Öğle: İkindi:
4 °C
asd

Tarihi Çalıştayın Ardından…

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2015-03-17 08:01:24
  • 1174 Görüntülenme
  • 7-8 Mart tarihlerinde Diyarbakır’da Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayı yapıldı. Çalıştaya, 3500 İslami STK’yı temsilen 600 delege katıldı. Belki de daha önce böyle bir çalıştay yapılmamıştı. Bu kadar çok farklı İslami gurubun bir araya geldiği benzeri bir çalışmaya daha önce şahit olmamıştık. Bu bakımdan, bu çalıştay diğer yapılan çalıştaylardan farklı idi ve hakikaten çok faydalı ve verimli geçti. Rabbimiz, böyle bir organizeye imza atan, bu iş için çalışan ve çabalayan herkesten razı olsun ve yaptıklarının karşılığını kendilerine fazlasıyla versin.

    İki gün devam eden çalıştayda 3 panel yapıldı. Her paneli farklı bir moderatör yönetti ve her panelin panelistleri/konuşmacıları da farklıydı. Panelistler konuşmalarında çok önemli detaylara vurgu yaptılar. Kürt sorununun çözümünde, İslami yapılarında bundan böyle inisiyatif almaları gerektiğini ifade ettiler. Kürt meselesinin ayrı, PKK sorununun ayrı olduğunu ve bu meselenin tefrik edilmesi gerektiğine işaret ettiler. Kürt halkının insani ve İslami haklarının verilmesi gerektiğini ve halkın sorunlarının çözümünün PKK’nın silah bırakmasına indirgenmesinin asla kabul edilemez olduğunu söylediler.

    Daha öncelerde bizlerde muhtelif yazılarımızda ifade etmiştik; tabi sadece bizler değil, çok farklı isimler de Kürt meselesinin ve PKK sorununun mutlak surette ayrı tutulması gerektiğini ifade etmişlerdi. Ancak hükümet cenahı, bu seslere kulak vermedi şimdiye kadar. Kürtlerin sorununu, elinde silah bulunan PKK üzerinden çözmeye çalıştı ve halkın sorunlarını çözme adına temsilci olarak sadece PKK ve siyasi alandaki sözcüsü HDP’yi muhatap aldı. Bu baştan itibaren yanlıştı, geldiğimiz noktada hükümet cenahı bu yanlışı hala sürdürmektedir.

    Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayı bu yanlışlardan dönülmesi açısından çok büyük bir önem taşımaktadır. Sadece söz konusu meselelerin tefrik edilmesi değil, daha birçok sorunun çözümü noktasında çalıştay çok önemlidir. Elbette bu tespitimizin sebebi vardır. Her şeyden evvel, sorunların mutlak çözümünün yegâne yolu, Kuran ve sünnettedir. Kuran ve sünnet takip edildiğinde, beşeri tüm sorunların rahatça ve hızlıca çözülebileceği görülecektir. İslami çözüm çalıştayında bir araya gelen STK temsilcileri de, sorunların çözümü için Kuran ve sünnete başvurulması gerektiğini ifade ettiler.

    Çalıştay ile ilgili birçok tespit yapılabilir. 1’nci günün akşamında geniş katılımlı bir şekilde yapılan oturum da çok faydalıydı. Herkesin düşüncesini hür bir biçimde anlatabilmesi önemli bir ayrıntıydı. Şahıs, kurum, dernek, parti, cemaat ve cemiyet isimlerinin ön plana çıkarılmasından çok, yapılan konuşmalarda daha fazla halkın insani ve İslami haklarının çözümüne vurgu yapılması da, çalıştayı farklı ve cazibeli kılan etkenlerden biriydi.

    Devletin baskıcı ve dayatmacı stratejilerinin ve Kemalist politikalarının verdiği zararlardan ve yaşattığı tahribatlardan da söz edildi çalıştayda. Geçmişte devletin yaptığı ve uygulamaya çalıştığı jakobenizmin bugün özellikle bölgede PKK tarafından mazlum ve savunmasız halka yapıldığı ve yaşatıldığı anlatıldı. Öyle değil mi hakikaten? PKK ve YDG-H’lı çeteler, 6-8 Ekim olaylarında ve daha sonra Cizre’de neler yaptılar? Halka hangi korku ve acıları yaşattılar? Bu yaşatılan korku ve acı öyle kısa bir sürede unutulur mu? Elbette bu gerçekler anlatılmalı; anlatılmalı ki, herkes bu gerçeklerden haberdar olsun ve dost ile düşmanını iyice tanısın.

    Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayının en önemli sonucu, 28 maddeden oluşan ve kimi maddeleri manifesto niteliğinde olan “Sonuç Bildirgesi”dir kanaatimce… 28 maddelik sonuç bildirgesinde, hiçbir camia ve partinin çıkar ve menfaati gözetilmemiştir. Sadece sorunların çözümü adına çok önemli tespitler yapılmıştır. Yapılması istenen hususların tümünde halkın maslahati ve menfaati düşünülmüştür. Öyle süslü ve anlaşılmaz demokratik! kelimelerle değil, halkın anlayacağı ifadelerin kullanılması da, çalıştayı tertip edenlerin halkın bağrından kopmuş şahsiyetler olduğu sonucunu önümüze çıkartmaktadır.

    Çalıştaya yönelik yapılan eleştirilere gelince… Meyve veren ağaç tarih boyunca taşlanmıştır ve halkı sömüren kodamanlar tarafından kesilmek istenmiştir. Çalıştaya yönelik yapılan eleştiriler de bu doğrultudadır. Halk için söyleyecek sözleri ve projeleri bulunmayan sömürü takımının, halk için çalışan müslümanların yaptıklarını takdir etmeleri beklenemez. Öyle inanıyorum ki, çalıştayı organize edenler de, halk üzerinden geçinen sömürü takımı tarafından takdir edilmeyi düşünmemiş ve böyle bir tebrik ve takdiri de hiçbir şekilde beklememişlerdir.

    Müslümanların birlikteliği ve sorunların çözümüne İslami yönden yaklaşılması adına çok önemli olan Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayı ve benzeri organizeler kesinlikle sona ermemeli, mutlaka devam etmelidir. Bu konuda inisiyatif alabilecek kişi ve kurumlar sorumluluktan ve fedakarlıktan kaçınmamalıdırlar. Zira İslami çalıştay ve benzeri çalışmaların ara ara yapılmasının çok faydalı olacağını düşünüyor ve birkez daha Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayını tertip eden ve böyle bir başarıya imza atan “tertip heyetini” tebrik ediyorum. Rabbimiz yollarını ve genel olarak da tüm Müslümanların yollarını ve bahtlarını açık kılsın.

    Müslümanların birlikteliği ve sorunların çözümüne İslami yönden yaklaşılması adına çok önemli olan Kürt Meselesine İslami Çözüm çalıştayı ve benzeri organizeler kesinlikle sona ermemeli, mutlaka devam etmelidir. Bu konuda inisiyatif alabilecek kişi ve kurumlar sorumluluktan ve fedakarlıktan kaçınmamalıdırlar.