İmsak: Güneş:
4 °C
asd

Hendek Siyasetinin Yaşattığı Tahribat

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2015-12-17 07:34:39
  • 1263 Görüntülenme
  •  

    7 Haziran seçimlerinde sonuçlar çok sürprizdi. Barajı aşıp aşmayacağı konuşulan/tartışılan HDP yüzde 13,12 gibi hiç beklenmeyen bir sonuç aldı. CHP ve MHP açısından sonuçlar beklenilen sonuçlardı. AK Parti, tek başına iktidar olacak milletvekili çıkaramadı. Seçim sonuçları çok konuşuldu. Hükümetin nasıl kurulacağı günlerce tartışıldı. O süreçte, Suruç patlaması ve sonrasında iki polisin evlerinde öldürülmesi olayıyla yeni gelişmeler meydana geldi.

    PKK, HDP’nin devlet ile yürüttüğü süreçte AK Parti’nin samimi olmadığını ifade ederek süreci bitirmek için alt yapı oluşturdu. AK Parti de, HDP’nin çözüm sürecini bitirmek istediğini dile getirerek suçlamalarda bulundu. Böylece, ülkenin kaderini değiştiren çatışmasızlık süreci sona ermiş oldu.

    Çatışmasızlık sürecinin sona ermesiyle, PKK kamplarına yönelik operasyonlar başladı. Aynı şekilde PKK de eylemlerini yoğunlaştırdı. Özellikle, Kürt illerinde yollara döşediği mayınları infilak ettirdi, şehirlerarası yollarda kontrol noktaları oluşturdu, tırları yaktı, yolları kesti, milleti saatlerce bekletti, kimisini katletti, kimisin aracını ateşe verdi. Şehir içlerinde de, özellikle bazı merkezlerde hendekler ve barikatlar kurdu, öz yönetimler ilan etti.

    1 Kasım seçimlerinde HDP’nin oylarını çok ciddi bir şekilde düşürmesiyle bölgedeki olayların azalacağı öngörüldü. Ancak hiçte öyle olmadı, olaylar gittikçe arttı. PKK, şehir merkezlerine çektiği çatışmaları ve eylemlerini gün geçtikçe yoğunlaştırdı. Kazdığı hendekler, kurduğu barikatlar halka hayatı yaşanmaz hale getirdi.

    PKK’nin hendek siyasetine karşılık, devlette bazı yaptırımlarda bulundu. Eylemlerin yoğun olduğu yerlerde sokağa çıkma yasakları ilan etti, asker-polis takviyesi yaptı, operasyonları artırdı. Çözüm sürecinde yaptığı yanlışlara bir daha düşmek istemeyen devlet, bu yaptırımlarıyla PKK’ye geri adım attırmadı.

    Çatışmalarda, tarihi yerler de zararlar gördü. Diyarbakır Sur’da tarihi Kurşunlu Camii kurşunlandı, yakıldı. Cami’de çok büyük hasarlar oluştu, Kuran-ı Kerimler yandı, yakıldı. Okullara yönelik sabotajlar gerçekleştirildi, eğitim durduruldu. Evler yakıldı, yıkıldı, arabalar ateşe verildi.

    Nusaybin’de, Derik’te, Dargeçit’te İslam’ın şiarları camiler tahrip edildi, ezanlar susturuldu. Camilerden PKK marşları dinlettirildi. İslam’a ve müslümanlara olan düşmanlık son yaşanan olaylarla birkez daha ortaya çıktı. Bu yaşananlar, halkı hayattan bezdirdi.

    PKK’nin şehir içlerinde çatışması ve hendekler kazması sonrasında can güvenlikleri için evlerinden çıkan halk, geri döndüğünde evlerinde delinmeyen bir yerin kalmadığını ve ev eşyalarının tümünün talan edildiğini gördü.

    Tüm bu yaşananlardan sonra hala PKK/HDP’nin hendek siyasetinde ısrar etmesini anlamak mümkün değildir. PKK, hendek siyasetinde çıkmaza girmiştir ve başarılı olmamıştır, tek başarılı olduğu nokta halka yaşattığı büyük acı ve zulümlerdir, onarılması yılları alacak tahribatlardır. Ancak buna rağmen hendek siyaseti sürdürülmektedir. Siyasi irade ortaya koyup siyaseten çözüm üretmeleri gereken HDP milletvekilleri de, PKK’nin hendek siyasetine var güçleriyle destek vermeye devam etmektedirler.

    Hendek siyaseti, ölüm ve zulümden başka ne getirdi Kürt halkına? Kürt halkı hendeklerden sonra rahat yüzü gördü mü? Esnaf iflasın eşiğinde değil mi? Binlerce, onbinlerce aile evini, yurdunu bırakıp göç etmedi mi? Nasıl oluyor da, hala kimi HDP’li siyasetçi hiç utanmadan hendek direnişimize devam edeceğiz diyebiliyor!

    Siyasetçiler ne için siyaset yaparlar? Halkın sorunlarına çözüm bulmak için değil mi? Sizler neden halkın emanetine sahip çıkmadınız ve çıkmıyorsunuz? Halk sizlere neden oy verdi? Siyaseten çözüm üretebilmeniz için oy verdi? Barış ve kardeşlik için oy verdi, silahların susması, anaların ağlamaması için oy verdi?

    Sizler bugüne kadar birkez bile olsun siyasi bir proje üretemediniz, hür iradenizi ortaya koyamadınız. PKK’nin murdar emelleri için siyaset yaptınız. Öz yönetim saçmalığından sonra halk perişan oldu; sustunuz. Sur’da İslam’ın şiarları yakıldı; sustunuz. Esnaf iflas etti; sustunuz. Halk, ‘hendekler bize zarar veriyor lütfen kapatın’ dedi; yine sustunuz.

     

    Halkın çıkar ve menfaatine olacak tüm projelerde susan sizleri, meclislerde kavga ederken, tartışırken, 20-25 kişinin toplandığı eylemlerde polislere şerefsiz derken gördük. Eğer siyaset yapmayacaksanız, halkın yaşadığı tahribata çözüm bulmayacaksanız ve mevcut sorunları daha da derinleştirecekseniz neden milletvekili sıfatıyla ordasınız!