92

Peygamber Efendimiz(sav) Ebu Cehil için; “Bu ümmetimin Firavunu idi” demiştir. (Ahmed b. Hanbel, 6/375).

Hatta Ebu Cehil’in Firavun’dan beter olduğunu söylemiştir: “Çünkü Firavun, öleceğini anladığında Allah’ın birliğini ikrar etti. Ebu Cehil ise, öleceğini anladığında Lat ve Uzza'ya dua etti.” (Taberani, el-Mucemu’l-Kebir, 11/382)

Bu Hadisi Şerifte, Kur’an kıssalarının yaşanılan zamana göre dirayet olarak nasıl tefsir edildiğine dair usul de görüyoruz.

Her zamanda, her toplumda, gücüyle ilahlığa yeltenen, halkını gruplara ayırıp hepsini kullanan, toplumla alakalı coğrafya ile ilgili her şeyi kendi doğal mülkü olarak gören, devasa ikonlarla ve kitlesel sadizm ile korku imparatorluğu kuran Firavun tiplemesi var olacaktır.

Bu tohum, uygun zemin ve şartları bulduğunda hemen harekete geçiyor. Güç devşirdiği her zeminde kendini gerçekleştirmeye başlıyor. Kendine hemen Haman buluyor, Karun buluyor, Belam buluyor, sihirbazlar, gönüllü köleler ve sürü halinde yığınlar buluyor.

Gücü elde etmek, korumak ve sürdürmek için hiçbir sabite, değer, ahlak, çizgi tanımıyor.

İçlerinden birinin iktidara gelme ihtimali var diye doğan bütün erkek çocukların öldürülmesi mi gerekiyor? Bunlar için hiç sorun değil.

Siyasetlerini iftira ve yalan üzere inşa edenlerin değer tanımazlığının Firavunlardan ne farkı var?

Kendilerine oy vermeyen depremzedelere iğrenç hakaretlerde bulunan ahmak bireylerin her biri zamanın Nemrudu değil de nedir?

Beldesine sığınmış muhacirleri sırf Müslüman oldukları için insan yerine koymayan, vücuttan derhal atılması gereken virüsler gibi gören reziller bu devrin Ebu Cehilleri değil de nedir?

Karşısındakini kendisiyle aynı safta değil diye durduk yere seksen beş milyonun önünde “domuzbağcı”, kadın düşmanı” diye tahkir edenlere, sırf oylarının ve oyunlarının karşısına bir engel olarak çıktığı için bu ülkede onlara yaşama hakkı tanımayacağını söyleyenlere iyi bir vasıf bulmak mümkün müdür?

Resulullah (sav): "Kul yalan söylediğinde, manen ortaya çıkan kötü koku yüzünden melekler ondan bir mil uzaklaşır" buyuruyor. (Camiussağir 840)

Meleklerin zaten fersah fersah uzak olduğu kimselerin bir de düşmanca dünyaya yaydıkları yalandan dolayı kötü kokularını tasavvur edin. Böylelerine zerre kadar nezafet ve iyi niyet yakıştırmak mümkün müdür?

Hiçbir hukuk tanımadan milyonlarca insanın kişilik haklarına ilişenler, hedef gösterenler, küfrettirenler, size “hınzırlara kurban olası esfeli safilin güruh” denmemesi mümkün müdür?

Yahu siz ne aşağılık yaratıklarsınız ki, size oy vermeyenleri sürekli cehaletle itham edip küçümsüyorsunuz?

“Bize oy vermeyin de belanızı bulun” diye kahrediyorsunuz.

Siz ne içiyorsunuz da bu kadar ileri düzeyde kişilik bozukluğuna yakalanıyorsunuz? Siz ateşin hangi tabakasında yanıyorsunuz, bu nasıl bir cehennemi vaziyettir?

Yalanlarınız çürütülüyor, aynı iftirayı atmaya devam ediyorsunuz.

Asılsız beyanlarınıza karşı apaçık delillerle cevap veriliyor, umursamadan çirkefliğinize devam ediyorsunuz.

Bu ülkede inanın ekonomi, işsizlik, alt yapı, dışa bağımlılık gibi ne kadar sorun varsa hepsi kısa ya da uzun vadede düzelir.

Fakat şu ideolojik nefret sahipleri için bunu söylemek zor.

Seçimin sonucu şöyle ya da böyle artık belli.

Bundan sonra bir bakanlık mı kurulur bilmem ancak şu ruh hastalarının tedavi ve rehabilitesi en önemli sorundur.

Akıbet hayrola.

Ryan Reynold

0 yorum

FİKRİNİZİ BELİRTİN

Zorunlu alanları doldurunuz *