Öğle: İkindi:
4 °C
asd

“LAMBADA TİTREYEN ALEV ÜŞÜYOR” ’UN BU KADAR KIYMETİ YOK MU?

  • YUNUS ER
  • 2020-06-30 17:04:10
  • 257 Görüntülenme

  •                 Bir önceki yazımızın başlığı “Müfredat Size Ait Değilse Nesiller De Size Ait Değildir” şeklindeydi. Maalesef bu hafta sonu yapılan YKS sınavında sorulan bir soru da sanki bu yazımızın başlığını haklı çıkartmak içindi.

                    Eh artık LGBTİ sapkınlığı artık üniversite okuyacak gençlerimizin ilgi alanına girecek kadar, sorularına konu olacak kadar ilerlediyse yakında ilahi azabı beklemekten başka çaremiz de kalmayacak.

                    Bu nasıl bir aymazlık, bu nasıl bir ciddiyetsizlik. Müslüman halkın çocuklarına hangi cüretle bu soruyu sorarsınız. Türk Edebiyatının, Türk Edebiyatçılarının nesli mi tükendi? Bu densizin dizesinde hangi edebiyatı keşfettiniz de soruya konu ettiniz? Mehmet Akif’lerin, Necip Fazıl’ların, Sezai Karakoç’ların, Nazım Hikmet’lerin, Neşet Ertaş’ların eserlerinin sizin yanınızda Matiz denilen ne olduğu belirsiz birinin kadar değeri yok mu?

    “Lambada titreyen alev üşüyor” derken hangi herhalde bu sorduğunuz sorudan daha güzel bir soru çıkardı. Ama sizin niyetiniz anlaşıldı ki, soru sormak değil. Siz de modaya uydunuz ve mahalle baskısıyla birilerine mesaj yolluyorsunuz. Bakın sizin fikirleriniz bizim için o kadar kıymetli ki, YKS sorularında bile size yer veriyoruz, demek değilse nedir?

    İstanbul Sözleşmesinin başını çektiği ailesiz, cinsiyetsiz, vatansız ve dahi şerefsiz bir toplum inşa etmek için bütün aile ve İslam düşmanları ele ele vermiş.

    Ey Devletin yetkili ve etkilileri,

    Ey Hükümetin başındaki zatlar,

    Ey Asım’ın Nesli için yüreği yanan öğretmenler, idareciler, anne babalar…

    Bu gidişat nereye?

    Çocuklarımız birer birer elimizden kayıp gittiğinde mi uyanacağız?

    İçi boş müfredatla gençlerimizi yıllarca süründüren malum eğitim sistemi, artık bir level daha atlayarak gençlerimize yeni idollar da üretmeye başladı. Bu milletin tarihinde adı YKS sorusunda sorulacak bir düşünür kalmamıştı da Selahaddin’ler, Kanuni’ler, Aziz Sancar’lar, Fuat Sezgin’ler tükenmişti de kala kala bu şahıslar mı kalmıştı soru sorulacak. Bu ne demek biliyor musunuz? Seneye de buna benzer bir soru çıkarsa ne olacak, seneye de bu ve buna benzer artistlerin hayatı artık bize örnek olarak sunulacak ve sorulacak demektir.

    Son olarak da Sayın Cumhurbaşkanımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum.

    Sayın Cumhurbaşkanım, hayalini kurduğunuz, yetişmesi için gece gündüz çalıştığınız, gözyaşı döktüğünüz Asım’ın Nesli büyük tehlike altında. Asım’ın Nesli can çekişiyor. Sizin istedikleriniz ile yapılanlar taban tabana zıt. Korkarım ki bu gidişle Cennet Mekan Abdulhamid Han’ a yapılanların aynısını yaşayacağız. Sizin yaptıklarınızı anlamaktan uzak yetişen bu gençlik, bu ülkenin felaketini de beraberinde getirecek.

    Sizden istirhamımız bu ülkenin gençlerine bir dönüp bakın, kendi mekteplerimizde nasıl ülkesine ve milletine yabancı bir gençliğin yetiştiğine bir bakın. Bu gidişat hayra alamet değil.

    Umarım bu çığlığımız bir yerlere ulaşır. Umarım gözlerimizdeki perdeler aralanır da, hakikatı anlayacak konuma geliriz.

    YUNUS ER
    YUNUS ER
    KÖŞE YAZARI
    BİYOGRAFİ