işgalci düşmana hayatlarında tatmadıkları acıyı yaşattılar. Düşman ilk anda şok olmuştu, hareket kapasitesini yitirmişti. Sonrasında ise düşman, aşağılık yöntemlerle on yıllardır yapmış olduğu zalimliklerini ve katliamlarını yapmaya devam etti. Tufanın mimarları elbette bunun hesabını yapmışlardı, işgalci zalimlerin hedef gözetmeksizin saldıracaklarını biliyorlardı. Sürekli saldırdıkları, sürekli katliam yaptıkları gibi.
Hani birileri çıkıp diyor ki Kassam başlatmasaydı işgalciler saldırmazlardı. Allah’tan korkun, işgalciler on yıllardır zaten saldıran, katleden, işgal eden, çocuk ve bebekleri öldüren değiller miydi? Tufanın mimarları işgalciye haddini bildirmeliydi ve bildirdiler de. Evet, bedellerini canlarıyla ödediler, şehit oldular. Ancak tufanın etkileri devam ediyor. Elhamdülillah, Filistin davası şimdi bütün dünyanın gündemindedir. Her ne kadar İslam dünyası Filistin’e, Gazze’ye yeteri kadar sahiplenmezse de artık Gazze sürekli dünyanın gündemindedir. Aynı zamanda şuan da işgalci yahudiler dünya çapında istenmeyen suçlu insanlar konumundadırlar. Vicdanını yitirmemiş her insan bugün işgalcilerin katliamcı ve soykırımcı oldukları konusunda hem fikir.
Gelinen aşamada hiç kimse Aksa Tufanı’nın hedeflerine ulaşmadığını dile getirmesin. Tufanda amaç hâsıl oldu, olmaya da devam edecek. Daha önce işgalci rejim için yenilmezlik algısı vardı, peki şimdi? Artık işgalci rejim için yenilmezlik diye bir husus kalmadı. İstenildiği ve inanıldığı takdirde işgalci rejime ne kadar da büyük bir acı yaşatılabileceği görüldü. Bugün işgalci rejimin uluslararası anlamda ne itibarı kaldı ne de olumlu bir imajı. Buna Aksa Tufanı sebep oldu. Tufanın mübarek sahipleri işgalci rejimin kirli, kanlı, soykırımcı yüzünü bir kez daha dünyaya göstermiş oldu. Tufandan önce halkları Müslüman olan ülkeler ile işgal rejimin gündeminde İbrahim Anlaşmaları vardı, normalleşme süreci vardı ancak şimdi gündemde bunlar yok. Başka anlaşmalar, başka konular gündemde var.
Boykot meselesi de tufanın vesile olduğu hedeflerden. Daha önce hiç hiçimse boykotu bu denli anlamamıştı, bugün küçük çocuklarımız bir çikolata alacakları zaman bile “israil malı” mı değil mi diye düşünüyorlar. Şunu da unutmamak lazım; tufan, özellikle esir değişimlerinde Kassam Tugayları mücahitlerinin mükemmel organizesi ve İslam’dan aldıkları terbiye ile esirlere nasıl insanca davrandıklarını gördü. Ezcümle, mübarek Aksa Tufanı’nda her ne kadar büyük bedeller ödenmiş olsa bile bugün gelinen aşamada tufanın hedeflerine ulaştığı görülüyor. Bu vesileyle tarihin akışını değiştiren Aksa Tufanı’nın aziz mimarları Muhammed Daif ve Yahya Sinvar başta olmak üzere bedel ödeyen bütün azizlere Allah rahmet eylesin, mekânları cennet olsun, makamları âli olsun. Yolları yolumuz, davaları davamızdır.