İmsak: Güneş:
4 °C
asd

KORONA ve GENÇLER

  • YUNUS ER
  • 2021-06-10 14:41:45
  • 141 Görüntülenme
  • Bu yüzyılın salgını olarak tarihe geçen Koronavirüs hayatımızı alt üst etti diyebiliriz. Çocuğundan yaşlısına kadar ve hayatın her alanını yeniden dizayn eden Koronavirüs ne yazık ki, en çok öğrencilik çağındaki gençleri olumsuz etkiledi.

    Şüphesiz ki, hayatımızın ekonomik, sosyal, psikolojik, eğitim ve sayamadığımız diğer alanlarında değişiklikler meydana getirdi. Ekonomik hayatımıza neden olduğu tahribatlar hepimizin malumudur. Sosyal alanda da eski hayatımızın temellerini sarsacak kadar bizleri etkiledi diyebiliriz.

    Ancak eğitim ile birlikte en büyük etkisini şüphesiz ki, ortaokul ve lise çağındaki çocuklarımızın hayatında meydana getirdiği değişiklikler ve tahribatlardır. Sosyalleşme ve kişilik kazanma çağındaki gençler bu ihtiyaçlarını okul ve diğer sosyal alanlarda karşılayamayınca soluğu bilgisayar ve telefon ekranlarının başında aldılar. Bir sene öncesine kadar onları cep telefonlarından, tabletlerden, bilgisayardan uzak tutmaya çalışırken, bütün söylediklerimizin tersini yaparak ders için onları saatlerce ekran başında tutmaya çalıştık. Ne yazık ki, uzaktan eğitimde ülke olarak istenilen neticeyi elde edemedik. Bu da ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

    Diğer bir konu da gençlerimizin bu ortamda aynı şekilde manevi eğitimden de geri kalmış olmalarıdır. Aileler olarak evlerimizde bu eğitimi verebildiğimiz söylenemez. Okulda da kısmen öğrenecekleri dini ve İslami bilgilerden de mahrum kalmış oldular. Kitap okuma alışkanlıkları da pek iyi olmayınca gençlerimizin manevi yönden düştükleri boşluk daha da artmış oldu.

    Bunun sonucu olarak da başkalarına tahammülü azalan, şiddet eğilimi artan, hayatı oynadığı oyunlardaki kahramanlarla tanımaya çalışan gençler olarak karşımıza çıkmaya başladılar. Dizi filmlerdeki mafyavari kahramanlara özenen gençler, aralarındaki sorunları da konuşup anlaşarak çözmek yerine kaba kuvvet ile çözmeye başladılar.

    Maalesef çocuklarımızın okulla olan bağlantıları çok azaldı. Okullar açıldığı halde okula devam eden öğrenci sayısı çok azdır. Okuldan beklenti azalmaktadır. Kolay ders geçme, çalışmadan kazanma alışkanlık haline geldi sanki. Milli Eğitim Bakanlığı’nın krizi tam anlamıyla düzgün yönetememesi çocukların daha çok okuldan soğumalarına neden oldu.

    Bundan sonra ne olacak? Artık ona yoğunlaşmak gerekir. Akademik başarı önemli olmakla beraber hayatı gerektiği gibi tanıyıp yaşamak, hayata hazırlanmak, iyi insan olmak için çalışmak sorumluluk alarak ve sorumluluk duyarak hayatı yaşamak çok önemlidir. Ne yazık ki, rahatlığa alışan, elindeki nimetin kıymetini bilmeden yaşayan, yokluk ve sıkıntı çekmemiş gençlere bunu anlatmak ve gerçeklerle yüzleşmek gerekir.

    Bizim bugün sahip çıkarak iyi insan olmaları için yetiştiremediğimiz çocuklarımız, yarın karşımıza hiç de istemediğimiz bir şekilde çıkmaları muhtemeldir. Çocuklarımızı insani değerlerle, vicdanlı ve merhametli olarak yetiştiremezsek, hem kendilerine hem de bizlere en büyük zararı vermeleri kaçınılmazdır.  

    Her şeye rağmen geç kalmış sayılmayız. Çocuklarımızla yakından ilgilenerek, onları dinleyerek, anlamaya çalışarak bu sorunları çözebiliriz. Biz yapmazsak uyuşturucu çeteleri, terör örgütleri, insan tacirleri bizim bu ihmalkarlığımızın bedelini bize ödettirmekte bir an bile geri kalmazlar.

    YUNUS ER
    YUNUS ER
    KÖŞE YAZARI
    BİYOGRAFİ