İmsak: Güneş:
4 °C
asd

DIŞLAYICI DİLDEN IRAK OLMAK

  • ABDULHAKİM GÜLTEKİN
  • 2020-12-10 16:31:34
  • 598 Görüntülenme

  •  Irkçılık; Balibar’ın da işaret ettiği gibi toplumdaki bütünsellik görüntüsünü tehdit eden isim, ten, rengi, ibadet şekilleri gibi farklılıkları yok etme arzusuyla “biz” kimliğini her türlü melezleşme, karışma ve istiladan koruma mecburiyeti hissederek ortaya konan söylem, temsil, şiddet, hor görme, hoşgörüsüzlük, aşağılama ve sömürü gibi pratiklerde kendini göstermektedir.  (Balibar). “Ben-merkezci” ve dışlayıcı olan ırkçılık, şiddetli bir öfke, nefret, istememe ve aşağılama gibi pratiklerle görünürlük kazanmaktadır.

     Sanki öteki değersizleştirildikçe, kişinin kendi kimliğinin değeri göreceli olarak artmaktadır. Bu anlamda ırkçılık “ben-merkezci” ve dışlayıcıdır. Dışlamanın şiddetli bir öfke, nefret, istememe ve aşağılama gibi pratiklerle görünürlük kazanmasıyla ırkçılık biçimlenmektedir. Dolayısıyla ırkçılık, bir düşünce biçiminin ötesinde uygulamaya dönük yapısıyla kültüralizm, etnisizm benzeri kavramlardan da ayrılmaktadır (Fredrickson)

    Irkçılık bu, gelgelelim kıyametler kopartan maça, Stade de France da PSG-Başakşehir maçı; 4.hakemin, takımımızın yardımcı antrenörü Webo’ya ırkçı söylemde bulunması gerekçesiyle yarıda kaldı.

    Başakşehir tepki olarak sahadan çekildi. Dört hakemin de maçtan alınması şartıyla ancak maç tamamlanabildi.

    Sahi hakem ne demişti. Siyah futbolcu. Başakşehir’in yedekleri, teknik kadro, idari ekibi tamamı orada, hakem Webo’yu işaret ederek: -Şu siyahi futbolcuya sarı kart göster diyor. Webo bu söz üzerine sinirleniyor hakem de itirazlar üzerine kırmızı kart gösteriyor.

    Evet, söze bakarsak bir ırkçılık var. Tüm ülkece bu konuda birlik olduk.

    No To Racism ( Irkçılığa hayır.) dedik. Ulusça aynı tepkiyi göstermemiz güzel bir birliktelik idi.

    Hakem bile isteye ırkçılık yaptı mı acaba, niyeti Webo’yu aşağılamak mıydı?

    Kendisi, ‘’Ben ırkçılık yapmadım, yine de özür diliyorum’’ dedi.

    Futbol sahalarında muz gösterenleri, ırkçılığı anımsatan hayvan adını söyleyenleri, hareket yaparak ırkçılığı işaret edenleri gördük. Salı günkü durum biraz farklı bir durumdu.

    Hakem onca kişi arasında belirgin bir özelliğe atıf yapıyordu. Belki farkında olmadan çoğumuzun yaptığını yaptı.

    TRTSpor ekibinin tecrübeli spikerlerinden Erdoğan Arıkan bunu dile getirdi.

    ‘’Biz siyahi, zenci futbolcu diyoruz, bunu demememiz gerekir.’’ Evet ülkemiz gazeteleri spikerleri bunu çokça ifade ederler. Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın vs siyahi futbolcusu, Kara kıtanın kara insanları gibi... Bu ifadeler sebebiyle hiçbirimiz Seni gidi ırkçı demedik.

    Çocukken sarı çocuk kara çocuk diye bizleri ayırırlardı. Kızıl saçlıları kırmızı kafa diye isimlendirirdik. Hiçbir zaman ırkçılık damgası yemedik, ne o kişiden ne de başkasından.

    Beyaz tenli birimiz Afrika'ya gitse oradakiler onu arkadaşlarına tanıtırlarken ne derler, o beyaz derler değil mi, burada beyaz diye tanıtılan kişi, bu söylemi ırkçılık olarak görmez.

    Niyet niyet… Ameller niyetlere göredir söylemi burada ‘cuk’ diye yerine oturuyor. Tek tuğlası eksik kalmış binanın tamamlanması gibi.

    Bu ülkede ırkçılık çok yapıldı. Başkalarının ırkçılığından rahatsız olurken kendi ırkçılığımızla yüzleşmeli söz ve eylemlerimize dikkat etmeliyiz. Ülkemizde Suriyeli mültecilere, çingenelere, Araplara çeşitli halklara karşı ayrım kokan ifadeler kulandık/kullanıyoruz. Amasız ırkçılığın karşısında duruş sergilemeli, evlatlarımızı bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

    Benim kanım asildir, ırkım yücedir diyerek ırk ve kan yarışı yapanlar nasıl ırkçılık mücadelesi verebilir? Mücadele önce tutarlılık gerektirir.

    Suriyeliler diyerek hala bir kesimi dışlıyoruz. Kürtler, dışlayıcılıktan çok çekti ama; biz de kendi toplumumuzda birilerini dışlıyoruz. Mıtırb-Çingene çocuklarının başka çocuklarca ötekileştirildiğini bilirim. Kürt Mehmet, askerde zulüm gördü, dilinden belki renginden kıyafetinden dolayı, kıro denilerek dışlandı. İyi Türkçe konuşamadı diye alay edildi. Çocuklarının Alevi, Kürt çocuğuyla oynamasına arkadaşlık etmesine engel olundu.

    Kiralık ev, iş verilmedi. Hâlâ az da olsa lokal örnekler oluyor.

    Irkçılığa karşı olmak; ilkeli olmakla olur. Buna yapılınca karşı dur, sen birilerine yaptığında, yapılanı ırkçılık olarak görmezsin. Yanlışı gördüğümüzde amasız, koşulsuz karşı olacağız, Yanlış kimden gelirse gelsin tavrımız net olacak. Tarafgirlik yapmayacağız.

    İlkeli olmak; duruş sahibi omurgalı olmak, her şartta eğriye eğri, doğruya doğru diyebilmektir.

    Bilim insanları önlerine gelen bilimsel bir araştırmayı değerlendirirken; ‘’İsimsiz Değerlendirme’’ yaparlar. Yani gelen yazının kimden geldiğine bakmazlar. Biz de olayları değerlendirirken isimsiz değerlendirme yapacağız. Yanlış yapan ulusumdan, dinimden, mezhebimden, ırkımdan olsa dahi değerlendirmem değişmemeli, ibremiz daima hakkı göstermeli.

    Umarım Başakşehir maçında Webo’ya yapılanlar bir kırılma olur da hepimiz ayrıştırıcı, dışlayıcı söylemlerimizden vazgeçer, biraz da aklıselim düşünerek hareket ederiz.

    Kalın sağlıcakla…