Öğle: İkindi:
4 °C
asd

UZAKTAN EĞİTİME YAKINDAN BAKMAYA NE DERSİNİZ?

  • Mustafa GÜLTEKiN
  • 2020-12-20 17:08:49
  • 317 Görüntülenme

  • Uzaktan eğitim, canlı ders, EBA TV, zoom, online sınavlar...

    Yukarda saydığım kavramların nerdeyse hiçbiri birkaç ay öncesine kadar hayatımızda yoktu. Lakin pandemi illetinin yayılmasıyla birlikte hepsi ve daha fazlası hayatımızın olmazsa olmazları arasına girdi. Hem de toplumsal düzeni hiç olmadığı kadar değiştirerek. Bugünkü yazımızda pandemi sürecinin eğitim sistemimize yansımaları üzerinde durmaya çalışacağım.

    Bilindiği üzere ülkemizde mart ayından beri eğitim uzaktan devam ediyor. Virüsün yayılma hızını düşürdüğü bilinse de beraberinde bir çok sorunu getirdiği de bir gerçek. Uzaktan eğitimle beraber öğrenci ve öğretmenler doğal eğitim ortamından uzaklaşıp ekranların başında günlerini geçirmeye başladılar.Bunun sonucunda ekran bağımlılığı başta olmak üzere bir çok bedensel ve ruhsal hastalık artık sıradan hale geldi.

    Uzaktan eğitime geçilmesiyle Miili Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde 500 bin ücretsiz tablet dağıtılacağını açıklamıştı. Son olarak 17 aralık günü Batman’ın da aralarında bulunduğu 15 ile toplamda 50 bin 500 tablet gönderildi. Batman’a gönderilen tablet sayısının da 2 bin 600 olduğu gelen haberler arasında. Dileriz tablet dağıtımı yapılırken en çok ihtiyaç duyan ailelerin çocuklarına öncelik verilir ve adaletli bir dağıtım yapılır. Ama sonuçta birçok öğrenci derslerden mahrum kalmaya devam edecek. Zira İl Milli Eğitim verilerine göre Batman’da eğitim gören 168 bin civarı öğrenci bulunuyor ve bunların büyük bir kısmının canlı derslere giremediği biliniyor.

    Aileler, çocukları eğitimden geri kalmasın diye olağanüstü bir çaba içine girmiş durumda. Ellerindeki imkanları sonuna kadar seferber ediyorlar. İmkanı olanlar gerek internet bağlatarak gerekse yeni cihazlar alarak sorunu çözmüş görünüyor. Ya hiçbir imkanı olmayan aileler, evinde bir tek telefon bulunduğu halde 4-5 çocuğu aynı anda derse girmek zorunda olanlar, kırsal kesimde yaşayan ve internet imkanından mahrum olan çocuklar, internet bağlatmak istediği halde altyapı eksikliğinden dolayı internetten yoksun kalanlar… Bunların tamamını düşündüğümüzde eğitimdeki ‘’imkan ve fırsat eşitliği’’  arasındaki fark her geçen gün daha da derinleşmekte. Çünkü aynı sınıfta okuyan öğrencilerin bazıları hiçbir canlı dersi kaçırmazken bazıları da maalesef hiçbir derse girememiş durumda. Ama tüm öğrenciler yapılacak olan tüm sınavlarda aynı derecede sorumlu olacaklar. Bu da ilerde çok ciddi bir mesele olarak karşımıza çıkacak gibi görünüyor.

    Konunun başka bir boyutunu da paylaşalım yeri gelmişken. GSM operatörleri tarafından EBA’da kullanılmak üzere verilen 8 GB i ücretsiz internet konusu. Dar gelirli aileler tarafından başta sevinçle karşılansa da daha sonradan bunun canlı derslerde kullanılamayacağı uyarısıyla hayal kırıklığı yaşandı. Eğer  GSM operatörleri gerçekten eğitime katkı sunmak isterlerse en azından bir öğrenciye bir aylık canlı derslerinde yetebilecek kadar interneti ücretsiz vererek çok büyük katkı sağlayabilirler.

    Son olarak ; günlerinin büyük bir kısmını ekran başında geçirmek zorunda olan öğretmen ve öğrencilerimize ve ailelerine naçizane birkaç tavsiyede bulunarak bugünkü yazımızı nihayete erdirelim:

    -Ders dışı zamanlarda ekrandan olabildiğince uzak duralım.

    -10 dakikalık ders aralarında mutlaka kalkıp basit fiziksel etkinlikler yapalım.

    -Ders başında kambur vaziyette durup ekrana çok yaklaşmayalım.

    -Aile içindeki sorumluluklarımızı unutmayalım.

    -İnternetteki zararlı içeriklere karşı kendimizi ve ailemizi koruyalım.

    -En önemlisi de Rabbimize karşı olan sorumluluklarımızı teknolojiye feda etmeyelim.