İmsak: Güneş:
4 °C
asd

MİLLETVEKİLİ NASIL OLMALI

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2018-05-25 16:07:36
  • 1159 Görüntülenme
  •  

     

    Bugünlerde milletvekili adaylarını alanlarda görmekteyiz. Parti listelerinde yer bulan adaylar halkın arasında çeşitli çalışmalar yapmaktadırlar. Aynı şekilde bağımsız olarak seçime girecek adaylarda çalışmalarını sürdürmektedirler. Bugünkü yazımızda milletvekilleriyle ilgili düşüncelerimizi yazdık, faydalı olması temennisiyle.

    Milletvekilleri, halkla iç içe olan ve halkın sorunlarını çözme noktasında inisiyatif alması gereken şahsiyetlerdir. Halk milletvekillerini, sorun çıkartmak için değil sorunları çözmek için seçer. Dolaysıyla da halkın milletvekillerinden adaletli davranmalarını ve topluma örnek olmayı beklemeleri, kendilerinin en doğal ve en tabii hakkıdır.

    Milletvekillerinin halka karşı birçok sorumluluğu vardır. En önemlisi de, toplumun sorunlarına eğilen duyarlı şahsiyetler olmaları ve özellikle de siyasi çıkarları uğruna toplumu kutuplaştırmamaları gerekmektedir. Seçmen tarafından seçilmiş ve umud bağlanılmış kişiler olduklarından ötürü yaptıkları ve söyledikleri her şey halkın nazarında çok büyük bir önem taşımaktadır.

    Çoğu zaman mecliste faaliyet yürüten siyasetçilerin yaptıkları tartışma, atışma ve kavgalar siyasetin ve siyasetçinin itibarını düşürmektedir. İtibarın tekrardan elde edilebilmesi yine milletvekillerinin kendi elindedir. Peki, neler yapmaları ve hangi konulara dikkat etmeleri gerekmektedir? 

    Evvela, milleti ve memleketi alakadar eden meseleler söz konusu olduğunda siyasi ideolojilerini bir kenara bırakmaları, adil olmaları ve sorunlara hak ve hakkaniyet dairesinde yaklaşmaları gerekmektedir. Toplumsal olaylara da aynı mülahazalarla yaklaşmalıdırlar.

    Halkla alakalı konular olduğunda bir yerlere ya da birilerine bağlı kalmadan hür iradeleriyle karar vermeleri, haksızlıklar ve yanlışlıklar karşısında daima haklıdan ve doğrudan yana tavır almaları, fakir ve muhtaçlar başta olmak üzere vatandaşların ihtiyaçlarından ve beklentilerinden haberdar olmaları ve sorunlarını kendi sorunları bilmeleri gerekmektedir.

    Milletvekili, milletin vekili yani milletin temsilcisi olduğunu hiçbir zaman unutmamalıdır. Sorunlara karşı duyarlı ve çözüm noktasında üretken olmalıdır. Ortaya atılan bir projeye sırf muhalefet olsun diye değil, eğer karşı çıkacaksa bile milletin faydasına olmadığı için karşı çıkmalıdır. Eğer söz konusu proje ve öneriler milletin ve memleketin faydasına ise, barışa, huzura ve çözüme katkı sağlayacaksa karşı çıkmamalı, mutlaka desteklemelidir.

    Siyasilerin söylemleri ötekileştirici değil, bütünleştirici olmalıdır. Siyasetçinin muhatabı, düşüncesini özgürce söyleyebilmelidir. Toplumun kavgaya ve kargaşaya değil; barışa, huzura ve kardeşliğe ihtiyacı vardır. Toplum, kargaşa ve kaosun olmadığı, mutlu ve refah içinde yaşayacağı günlere özlem duymaktadır.

    Sorunların çözümü, huzur ve barış ortamının tesis edilebilmesi ve halkın refah düzeyinin yükseltilmesi için milletvekillerinin, siyasetçilerin, STK’ların, vakıfların, cemiyet ve cemaatler ile topluluklar adına söz sahibi olan herkesin üzerine çok büyük görevler düşmektedir.

    Tabi bunlarla beraber, sorumluluk sahibi olan, toplumun sorunlarına eğilen, çözüm noktasında bir şeyler yapmak isteyen duyarlı her vatandaşın da mutlak surette yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardır.

    Bahse konu ettiğimiz herkes üzerine düşenleri yerine getirdiğinde, elbette özlenen ve beklenen kardeşlik ortamıyla birlikte güzel, huzurlu ve mutlu günler gelecektir. Duyarlı davranıldığı takdirde, toplumu derinden etkileyen olayların önüne geçebilir, sorunlar çözülebilir ve beklenen kardeşlik inşa edilebilir. Bunun için de 24 Haziran seçimleri bizlere fırsatlar sunmaktadır. Fırsatların kaçırılmaması en büyük temennimizdir.