Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

UMUTSUZ DEĞİL, ÜMİTLİYİZ

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2016-11-04 15:40:16
  • 1300 Görüntülenme
  •  

    Musul’a yönelik operasyon 3’ncü haftasında. Onlarca ülke Musul'u kurtarma! operasyonuna katılıyor. Hedefleri, IŞİD’i Musul’dan çıkarmak. Gerçekte öyle mi? Tek amaçları IŞİD’i Musul'dan çıkarıp halka özgürlük getirmek mi?

    Bunun öyle olmadığını herkes biliyor. IŞİD’in Musul’dan çıkarılması söylemi, operasyonun meşruluk kazanması içindir.

    Hatırlarsınız; 11 Eylül’den sonra ABD, İslam ülkelerini işgal etmek için muhtelif stratejiler belirlemiş, 2003’te de Irak’a kimyasal silahlar bahanesiyle operasyon başlatmıştı. Irak’ı işgal eden ABD, sözde Irak’a demokrasi getirecekti, halkları zulümlerden kurtaracaktı. 

    Kurtardı mı peki, demokrasi getirdi mi? Demokrasi dedikleri helvadan bir put değil miydi? Demokrasinin sadece kendileri için geçerli olduğu bilinmiyor muydu? 

    ABD, Irak’a ne demokrasi getirmişti ne de Irak halkını zulümlerden kurtarmıştı. Yıllardır Saddam’ın zulümlerine maruz kalan halk, Saddam’ın zulümlerini arar olmuştu. ABD, her türlü insanlık dışı zulüm ve baskılarla yıllar boyunca işgalini sürdürmüştü. 

    Geride yıkılmış şehirler, talan edilmiş mallar, ırzlarına geçilmiş kadınlar, gözyaşları akıtan analar, çocuklar... Katledilenler, öldürülenler, Guantonama’da akıllarını yitiren ümmetin mazlum evlatları... Ve daha neler neler...

    Batı hiçbir zaman medeni olmamıştır, bakmayın öyle medeniyetin beşiği söylemlerine... Daima kendi dışındakilere özellikle de Müslüman alemine karşı vahşet ve barbarlıkta sınır tanımamıştır. 

    Nerede kan ve gözyaşı var bi düşünün. Kan ve gözyaşının, savaş ve kargaşanın olduğu coğrafyalara bakın, oradaki karışıklıklarda vahşi batının parmağı kesin vardır ve bunu rahatlıkla göreceksiniz. 

    Batının İslam’a ve müslümanlara karşı kindar ve baskıcı olmasının sebebi nedir? Sadece çıkarlar mıdır? Değil elbet. 

    Batı, Avrupa’nın kadim İslam medeniyetini tanıdığının farkında. İslam medeniyetini tanıyan Avrupalıların İslam’a yönelmesi emperyalist üst aklı çıldırtmış durumda. 

    O yüzden bütün İslam coğrafyalarında etnik ve mezhepsel ayrılıkları körükleme, kargaşa, iç çatışma çıkarma peşinde ve hedefindeler. O yüzden kendilerinin büyütüp beslediği örgütler üzerinden pak İslam’ı kirletmeye, insanların gözünde karalamaya çalışmaktadırlar.

    Başarısız oldukları söylenemez. Ancak mutlak başarıyı elde edemeyecekler, bu konuda İslam alemi üzerine düşeni yapmak zorundadır. 

    Harici güç durumunda olan emperyalist güçleri ve onlara müzahir örgüt ve örgütçükleri topraklarından def etmenin yollarını kendi aralarında bulmaya çalışmalıdırlar.

    Müslüman milletler, bunu yapma güç ve potansiyele sahiptirler. Yeter ki aralarındaki ihtilafları bir kenara bıraksınlar, yaşananlara mezhepsel yaklaşmasınlar. 

     

     

    Müslüman coğrafyalarındaki savaş ve kargaşanın kısa sürede biteceğini herkes gibi bizlerde ön görmüyoruz maalesef. Ancak tüm olumsuzluklara rağmen umutsuz olamayız, ümidimizi korumak zorundayız.