İmsak: Güneş:
4 °C
asd

NEDEN YAZMAK?

  • ZEKİ ÇETİN
  • 2020-12-20 17:07:25
  • 199 Görüntülenme

  •  

           Geçen yazımda küçük yerde siyaset yapmanın, burada hayat sürdürmenin sıkıntılarından bahsetmiştim. Şartları zor imkânları kısıtlı küçük yerleşim yerlerinde hayatı etkileyen olumsuz yanlarının her alanda şöyle veya bu şekilde hissedersiniz. Farkına varmadan hepsini teğet geçersiniz. Ama hayatın zorluklarını bir de duygularınızı ve düşüncelerinizi katarak yazıya dökerseniz, bu sıkıntıların meydana gelmesi, birilerinin gayretleri sonucu oluştuğu ve tüm yaşam alanlarını kuşattığını görürüsünüz. Biz burada yazmanın önemini ve değerini anlatmaya çalışıyorum. Bize bu imkan verilmeden önce biz sadece okuyorduk,  birilerine göre yazmak sadece yazarlara, şairlere, âlimlere, filozoflara ve üniversite hocalarına özgü bir şeymiş gibi geliyordu. Oysaki yazmak her bireyin kolayca yapabileceği bir iştir. Yazı yazarak konuşarak ifade edemediğimiz çok şeyi rahat bir şekilde dışa vurma imkânını buluruz.  Olayların seyrini, etkilerini daha çabuk ve hızlı kavrarız. Düşünce hızını ve kelime haznemizi geliştiririz. Kendimizi yazarak düşünerek anlattığımız zaman hayata karşı daha dikkatli ve olumlu pencerelerden bakma avantajını elde ederiz. Bununla da zekâmızı geliştirme fırsatını buluruz. Konuşarak ifadeye gelmeyen çoğu meselelerimizi rahat bir şekilde dışa vurma imkânı buluruz. Olayların etkilerini daha kolay atlatırız.

     

          Bunun için kağıt kalemi her yerde kullandığımız için önemsemeliyiz. Kalemle yazmanın insanı rahatlatan, huzur veren, acıları dindiren ve derman edici etkisini yazı yazmaya başlarken fark ederiz. Hayatta, kağıt ve kalemin önemini kavrayanlar; çok genç yaşlarda daha çabuk hayatın değerini, geleceği, planlamayı amaç ve hedeflerini belirlemede bir adım öndedirler.

     

          Bununla ilgili tüm dünyayı yerinden sarsan olaylar, gün yüzüne çıkmadı mı?

     Bu gün aşağı yukarı 1 buçuk milyar insanı, haklı ya da haksız marxsist sözü edilen bir öğretiyle Marx’ ın önemli bir yazar olmasından kaynaklanmıyor mu?

     

         Montesguiev’in Fıransız, İngiliz ve tüm Avrupa halklarının anlayışına uydurulan İslam’a en tehlikeli gelen “Kanunların Ruhu Üzerine” kitabı değil mi?

     

         Agusto Comte’ nin Matematik, Fizik ve Biyoloji gibi pozitif düşüncelerin evrensel bir kapsama sahip kılınmasının getirdiği başarılar, bu temel düşüncelerle haşa “Tanrı Ölmüştü” artık çağdaş insanın aklına yön verecek olan bilimsel düşüncedir. Bu olgu, dünyada egemen olmadı mı? İnsan fıtratının temel kanunu sayılın din ve ahlak kurallarının sosyal hayattan temizlenirken, bugün toplumların yaşam tarzı, bunu ölçü almıyor mu?

     

         Amerika’da “Demokrasi ve Özgürlük” kitabının yazarı olan tocguevilla Amerika toplumunda din anlayışıyla özgürlük anlayışını birleştirmedi mi? dünyada demokrasi ve özgürlüğü kullanarak emperyalist politikalarını Müslüman halkların tepesinde bir balyoz gibi indirmedi mi?

     

         Bakıldığı üzere, kalemle yazma becerisini gösterenler, havas ve avamın içindeki en değerli kesim olan düşünür yetiştirilirler. Yaşadıkları toplumların içindeki engelleri ve zincirleri kırarak sınır ötesi farklı kültür ve din mensuplarına mal olurlar. İnsanların gözünde itibarlı oldukları için hayattan kaynaklı sorunları, onlara havale eder, bir çare üreten mekanizma merkezi olurlar. Kitleler bunların sayesinde yön ve istikamet bulurlar.

     

           Kalemle yazmanın, insanlar tarafından nasıl gerçek bir olgu olduğu ortaya çıktıktan sonra

    Şimdi de Allahu Taala’ nın Kaleme verdiği önem ve yarattığı etkiye bakalım. Kalem suresinin 1. Ayetinde: ” Nun. Kaleme ve onunla yazdıranlara And olsun.Burada "Nun" harfine, Kaleme ve yazıya yemin ediyor. Bu boşuna değildir. Bu harf ile kalem ve yazı arasındaki güçlü bağı ve ilişkiyi vurguluyor. Birde baktığınızda, bu üç unsura yemin edilmiş olması değerlerini hesapsız bir şekilde arttırıyor. Biz toplum veya birey olarak öğrenme, yazma ve düşünme yeteneklerimizi bu yolla eğitim süreçlerine önemsemeyen insanları dikkatleri onlara çekiyor. Risalet gelmeden önce, o günkü Arap toplumunda okur-yazarlık oransal olarak sıfır denecek kadar azdı ve okuma yazmalı olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Bu, inanç sistemini ve ona bağlı hayat sistemini dünyanın dört bir yanına taşımaları için yazı gerekliydi. İnsanlığa önderlik etme görevini eksiksiz yerine getirmeleri için bu durum kaçınılmazdı. Bunu gerçekleştirmek için gerekli olan temel unsurlardan birinin yazı olduğu kuşku götürmez bir gerçektir.

          Peygamberimizden (s.a.a) nakledilen bir rivayette o şöyle buyurmuştur:

     İlmi bağlayın! “Ey Allah’ın Resulü: İlmin bağlanması nasıl mümkün olabilir” diye sorulduğunda ise şöyle buyurdu: Yazarak onu bağlayabilir ve koruyabilirsiniz. Resulullah’ın (s.a.a) hikmetli sözlerini unutacağından endişe eden bir sahabesine parmağı ile yazmayı işaret ederek şöyle buyurmuştur: Elinden yardım al.” Alak suresinin 4. Ayetinde:  O insana kalemle yazmayı öğretti, insana bilmediğini öğretti." öğretme gerçeği, "Kalemle" öğretme gerçeği ortaya çıkmaktadır. Çünkü kalem eskiden olduğu gibi bugün de, insan hayatına en geniş ve en derin etkiyi yapmış ve yapan öğretim aracıdır.

    Halbuki bu mukaddes mesajı getiren peygamber kalemle yazabilen birisi değildi. Bugün insanlık onu, hem hakka, hem batıla ulaşmada yarayan bir alet olmasıyla gücünü göstermiştir. Resulullah’ın (s.a.a) okuyamayan ve yazı yazamayan ve ona “oku” dendiğinde  “Ben Okumak Bilmem”  demiştir. Bunun Kur’an ayetlerinin onun tarafından yazılmadığı, bizzat yeri ve göğü yaratan rabbi tarafından indirildiği görülünce; yazı yazan yazarlar, şairler ve bilginler Kur’an’ın icazatı ve belagatı karşısında eğilmişler ve Hazreti Muhammed’in gönderilen ve desteklenen bir peygamber olduğu inancı istemedikleri halde gönüllerinde yerleşmiş bir devrim olmuştur.

        Kalem ve kalemle yazmanın bu kadar derin tesirler yaratmasındaki amaç onun, yalan konuşmayan, yanlış yazmadığı için onun, her zaman insanlar arasında şahitlik yapması, anlaşmazlıkları çözmesi ve hakem konumunda bulunmasıdır.

        Dünya halkları üzerinde, en derin etki icra eden kalemle yazmayı öğreten, önce rabbime, sonra yerel rehber gazetesinde yazma fırsatı veren değerli rehber gazetesi ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum.