Batman’da son yıllarda ciddi paralar harcanarak 7-8 mahallede semt poliklinikleri yapıldı. Büyük binalar yükseldi, içleri donatıldı, farklı branşlarda doktorlar görevlendirildi. Dışarıdan bakınca önemli bir yatırım olduğu açık. Ama günlük hayata bakınca bu yatırımların tam karşılık bulduğunu söylemek zor.
Bu polikliniklere giden hasta sayısı beklenen seviyede değil. Gidenlerin önemli bir kısmı da ya reçete yazdırmak için uğruyor ya da basit rahatsızlıklar için tercih ediyor. Çoğu kişi hâlâ burayı sağlık ocağı gibi görüyor. Oysa bu merkezler, hastanelerdeki yoğunluğu azaltmak için devreye alınmıştı.
Bugün Batman’da hastanelerin hali ortada. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İluh Devlet Hastanesi… Hangisine randevu almaya çalışsanız benzer tabloyla karşılaşıyorsunuz. Sistem açılır açılmaz dolan randevular, günlerce boşluk bulamayan vatandaşlar, mecburen ileri tarihlere verilen günler… Bazen 15-20 gün sonrasına randevu bulunabiliyor. Bu süreçte insanlar ya beklemek zorunda kalıyor ya da çözümü acil servislerde arıyor.
Şehrin nüfusu artıyor, ihtiyaç büyüyor ama yük hâlâ büyük ölçüde hastanelerin üzerinde. Semt poliklinikleri bu yükü paylaşabilecek yerler aslında. Fakat vatandaşın oraya yönelmesi için sadece var olmaları yetmiyor. İnsanlar gittiğinde işinin tamamlanmasını istiyor.
Sahada konuşulanlar da bunu gösteriyor. En çok dile getirilen eksiklikler belli: Röntgen yok, ultrason yok, bazı branşlarda doktor bulunmuyor. Böyle olunca vatandaş şunu düşünüyor: “Nasıl olsa eksik kalacak, en baştan hastaneye gideyim.” Bu da polikliniklerin geri planda kalmasına yol açıyor.
Bir diğer konu da alışkanlık meselesi. Yıllardır insanlar doğrudan hastaneye gitmeye alışmış durumda. Bu alışkanlığın değişmesi zaman ister. Ama bu değişimin olabilmesi için önce polikliniklerin gerçekten alternatif haline gelmesi gerekiyor. Yani vatandaş gittiğinde “İşim burada da görülür” diyebilmeli.
Belki çok büyük adımlara gerek yok. Temel görüntüleme cihazlarının konulması, eksik branşların tamamlanması ve hizmetin biraz daha genişletilmesi bile önemli bir fark oluşturur. Bunun yanında vatandaşın doğru şekilde bilgilendirilmesi de önemli. Hangi poliklinikte hangi hizmet var, insanlar bunu net bilirse ona göre tercih yapar.
Kısacası ortada bir imkân var ama tam anlamıyla kullanılmıyor. Semt poliklinikleri daha işlevli hale getirilirse, hastanelerdeki yoğunluk bir nebze azalır. Bu da doğrudan vatandaşın randevu bulmasını kolaylaştırır. Hem zaman kaybı azalır hem de sağlık hizmetine ulaşmak biraz daha düzenli hale gelir.
Batman gibi büyüyen bir şehirde, eldeki imkânları daha verimli kullanmak artık bir tercih değil, ihtiyaç gibi duruyor.
