Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

PEYGAMBER GİBİ DOĞRU OLMAK

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2016-04-28 14:54:01
  • 1263 Görüntülenme
  •  

    Hayatımızın her alanında yapacağımız işlerin, nizam ve intizamı doğruluk iledir. Doğruluk; düşüncede, sözde, niyette, iradede, azimde, vefa ve amelde bizler için birinci esas olmalıdır. Doğruluk, Allah ın emrine ve koyduğu kurallara uygun bir yol izlemek ve insanların haklarına riayet etmek iledir. Yaşamımızın her safhasında karşılacağımız olaylarda ne olursa olsun doğruluğu düşünmeliyiz. Velev ki, bizler için zor bir seçenek olsa bile, tereddüt etmeden doğru olan şıkkı seçmeliyiz.

    Doğruluğun zıddı olan yalancılık, hiç bir zaman hayatımızda olmamalıdır. Munafıklığın belirtisi olan yalancılık hayatımıza girdimi, ondan kurtulmanın yollarını aramalıyız. Çünkü yalan söylemek insana günah kazandırır, günahta insanı helaka götürür.

     

    Rabbimiz Kur-an-ı Mubin de, çok çeşitli vesile ve sebeplerle insanları ve müslümanları doğru düşünmeye, hakka inanmaya ve doğru anlayışı benimsemeye davet etmiştir. Bunlar bazen Peygamberlerin kıssalarıyla, bazen peygamberin dilinden dualarla, bazen tehdit ve korkutmayla, bazen de müjdelemeyle olmuştur. Rabbimiz; söz konusu ayetlerin kimisinde doğru olmanın gerekliliğine vurgu yapmış, kimi ayette doğru olmanın şartlarını izah etmiş, kimi yerde doğru olmanın kurtuluşa sebep olduğunu anlatmış, kimi yerde de doğru olmaya davet etmiştir.

     

     

     

    Doğruluğu kendine şiar edinmiş insanlar gibi bizlerde, Rabbimizin uyarı ve müjdelemelerine kulak verip kurtuluşa erenler zümresinden olmak için, doğruluğu hayatımızdan hiçbir zaman çıkarmayacaz.

     

    Diğer Peygamberlerde olduğu gibi, Sevgili Peygamberimizin de en önemli vasıflarından biri doğruluk üzere olmasıydı. "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ayeti indikten sonra, ayetin şiddetinden dolayı "Bu ayet beni ihtiyarlattı" diyerek bu konunun çok önemli bir konu olduğunu vurgulamıştır. İşte bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı, dosdoğru olmak için elimizdeki bütün imkanları seferber etmeliyiz.

     

     

     

    Rabbimize kul olmak için, Hz. Muhammed (s.a.v) in şefaatine mazhar olmak için, kendilerine gazap edilmiş ve sapmışlardan olmamak için, dünya ve ahirette mutlu ve huzurlu olmak için, ahiret yurdunda cehennem ehlinden olmamak, cennet ehlinden olmak için, hüsrana uğrayanlardan olmamak, kurtuluşa erenlerden olmak için; bütün hal ve hareketlerimizi, yaşam ve yaşantımızı İslami kaide ve kurallara göre uyarlamalıyız. Bunları yaparkende daima, doğrularımızla örnek olmalıyız.

     

    İnsanların en hayırlısı olan Sevgili Peygamberimizin yaşayışı, oturuşu, kalkışı, konuşması, insanlar ile olan ilişkisi, hayvanlara karşı merhameti ve daha da sayabileceğimiz güzel hal, hareket ve davranışlarının hepsi Rabbimizin emirleri doğrultusunda eksiksiz ve mükemmel bir şekilde yerine getirilmiş, kıyamete dek müminler için, takip edildiği taktirde kurtuluşa erecekleri örnek bir kulluk ve hayat bırakmıştır. Resul-i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam ın güzide ashabı, Rabbimizin emirlerini yerine getirmede Peygamber Efendimizi takip etmiş, böylece insanlığa numune-i imtisal bir hayat bırakmışlardır. Onların yolunu takip eden mü minlerinde sıradan olmadıklarını, sürdürmek istedikleri davanın çok büyük bir dava olduğunu, yüklendikleri misyonun ağır bir sorumluluk olduğunun farkına varmalıdırlar. Yapılan çalışmaların, düşünülen düşüncelerin, konuşulan konuşmaların yani kısacası yukarıda belirtiğimiz doğruluk dairesinde olan bütün herşeyin bilinciyle hareket edilmelidir.

     

    İnsanoğlu devamlı tefekkür etmelidir. tefekkür ki; insanın kendisine yaptığı en büyük hata olan "kendini aldatma" dan kurtaracak ve uyanmasına vesile olacak ilk adımdır. İnsan kendini hesaba çekmelidir, özeleştiri yapmaktan çekinmemelidir. Özeleştirinin kendisine eksiklerini gidermede, yanlışlarını düzeltmede yardımcı olacağını aklından çıkarmamalıdır. Doğru bildiği yolda tek başına kalsa bile ilerlemeli, hiç kimsenin tenkidinden, yadırgamasıdan, kınamasından çekinmemelidir.

     

     

     

     

    İşte sözün burasında bu yazıyı okuyan herkes, doğrularını ve yanlışlarını tek tek gözden geçirmeli "Acaba ben doğru yolda mıyım?" diye kendine sorup; eğer doğru yoldaysa, kendisine yöneltilen eleştirilere kulak asmadan yoluna devam etmeli, yanlış yoldaysada yanlışlarını düzeltmek için, doğru insanların yanında olmalıdır.