Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Akşam: Yatsı:
4 °C

EKONOMİ NASIL DÜZELİR

  • İLHAN GÜNAY
  • 2019-05-06 14:26:35
  • 174 Görüntülenme

  •        ‘’Ey Âdem Oğulları! Her namazınızda süslü elbisenizi giyinin. Yeyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.’’ Araf 31

             Televizyon, magazin ve gazetelerin lüks yaşamı teşvik eden yayınları ile ahlaksızca yaşamayı teşvik eden sanatçı ve iş adamlarının yol göstermesi sonucu toplumda büyük bir israf meydana gelmiştir. İnsanlar gelirlerinin çok üzerinde bir borç batağına düşüyorlar. Yöneticilerin ve zenginlerin lüks içinde yaşamaları halkı da olumsuz etkilemektedir. Bunların çocuklarının düğünleri adeta bir israf şölenine dönmektedir. Yöneticiler ellerinden gelinceye kadar lüks hayatı yaşamaktadırlar. Bunların çocukları kralların çocukları gibi yaşıyorlar. Bunlar milletvekili, bakan veya daire başkanı olmadan önce ancak geçinebilirken bu makamlara geldikten sonra hanımları, çocukları, kardeş ve yeğenleri o şehrin zenginleri arasına giriyorlar. Bu parayı alın terleri ile mi kazanıyorlar yoksa ihale ortaklıkları ile rüşvetten gelen para mıdır? Bunun cevabını herkes biliyor. Komşularımızın, akrabalarımızın önceki ekonomik durumlarını çok iyi biliyoruz.

             Eğer çevremize bakacak olursak, daha önceden sıkıntıda olan insanlar belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi veya belediye başkanı olduğu zaman hayatları kısa sürede değişiyor. Diğer bürokrat ve siyasilerinde öyledir.

             Bu ekonomik bozulmanın önüne nasıl geçebiliriz?

             Başta yöneticilerimiz israf etmekten kaçınacaklar. Yönetici olmadan önce kendisinin ve yakın çevresinin mal varlığı gerçek anlamda tespit edilmelidir. Yöneticiliği bittikten sonra onun ve yakın çevresinin mal varlığı rüşvet yemeyen müfettişler tarafından kontrol edilir. Eğer artışlar çok olmuşsa hazineye aktarılır.

                Milletvekillerine ve diğer yöneticilere maaşlarından başka bir ayrıcalık tanınmayacak. Onların telefonları ve lüks yaşantıları milletin sırtından olmasın. Millet perişan iken milletin vekili milletin sırtından lüks yaşamasın. Devlet bir memura maaşını verdikten sonra hiçbir şeyine yardım etmiyorsa, diğerlerine de sadece maaş versin. Bir vekilin 500 bin liralık telefon faturası halkın sırtına bindirilmesin.

                Kaymakam, vali veya bakan bir yere gittikleri zaman trafik kilitleniyor. Bir sürü araba ve korumalar caddelerdedirler. Bu israfın önüne geçilmelidir. Onlarda halk gibi yaşamayı öğrenmelidirler. Halkın vergileri ile geçinenler halka üstten bakmayacaklar. Yöneticilerin eş ve çocukları yönetici ile halk arasında aracıdırlar. Bunu da bedava yapmıyorlar.

                TBMM başta olmak üzere bütün kurumlar aylık harcamalarını detaylı bir şekilde millete açıklasınlar. Eğer Milletin vekili iseler milletin parasını nasıl kendilerine harcadıklarını da millete açıklasınlar.

                Partilere hazineden yardım verilmesin. Milletin parası millete harcansın. Partiler il ve ilçe başkanlarına maaş versin. Maaş vermeyince hırsızlık yapıyorlar ve rüşvet alıyorlar.

                İş kurdan alınan işçiler alınmasın. Bunların yarısı işe gitmeden maaşlarını alıyorlar. İşe alınanlar da yöneticilerin bacıları, kardeşleri ve akrabalarıdır. Fakir halktan kimse yoktur. Ömer bin Abdülaziz, Emevilerin halifesidir. Çok dindar ve lüks yaşamdan hiç hoşlanmayan bir halife olarak ün aldı. Mütevazi bir evde yaşamaya başladı. Giysileri o kadar basit keten ve pamuktandı ve o kadar süsten uzaktı ki görenler kendini bir uşak sayabilirlerdi. Karısını haremde ziyarete gelen bir misafir kadının halife karısının yakınında bahçenin duvarını tamir eden yamalı elbiseli ve uşak kılıklı bir erkeğin bulunmasına sinirlenip halife karısını “Sen Allahtan utanmıyor musun? Nasıl olup da bu amele yanında örtünmeden durabiliyorsun?” diye azarlamış olduğunun; ama bu amele gibi çalışan kişinin Halifenin kendisi olduğunu öğrenince çok utandığının hikâyesini tarihler yazmıştır. Bir halife kızı, diğer halifenin kız kardeşi ve son olarak kocası halife olan, karısının mücevherden takılarını devlet hazinesine bağışlamasını telkin etmiştir.

                İdareci ve yöneticilerimiz israf içinde yaşarken halktan kemer sıkmalarını istiyorlar. Makam araçları hanımlarının ve çocuklarının servisidir. Kemer sıkma üstten başlamalıdır. Alttaki zaten düzenli sıkıyor.