Öğle: İkindi:
4 °C
asd

İSRAİL’İN EZAN DÜŞMANLIĞI

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2017-03-10 09:45:52
  • 1212 Görüntülenme
  •  

    İşgal rejimi israil’in, ezanın hoparlörlerde okunmasının yasaklanması ile ilgili kanun tasarısı birkaç aydır gündemi meşgul etmektedir. Geçen aylarda ilk gündeme geldiğinde beş vakit ezanı kapsayacak diye konuşulmuş, ancak muhalif israilli bazı politikacıların karşı çıkması ve yahudilerin kutsal günlerinde şofar adlı alete üflenerek çıkarılan sesin de bu kapsamda değerlendirilebileceği riskiyle tasarının geri çekilmesi ya da yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edilmişti.

    Söz konusu tasarı eleştirilere rağmen geri çekilmemiş, ezanın belirli saatlerde (23.00 ile 07.00 arası) hoparlörlerden okunmasını yasaklayacak şekilde yeniden düzenlenmişti. Son şekliyle israil parlamentosuna sunulan tasarı, yapılan ilk oylamada kabul edildi.

    Filistinliler başta olmak üzere tüm dünya Müslümanlarının asla kabul etmediği ve etmeyeceği ezan yasağı tasarısının yasalaşması ve uygulamaya geçirilmesi için iki ayrı oturumda daha kabul edilmesi gerekiyor.

    Tasarının ilk oylamasının kabul edilmesinin ardından ciddi manada tepki gösteren kimseler olmadı. Ürdün hükümetinden bir açıklama yapıldı ancak başka ülkelerden konuyla alakalı açıklamalar henüz yapılmış değil.

    İşgalci israil’in bu aymazlığına karşı sokaklara dökülen kitleleri göremedik. Müslümanların umut beslediği liderlerin, ekranlara çıkıp israil’e ezan yasağı kararından dolayı ültimatom verdiklerine şahit olamadık.

    Siyonist israil ezanı yasaklayarak aslında İslam’ın varlığını inkar ediyor ve bu pervasızlıkla tüm dünya Müslümanlarına meydan okumuş oluyor. Müslümanları kurtuluşa, felaha, Allah’a karşı görevlerini yerine getirmeye davet eden Ezan-ı Muhammedîyi yasaklayarak açıkça İslam ümmetinin kutsallarına savaş açmış oluyor.

    israil, 1948’den bu yana defalarca yaptığı gibi söz konusu son yasa tasarısıyla Müslümanların kutsalı olan ezana karşı (dolaysıyla İslam’ın şiarlarına karşı) kin ve düşmanlığını bir kez daha ilan etmiş oluyor.

    Müslümanların asla sineye çekmeyeceklerini ve bu tasarıyı hiçe sayacaklarını bilmesine rağmen ezanı yasaklamaya çalışması, terör rejiminin Müslümanlara ve kutsallarına karşı olan düşmanlığını ortaya koymaya yeterli sebep değil midir?

    Müslümanların kırmızıçizgilerini ihlal anlamına gelen terör rejiminin ezan yasağı kararını kabul etmek, bir Müslüman olarak sineye çekmek mümkün mü?

    Yıllardır Filistinlilere zulmeden ve barbarca katleden terör çetesi israil’in son kararı, Filistin davasının geleceği açısından basite alınamayacak kadar ciddidir. Dolaysıyla, iki oturum sonra yasalaşacak ezan yasağı kararınaa ve genelde de israil’in zulüm politikalarına sessiz kalınmamalıdır.

    O yüzden bizce, zaman geçirilmeden ivedi bir biçimde şu adımların atılması gerekmektedir:

    1) Tüm İslam ülkelerinde halklar sokaklara dökülüp israil’in ezan yasağını en üst seviyede protesto etmelidir.

    2) İslami STK’lar sabah namazı buluşmaları tertipleyip, ‘ezanlar susturulamaz’ temalı aktivitelere öncülük etmelidir.

    3) İslam’ın şiarı olan ezanın her yerde okunması için kampanyalar başlatılmalıdır. Belirli saatlerde her evden, her sokaktan, her camiden ve hep birlikte ezanlar okunmalıdır.

    4) israil ile ilişkisi bulunan devletler, ezan yasağı kararının inanç ve ibadet özgürlüğüne aykırı olduğunu ve bu kararı tanımadıklarını ilan etmelidir.

    5) Yazarlar, yorumcular, karikatüristler, tv programcıları israil’in ezan yasağını ve bu yasakla ulaşmak istediği şeytanî hedefini gündemlerine taşımalı, takipçilerini bu konuda hassas davranmaya teşvik etmelidir.

    6) Türkiye hükümeti başta olmak üzere yöneticileri Müslüman olan ülkeler israil ile olan ilişkilerini gözden geçirmelidir. Geri adım atılmadığı takdirde ilişkiler dondurulmalı ve sonrasında sona erdirilmelidir.

    7) Siyasi partiler hükümetin adım atması için tüm illerde basın açıklamaları yapmalı, siyasi baskı oluşturmalıdır.

     

    8) Dünya barışının önündeki en büyük engel olan kural tanımaz despot israil’in ezan yasağı kararı başta olmak üzere Filistinlilere yönelik uygulamış olduğu bütün düşmanca politikalarının asla kabul edilmeyeceği konusu uzun bir süre Müslümanların birinci gündemi olmalıdır.