En faziletli aylardan olan Ramazan ayına ulaştık. Rabbimize şükürler olsun. Her yönüyle bu ay nice fırsatlar barındıran bir aydır. Bu ayın bereketinden mahrum kalmayıp en güzel ve en verimli şekilde değerlendirebilmeyi Rabbimiz hepimize nasip etsin.

Bu Ramazan'a da Filistinli Müslümanların içinde bulunduğu durumdan dolayı maalesef buruk giriyoruz. İşgal rejimi ve destekçileri bir buçuk yıldır aralıksız bir şekilde Filistin’deki kardeşlerimizi katletmeyi sürdürüyorlar, yapılan ateşkes anlaşmasına uymayıp kuralları ihlal ediyorlar.

İnsanlığın kalbine saplanan bir hançer mesabesinde olan işgal rejiminin yapmış olduğu zulümlere karşı, insanlık ailesinin karşı durması gerekmektedir. İşgalci barbarların masum insanları katletmesine, dünyanın gözü önünde şehirleri harap etmesine sessiz kalınmamalı, bu aşağılık zihniyete sahip siyonistlere artık bir dur denilmelidir. İşgalcilere karşı onurlu bir duruş sergilenmediği müddetçe yeryüzünde fitne çıkarmaya ve bozgunculuk yapmaya devam edecekler.

7 Ekim Aksa Tufanı sadece İslam dünyası için değil bir bütün olarak tüm insanlık ailesi için işgal rejiminin vahşi ve barbar yüzünün görülmesi açısından bir milat sayılmalıdır. Özelde Müslümanlar işgal rejiminin planlarına karşı Filistinli mücahitleri ve Filistinlilerin hak ve hukukunu savunan İslami direniş hareketlerini yalnız bırakmamalıdır.

Ramazan ayı Müslümanlar açısından İslam ümmetinin işgalcilere ve dahi tüm İslam düşmanlarına karşı bilinç elde etmelerine vesile olmalıdır. Ramazan ayı nice fırsatlar barındıran bir ay olması münasebetiyle bu aydan maksimum şekilde istifade edilmelidir. 7 Ekim Aksa Tufanı Harekatı bir nebze de olsun Müslümanları işgal rejimine karşı uyandırdı. Müslümanların bilinç elde etmesine vesile oldu.

Malum katliamların başlamasından sonra sadece İslam ülkelerinde değil birçok Avrupa ülkesinde de insanlar işgalci katillerin, barbarlıklarını ve vahşiliklerini ve yapmış oldukları katliamları telin ettiler. Müslümanlar da meydanlara inerek katil işgal rejimini ve destekçilerini lanetlediler. Zalimlere karşı tek yürek olunması gerektiğini tüm dünyaya ilan ettiler, imkanlar nispetince Gazze'deki kardeşlerini yalnız bırakmadılar, onlara yine imkanlar nispetince yardımlarda bulundular, onları hiçbir zaman dualarından eksik etmediler.

Mübarek Aksa Tufanı Müslümanlar arasında hatta sadece Müslümanlar değil işgalcilerin katliamlarına karşı duran duyarlı ve hassasiyet sahibi ve vicdan ehli insanlar arasında da bir bilincin elde edilmesine vesile oldu. Bir tarafta vicdanını yitirmemiş insanlar işgalcilere karşı dururken diğer tarafta ise işgalcilerin yaptıkları katliamlara destek verenler de oldu. Destek verenlere karşı duyarlı ve hassasiyet sahibi insanlar tarafından boykot adı altında bazı çalışmalar başlatıldı. İşgalcilere destek veren firma ve markalara karşı uygulanan boykotun hala devam ediyor olması sevindiricidir. Bu ayda ve bundan sonra da boykota aralıksız devam edilmelidir. Bu Ramazan ayında bereket boykottadır düşüncesini her tarafa yaymak gerekmektedir. İşgal rejimine verdikleri desteklerden kaynaklı açıklamalarda bulunan ve siyonist yandaşlıklarıyla bilinen hiçbir firmanın ve hiçbir markanın bir tane bile ürününü almamak gerekmektedir. Her Ramazan yeni başlangıçları beraberinde getirmektedir. Bu ayda da işgalcilere destek veren firmalara karşı boykota devam etme konusunda bir duyarlılık oluşturulmalıdır. İşgalcilere ve destekçilerine karşı verilen mücadelede imkanlar seferber edilmelidir.

Gazze'de kahramanca ve korkusuzca mücadele eden mücahitlerin işgalcilere karşı mesuliyetlerini yerine getirdikleri gibi mücahitlere destek veren Müslümanların da mesuliyetlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Bundan sebep bu ay fırsat bilinerek Yahudilere destek veren markaların hiçbir ürününü evlerimize sokmama konusunda ısrarcı olmak ve bunu toplumda yaygınlaştırmak gerekmektedir.