Öğle: İkindi:
4 °C
asd

AK Parti’nin Artan Yükümlülüğü-2

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2015-11-05 07:04:40
  • 1270 Görüntülenme
  •  

    Toplum ahlaki yozlaşma marazına yakalanmıştır şu anda. Bu marazın bir an evvel tedavi edilmesi gerekmektedir. 13 yıllık iktidar süresince bu hususa pek dikkat edilmedi ancak bundan böyle öncelikli konular arasında olmalıdır maneviyata katkı sunacak çalışmalar. Eğitim alanındaki gayri İslami yasa ve yönetmeliklerin değiştirilmesiyle bu konuya eğilinebilir. Başörtüsünün yasal güvenceye alınması ve karma eğitimin kaldırılması, müslüman toplumun öncelikli isteklerindendir. AK Parti, toplumun bu yöndeki isteklerine kulak vererek sorunların çözülebilmesi adına adımlar atmalıdır.

    AK Parti’nin tek başına iktidar olması Kürt meselesinin çözümü adına çok önemlidir. Daha öncelerde de defalarca dile getirildi; Kürt halkının insani ve İslami hakları pazarlık konusu yapılmadan verilmeli ve Kürtçe ikinci resmi dil olmalıdır. Bu konuda Kürt halkının sorunlarının İslami perspektif ile çözüme kavuşturulması için çalışmalar yapan camia ve siyasi partileri birinci derecede muhattap alarak soruna yaklaşmalıdır. Özellikle PKK sorununu, Kürt meselesinden ayrı görerek çözmeye çalışmalıdır. 7 Haziran öncesi sürdürülen çözüm sürecinde bu yanlışlık ısrarla sürdürüldü. Bir daha böyle bir yanlışlığa düşülmemelidir.

    1 Kasım seçimlerini, bölgede ciddi bir oy yüzdeliğine sahip olan HDP açısından da değerlendirmek gerekiyor. 7 Haziran’daki oy oranını düşüren HDP’ye seçmenler çok önemli mesajlar verdi. HDP bundan böyle söz konusu mesajları dikkate alarak çalışmalar yapmalıdır. Peki, HDP neden kaybetti? HDP’ye 1 milyondan fazla oy kaybettiren sebepler nelerdir? PKK’nın gölgesinde yapılan şiddet ve inad siyaseti, HDP’ye yüzde 3’lük puan kaybettirdi. Halk, öz yönetim safsatasıyla başlatılan girişimlere destek ve prim vermedi ve seçimlerde HDP’yi cezalandırdı. 7 Haziran’dan sonra Kandil’in direktiflerine bağımlı kalmaları ve siyasi hiçbir proje üretmemeleri de oylarını düşürmelerine sebep oldu.

     

    HDP’nin barajı aşması ve mecliste olması önemli ancak mecliste siyaset yapmalıdırlar, siyasi projeler üretmelidirler. Sırtlarını silahlı yapılara değil, halka dayamalıdırlar. Kendi gibi düşünmeyen partilere karşı düşmanca yaklaşmaktan ve şiddet, silah ve baskı politikalarından vazgeçmelidirler. Şehir içlerinde barikat ve hendekler kurarak halkın huzuruna kasd eden örgütlere bundan böyle destek vermemeli ve halka hiçbir faydası dokunmayan eylemlerine şiddetle karşı çıkmalıdırlar. Aksi takdirde halk onları vicdanlarda mahkum edecektir. Çünkü halkın huzuru, kardeşliği ve maslahatı, parti ve örgütlerin bütün siyasi çıkarlardan üstündür.