İmsak: Güneş:
4 °C
asd

KADEM NEREYE KOŞUYOR?

  • YUNUS ER
  • 2020-08-17 17:12:18
  • 541 Görüntülenme

  •                 İstanbul Sözleşmesi denilen ihanet belgesinin bu ülkenin meclisinden geçmesi, kanunlaşması ve uygulanması tam bir fecaattir. Zamanın milletvekilleri bunun hesabını Allah indinde mutlaka vereceklerdir.

                    Bu sözleşme yürürlüğe girdiği 2012 yılından beri 2 milyon erkek evden uzaklaştırılmış. 2 milyon aile yıkılmış demektir bu. Bunun yanında kadının beyanını esas alarak yapılan hukuksuz yargılamalar sonucunda da binlerce insan hapishanelerde ömür tüketmektedir. Buna bir de genç yaşta resmen evlendikleri halde tecavüz suçuyla hapislerde yatan bir o kadar da insan var. Dağılan aileler, babasız kalan çocuklar, çaresiz kalıp bir kuru ekmeğe muhtaç yatan genç anneler…

                    İnsan tüm bunları okuyup ya da duyunca bir ülke, bir devlet ve bir aile için bundan daha büyük bir musibet olabilir mi diyeceği geliyor. 15 Temmuz hain darbe girişimi bu ülkeyi, bu devleti yıkamadı ama görünen o ki, İstanbul Sözleşmesi bu ailenin, ülkenin ve devletin sonunun getirecek.

                    Aileyi korumakla sorumlu idareciler bu tehlikenin farkında değiller mi? Aile Bakanı aileyi bırakıp, feministlerin, eşcinsel oluşumların bakanı mı oldu? Kuruluşlarının temelinde İslami ve milli değerlerimizi umursamayan derneklerin, partilerin bu konudaki çalışmalarını kerhen de olsa anlayabiliriz, ama KADEM gibi kurucularının İslami gelenekten geldikleri düşünülen ve içinde Sayın Cumhurbaşkanımızın kızının da olduğu bir kuruluşun kadın haklarını savunma teziyle ortaya çıkanlar ile bu yıkıma yol açanlarla birlikte olmaları düşünülemez. Hele Odatv gibi her fırsatta İslami ve milli değerleri küçümseyip hakaret eden oluşumlarla birlikte olmaları bu ülke insanına yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. Siz nasıl olur da bu tuzağın içine düşersiniz de, sizin üzerinizden tüm İslami oluşumlara yobaz diyen bir televizyon kanalına çıkıp onların ekmeğine yağ  sürersiniz?

                    Kadına şiddet konusu üzerinden masumlaştırılmaya çalışılan bu sözleşme ile cinsiyetsizleştirme, eş cinselliği özendirme, insanın fıtratına ters yönelimlere sevk etme çabalarını merkezine aldığı bir gerçektir. Değil kadına, hiçbir canlıya, yani hayvana bile şiddeti kabul etmeyen bir dinin mensupları olarak, sicili bu konularda bozuk olan Avrupalılardan alacağımız bir yasanın bize nasıl bir faydası olabilir? KADEM’ e tavsiyem önce kendi kültürlerinin ve medeniyetlerinin bu konularda insanlığa sunduğu reçeteleri öğrensinler.

                    Kaldı ki, bu sözleşmeyi kendine Avrupalı diyen birçok ülke kabul etmemekte, insanın yaratışına aykırı hükümler içerdiğini öne sürerek bu sözleşmeden çekilmektedir. Size ne oluyor ki, Hıristiyan Avrupalıların bile kabul etmediği bir yasayı bize dayatmak istemektesiniz?

                    Sayın Aile Bakanımız, siz ailenizden birinin yukarıda sayılan özelliklerden birine sahip olmasını ister misiniz? Sizin bir yakınınızın haksız bir şekilde hapis yatmasını ister misiniz? Peki ya Sayın KADEM başkanı ve yardımcıları siz ister misiniz? Eminim ki istemezsiniz. Allah hiçbir Müslümana bunu yaşatmasın, ama ne yazık ki, şu anda bu durumda olan binlerce insan ve aile var.

                    Anlaşılan o ki, bu işe de direkt olarak Sayın Cumhurbaşkanı el atması gerekiyor. Benim aile bakanından hiçbir beklentim yok.  Bu konuda halktan gelen tepkilerin özellikle Sayın Cumhurbaşkanına doğru yansıtılmadığını düşünüyorum. Ama bu da yeterli bir mazeret olduğunu düşünmüyorum. Çünkü büyük devletlerin büyük istihbaratları da olur. Eğer bu konuda halkın gerçek manada ne düşündüğü araştırılmıyorsa, halkın tepkileri doğru olarak iletilmiyorsa bu da ayrı bir sorundur.

                    Sonuç olarak halkın beklentilerine ve taleplerine kulak asmayan bütün iktidarlar iktidarlarını kaybetmeye hazır olmaları gerekir. Bu sorun ülkemizin kanayan yarasıdır ve bir an önce acil tedbirler alınmalıdır.

                    

    YUNUS ER
    YUNUS ER
    KÖŞE YAZARI
    BİYOGRAFİ