Öğle: İkindi:
4 °C
asd

Bir Musibet Bir Nasihat

  • Muhammed ALTUN
  • 2020-04-05 16:39:05
  • 675 Görüntülenme
  • Camiler kimsesiz, okullar kapalı, cenaze merasimleri boş, hastanelerde poliklinikler kapalı, ihracat-ithalat durmuş, illere, ülkelere giriş çıkışlar yasak… Ve daha sayısızca aktifliğini yitiren noktalar. Evet, corona virüsünden söz ediyoruz. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkıp tüm dünyayı etkisi altına alıp, hayatı durma noktasına getiren, görünmez bir etkenden söz ediyoruz.

    Dünya olarak büyük bir imtihandan geçmekteyiz, süreç herkes için eşit bir şekilde ilerlemekte. Virüs hiçbir ayrım yapmadan herkese uğramakta. Dünyanın süper gücünü de tehdit etmekte dünyanın en fakir ülkelerini de rahatsız etmekte. Kraliyet ailesini de sakladığı delikte bulup musallat olmakta, köyüne sığınana da selam vermekte.

    İl-il, ülke-ülke salgın virüs karşısında önlemler alınmaya çalışılmakta. Dünyanın her yerinde mücadele ve seferberlik söz konusu. Bunların yanında gayri İslami ülkelerin, özelikleavrupa ülkelerinin ikili ilişkilerinde nasıl da birbirlerine sırt çevirip hata nasıl tıbbı malzemelerini gasp ettiklerine de şahitlik etmekteyiz.

    Böylesine şiddetli bir musibetle imtihan olurken olayları doğru bir şekilde okumak gerekir. Olayı iki yönüyle değerlendirmek doğru olacaktır. Birinci yönü ile bunun manevi olarak bize kesilmiş bir ceza olduğunu iyi bilmemiz gerekir. Diğer bir yönü ile ise tıbbi açıdan değerlendirilip açıklanmasıdır.

    Müslümanlar olarak duygularımızı yitirdik, vicdanlarımızı dünya tamahına esir ettik, inancımızın gerekliliklerine sırt döndük. Suriye’de, Yemen’de, Filistin’de,Arakan’da Afganistan’da, Türkmenistan’da ve daha birçok İslam beldesinde zalimler kardeşlerimizi katlederken sessiz kaldık, ülkemizde adaletsizlik, zina, uyuşturucu vs. almış başını giderken dünya malından daha çok kazanmanın derdine düştük, toplumun ahlak yapısı bozulup doğanın dengesi katledilirken daha refah hayatlar içerisinde yaşamak adına dünya malına daha çok daldık. ‘Komşusu aç iken yatan bizden değildir’ hadisini unuttuk değil açlıkla, yatacak yerleri yokken komşunun ne olduğunu unuttuk. Komşumuz aynı site içerisinde karşılıklı olarak oturduğumuz daireler değildi, komşumuz aramıza çizilen kara sınırlarının ötesinde olanlardı. Zira Müslümanlar arasında hiçbir sınır yoktur. İnancımızın emirlerini unuttuk, ibadet diye günde beş vakit farz namazlarını yerine getirip görevimizi yaptığımızı düşündük. Oysa ibadetin sadece günde beş vakit rabbinin huzuruna varıp namaz kılmaktan ibaret olmadığını hepimiz iyi bilirdik.

    Bu hastalığın manevi birçok hikmetini daha da sıralaya biliriz. Bundan ziyade Müslümanlar olarak nerede hata yaptığımızın farkına varıp evlerimize hapsolduğumuz bu günlere bolca tefekkür etmeliyiz, imtihandan hayırla çıkıp samimi Müslümanlardan olmak adına çokça dua etmeliyiz. Dünyanın savaştığı bu virüsü bir musibet olarak görüp bundan kendimize, ailemize, toplumumuza nasihatler çıkarmak gerekir.

    Tedbirlerimizi hem manen hem de dünyevi olarak almalıyız. Virüs ile mücadele eden sağlık kurumlarının ikazlarına kulak verip mümkün mertebe kurallara uymaya özen gösterelim.