Bizler genellikle yaşamayı, sadece nefes alıp vermek veya ihtiyaçlarımızı bir yerlerden satın almak sanıyoruz. Oysa bir matematik öğretmeni olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; yaşamak üretmektir. Yeri geldiğinde en basit temel ihtiyaçları yeri geldiğinde yaşadığımız ülkenin ihtiyaçlarını sağlayabilecek bir üretim.

Yıllardır ülkemizde çeşitli ve farklı ekonomik krizlerle karşı karşıya kaldık, ekonomik krizleri araştırırken temel problemi yani üretimi göz ardı ediyoruz. Ekonomisinin iyi olduğu ülkelere baktığımızda genelde kendisine özgü bir marka ve üretim mekanizmaları vardır.

Örneğin ekonomisi iyi olan bir ülkeye baktığımızda birçok giyim kozmetik ve restoran markası ön plana çıkıyor. Bizim ülkemizde ise biz tüketim endeksli olduğumuz için bu bunlarla yarışabilecek bir markamız yok aksine insanlarımız yabancı ülkelerdeki bu markalara rağbet gösterip ülkemizin parasını yabancı ülkelerin ticaretinin güçlenmesini sağlıyor.

Hayatımızın birçok alanında evimizdeki temizlik markaların çoğu yabancı marka hatta öyle bir hal aldı ki artık çocuklarımız bile bu marka kaliteli ve bunu giymek veya kullanmak bana prestij katıyor diyor. İşte burada ekonomik sıkıntılarımız başlıyor. Bizim pazarlarımızda yabancı markaların varlığı bizi üretimden yoksun bırakıp dış markalara bağlı hale getiriyor. Hatta bazen dış markalar o kadar güçlü uluslararası pazarlar elde ediyor ki insanlarımız o ürünü almak için ön şipariş oluşturup sıra bekliyor.

İşte burada da ekonomik gerçeklerimiz ön plana çıkıyor. İnsan kendine soramadan duramıyor neden bizim ülkemizde bu markalara rakip veya daha iyisini ortaya çıkaramıyor. Yeterli coğrafyamız ve iş gücümüz mü yok makinalarımız mı yok?

Bence dünyanın en iyi markalarını üretebilecek ve dünya pazarlarına söz sahibi olabilecek bütün imkanlara sahibiz sadece kolay yoldan elde etmeye çalışıyoruz ve buda bizi dışa bağımlı hale getirmesi yetmezmiş gibi ekonomik sıkıntılarımızı yerli emeğimizi sömürüyor.

Geçen gün bir gazete okuduğum bir haberde küçük ve tarım arazilerin çok olmasına rağmen denize kum döküp dünyanın en büyük tarım ihracatını yaptığı yazıyordu ve bunun yanında ciddi tarım makinalarına sahip olduğu yazıyordu.

İnternet hemen baktım bizim yüz ölçümüz o ülkenin 20 katıymış nüfusumuz yaklaşık 6 katıymış. Şunu anladım mesele güç imkanlar değil mesele tamamen üretim isteği ve ekonomik kalkınma son olarak şunu söylemek istiyorum. Üretmediğimiz sürece dışa bağımlı olur ve ekonomik dalgalanmalarımız ekonomik krizlerimiz devam eder.

Üreten bir ülke olmak ümidiyle…

SELMAN YILDIRIM