Varsın hiç birinin elinden cep telefonu
düşmüyor olsun,
Varsın şimdilik kendisini ekranlara
kaptırmış olsun,
Varsın saçları omuzlarında olsun veya
arkadan örüp bağlamış olsun,
Varsın kulaklarında küpeleri olsun,
Varsın sadece çenelerinin ucunda sakalı
olsun,
Varsın birileri onları “Z kuşağı” diye
tanımlasın...
Bir tanesinden bile vaz geçmedik, bir
tanesinden bile ümidimizi kesmedik, bir tanesinin bile isminin üstünü çizmedik,
bir tanesini bile ajandamızdan çıkarıp atmadık.
Birileri onların kendilerinin olduğunu
zannederek varsın avunadursunlar, onların üzerinden hesaplar yapsınlar..
Biz onların bir tanesinden bile vaz
geçmedik.
Çünkü her şeye rağmen biz onların
simalarında imandan ve İslam’dan izler görüyoruz.
Değil mi ki onların arkalarından
hidayetleri için dua eden, gözyaşı döken anneleri var babaları var, onlar yoksa
dedeleri nineleri var..
O halde onlar bir gün mutlaka asıllarına
döneceklerdir. Hatta şimdi bile sağıma soluma döndüğümde aynı safta onlarla
namaz kıldığıma şahit oluyorum, namazdan aldığım feyiz ikiye katlanıyor.
Siz görmüyor musunuz sizinle birlikte
namaz kılan uzun saçlı, kulakları küpeli, top sakallı gençleri?
Yoksa yanılıyor muyum, örtüsüz oldukları
halde alınlarında secde izi, yüzlerinde nur gördüğüm bayanlar var, yanlış mı
görüyorum.
Bilmem siz ne dersiniz ama ben örtüsüz
kızların camiye doğru gidişini ve o esnada çantalarından bir eşarp çıkarıp
başlarını örtüp namaz kıldıklarını gördükçe duygulandığımı belirtmeliyim ve en
çok onlar için dua ediyorum.
Müslümanların, gençlerimize ümitle
yaklaşmasını tavsiye ediyorum. Lütfen onlara sahip çıkınız, üzerlerine
çullanmayın, onlardan her şeyi bir anda beklemeyin. Lütfen onları küfrün
kucağına iteklemeyin.
Yüreğinizi ve ufkunuzu geniş tutun, onlar
bizim gençlerimiz, kendinizi sevdirmekten başka yapacağınız hiç bir şey yoktur.