Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

HAPİSHANELERDE ÇÜRÜYEN VATANDAŞLAR

  • M. ŞERiF DURMAZ
  • 2016-10-13 13:47:46
  • 1317 Görüntülenme
  • Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan'ın Çarşamba günü Beştepe’de Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Hakim ve Savcı Adayları Kura Töreni’nde  yaptığı konuşma, FETÖ yargısının mağdur ettiklerinin taleplerinin yerine getirilmesi açısından önemli bir gelişmedir. Sn. Erdoğan, “5 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var. 15 Temmuz işte bize böyle bir imkânı lütfetti” ifadelerini kullandı. 

    El hak doğrudur. Ancak sadece 15 yıl değil 24 yıldır haksız yere cezaevlerinde ömür tüketen vatandaşlarımız var. İşkence zoruyla suçu kabul etme, delil ihdası, delil karartma ve çeşitli komplo ve desiseler neticesinde müebbet hapis cezaları alan ve hapishanelerde yıllardır hürriyetleri ellerinden alınan Müslüman kardeşlerimiz var.

    Hakikatte ne yaptılar peki bu insanlar? İslami şiarların ve Müslümanların imha edilmeye çalışıldığı bir dönemde hayatlarını Allah’a adadılar ve Allah’ın emrettiği şekilde yaşamlarını idame ettirdiler. Genç nesli cehalet bataklığına sürükleyen İslam düşmanlarının çalışmalarına karşı, genç yaşlı yediden yetmişe herkesi camilere davet edip seferberlik ilan ettiler...

    Camilere gelen gençlere ilahi kelam Kur’an-ı Kerim’i öğrettiler, peygamberlerin hayatını anlattılar, İslami eğitimler verdiler. Neslin İslam’ı öğrenmesine ve hayatlarını Allah’ın emrettiği şekilde idame ettirmelerine vesile oldular.

    İslami kimlikleri ve çalışmaları, FETÖ ve benzeri karanlık yapıları rahatsız etti. Her türlü baskıya maruz kaldılar. İftiralara uğradılar, gözaltına alınıp akıl almaz işkenceler gördüler. İslami çalışmaları suç kapsamında değerlendirildi. Uyduruk suçlamalar neticesinde haksız yere cezalar aldılar.

    15 Temmuz kalkışmasından önce de İslami kimlikli mahkûmların uğradığı haksızlıklar ve hukuksuzluklar defaatle dile getirildi. Seslerinin duyulması için yıllarca süren kampanyalar yapıldı. Ancak mazlum ve mustazaf olmalarından dolayı seslerini kimse duymadı.

    Adaletle hükmettiklerini söyleyen hiçbir yönetici, dosyaları çelişkilerle dolu İslami kimlikli mahkumların derdiyle hemhal olmadı. Belki de o süreçlerde İslami kimlikli mahkûmların sesi olmak ve sorunlarını gündeme taşımak cesaret gerektiriyordu. Ancak o cesareti hiç kimse gösteremedi.

    Şimdi durumlar çok farklı. Zira 15 Temmuz darbe girişiminden sonra çok şey değişti, olumlu açıdan birçok gelişme yaşandı. FETÖ’cüler hem yargıda, hem askeriyede hem de diğer kurumlarda ayıklandı, iş yapamaz hale getirildiler. Adımların atılması için ciddi engeller kalmadı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği “hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var” hususu bu bakımdan çok önemli ve anlamlıdır. Haksız yere ve çeşitli desiseler neticesinde 24 yıldır hürriyetleri ellerinden alınan28 Şubat ve FETÖ mağduru mahkûmların hapishanelerde daha fazla çürütülmesine göz yumulmamalı artık.

    “15 yıldır hapishanelerde çürüyen vatandaşlarımız var” demek anlamlıdır ama tek başına yeterli değildir. Bunun gereği yapılmalı. Artık herkes Yusufîlerin maruz kaldığı kumpas ve komplolardan haberdardır, dolaysıyla gereği yapılmazsa büyük bir vebaldir.

    15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşanan gelişmelerin, ülkenin ve toplumun aydınlık geleceği açısından hayırlı sonuçlar doğuracağını temenni ediyoruz. Süreç istenilen şekilde değil elbet. Süreç sancılı ve zorlu. Artçı etkiler bitmiş değil.

    15 Temmuz kalkışmasının arkasındaki karanlık güçler yönetim değişikliği için her yolu deneyemeye ve taşeron örgütleri kullanarak kaos ortamı oluşturmaya devam edeceklerdir. Ancak bahse konu bütün olumsuzluklara rağmen “hayırlı sonuçlar” açısından ümitliyiz ve hiçbir zaman ümidimizi yitirmeyeceğiz.