Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

NE SUÇ İŞLEMİŞLERDİ?

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2015-10-08 08:20:53
  • 1222 Görüntülenme
  •  

    6-8 Ekim Katliamı’nın sene-i devriyesinde aziz şehidlere ithaf olunur...

     

    Geçen sene 6-8 Ekim tarihlerinde mustazaf yüreklere kor ateş düşmüştü. Kobane bahanesiyle sokakları dökülen barbar çeteler, her yeri yakmış, yıkmış ve harabeye çevirmişti. Hedeflerinde, bölgede güvenli liman olarak görülen HÜDA PAR Camiası'nı tasfiye etmek vardı. 

     

    7 Ekim'in ilk saatlerinde HÜDA PAR Batman İl Başkanlığı binasına binlerce vahşi yaratıkla saldırarak, tarihe kara bir leke olarak geçen 6-8 Ekim Katliamı'nın startını vermişlerdi. 

     

    Sadece bu alçak saldırıyla yetinmemişler, diğer il ve ilçelerde de onlarca HÜDA PAR binalarına, sakallı ve tesettürlü diye birçok müslüman şahsiyete saldırmışlardı. Tarih böyle bir vahşete daha önce şahit olmamıştı. Kana ihtiyaç duyan vampirler gibi, müslümanların kanına dökmeyi hedeflemişlerdi. 

     

    Diyarbakır o gün bir başkaydı. O gün benzersiz bir zulüm ve vahşet vardı Diyarbakır'da... Gözü dönmüş vahşiler İslam'ı hedeflerine koyup tüm müslümanlara yönelik bir katliam girişiminde bulunmak istemişlerdi. İnsanlıktan nasipsiz barbarların hedefinde bu kez Kobane'den gelen fakir ve yoksullara kurban eti dağıtan müslüman gençler vardı. 

     

    Gençleri bir binaya sıkıştırdılar gözü dönmüş yüzlerce mahluk... Kalleş mahluklar için, tarihte benzerine rastlanmamış vahşete imza atmak an meselesiydi artık! İradelerini batıl bir ideoloji sahiplerine teslim etmiş kanlı örgütün yüzlerce elemanı, önce silah ve kesici aletlerle 4 mazlumu vahşice ve alçakça şehid etti. 

     

    Mazlumları şehid ettikten sonra da devam ettiler barbarlık ve vampirliklerine... 4 şehidin mübarek bedenine eziyet çektirdiler, işkence ettiler, 3. kattan aşağı attılar, mübarek bedenlerini tekmelediler, yerlerde sürüklediler, üzerlerine benzin döküp yaktılar, tanınmaz hale getirmek için taşlarla kafalarını ezdiler... 

     

    Yetmedi vahşiler için bu benzersiz katliam... Daha fazla canavarlık yapmalıydılar, o yüzden bu katliamda başka vahşilikler de olmalıydı... İnsani değerlerden uzak, şefkat ve merhameti olmayan ve annelik vasıfları taşımayan sözüm ona bir anne!, arabayla mazlum şehidlerin mübarek bedenlerinin üzerlerinden geçerek alçaklık, barbarlık, vahşilik ve canavarlığın en alasına imza attı. Etrafta bulunan binalarda oturan vahşi çetelerin sempatizanları da zılgıt çekerek benzersiz vahşete ortak olmuşlardı. 

     

    Tarih, bu vahşi katliamı unutur mu? Tarih, masum yüzlü Yasin'in masumane bakışlarını unutur mu? Amed'in yiğit müslümanları, bu alçaklığı gömerler mi kalplerine? Tüm şer güçler ve satılmış işbirlikçileri medya güçlerini kullanarak unutturmak isteselerde, iman ve vicdan sahibi yiğit mustazaflar unutur mu bu vahşi katliamı? 

     

    Yasin ne yapmıştı, Hasan ne suç işlemişti, Riyad, Hüseyin ne zarar vermişti onlara? Ya Cumali, Turan ve diğer azizler! Bu masum ve fedakar insanlar unutulur mu? Asla! Ne onlar ve ne de onlar gibi canlarını Rabbe kurban eden yiğit kahraman şehidler asla unutulmazlar... 

     

    Siz rahat olun aziz şehidler!. Ardınızdan yürüyeceğiz. Bayrağı asla yere düşürmeyeceğiz. Kurban olduğunuz davanıza gücümüz yettiğince sahip çıkacak ve bizlerde davaya kurban olmak için her gün Rabbimize münacatta bulunacağız.

     

    Siz ey Kurban Bayramı Şehidleri! Sizler davamızın gonca gülleriydiniz, şimdi de davamızın aziz şehitleri oldunuz. Şehadetiniz mübarek olsun. Vallahi şehadetiniz çok bereketli oldu. Mazlum ve mustazaflara umut oldu, yolunu şaşıranlara ışık oldu. Mübarek olsun sevdanız, mübarek olsun kavganız, kutlu olsun şehadetiniz.

     

    Sen ey güzel yüzlü Yasinim! Anasının kuzusu civanım! Ne de bereketli oldu kanın Yasinim! Uyuyan hücreleri harekete geçirdi mübarek kanın. Seni, ne de alçakça katlettiler azizim. Sen mazlumca şehid edildin. Şehitlerin serveri İmam Hüseyin de mazlumca şehid edildi. Can Hüseyin de aynı şekilde... Selam söyle bizlerden önderlere... İmam Hüseyin’e, Rehber Hüseyin’e, Önder Selahattin’e ve tüm şehidlere... 

     

    Yasinim! Senin aramızdan ayrılışına en çok üzülen canımız, cananımız, gül yüzlü ağabeyimiz Aytaç oldu. Aytaç Baran, yani sana ders veren aziz hocan! Ahh be Yasinim! Dayanamadı ayrılığına... Sana ve senin gibi yüce mertebeye ulaşan şehidlerin yanına gelmeyi çok istiyordu. Zafer sarhoşluğuna kapılan İslam düşmanı caniler onu da kalleşçe şehid ettiler.

     

     

    6-8 Ekim olaylarında sırf müslüman oldukları gerekçesiyle katledilen tüm şehidleri rahmet ve minnetle yad ediyor ve şehadetlerini birkez daha tebrik ediyorum. Şanı yüce Rabbimiz, bizleri şehidlerin şefaatinden mahrum bırakmasın inşallah.